Havariler (1972 - 1983) Hakkındaki Yorumlar

tanhu06
24.10.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sol terör gruplarının ülkemizdeki faaliyetlerine dair kapsamlı bir çalışma
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
mrtlg4
22.10.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Perinçek'in ve Aydınlık Hareketi'nin içinden, hem de kuruluşundan gelen Gün Zileli'nin anıları.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
sevgili gunluk
17.09.2015
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
'Havariler', Gün Zileli'nin anılarının 1972-1983 yıllarını kapsayan ikinci kitabı. Döneme damgasını vuran olguları,darbe sonrası özeleştiri sürecinin neden gerçek anlamda yaşanamadığını ve lider manipülasyonunun örgüt içi demokrasiyi nasıl kolayca hiçe sayabildiğinin görkemli bir örneğini anlatıyor.Serinin bir önceki kitabı Yarılma kadar sürükleyici ve çok daha düşündürücü bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
nushi 15.10.2010
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğu Periçek önderliğindeki maocu hareketin öğrenci liderlerinden G.Zileli' nin siyasi anılarını birlikte okumak lazım. Yarılma 68' i anlatıyordu, Havariler 78' i anlatıyor. 68'deki romantizm ve hümanizm karışımı solun, 78' de nasıl kontrolsüz teröre yöneldiğini, sol - sağ yanında, sol - sol çatışmasının da nasıl çığrından çıktığını görüyoruz. Zileli kendini de gizlemeye kalkmadan samimi bir kitap yazmış.
Yanıtla
17
0
Destekliyorum 
Bildir
ginza 02.03.2008
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitapta olaylar biraz daha çığrından çıkıyor-hem yazar açısından kişisel olarak, hem Türkiye açısından. Nasıl bu kadar provokasyona gelmişiz biz hayret, o dönemi okuyan, gelişmememiş, Afganistan, Pakistan gibi bir üçüncü dünya ülkesiyiz zannedecek-ki bazıları tarafından öyle gösterilmek istensek de öyle değiliz-bunu dünya biliyor biz bilmiyoruz. Gerçi o zaman sağ-sol meselesiyle bizi provoke etmişler şimdi örtü mörtü diye aynı şeyi yapıyorlar-ama aynı şeylerin olacağını sanmıyorum ben.
Uç fikirleri olan insanların biraz hayalperest olduklarını düşünüyorum. Hayatta uçlara yer yok, her ucun çok sivri bir tarafı var, çok acıtıyor. İnsanlar ne komünizmle yönetilebilir, ne anarşizmle. Bir fikrin peşine takılıp ondan asla ayrılmamayı, ömür boyu onu savunmayı da ben istikrarlılık olarak görmüyorum, dar kafalılık olarak görüyorum. İnsan değişir, düşünce yapısı da değişir-normal durumlarda bu değişme gelişme şeklinde olur-hayır ben kendime o zaman öyle diyordu şimdi böyle diyor dedirtmem diye 25 yaşında savunduklarını 50 yaşında savunmaya devam ediyorsan (temel değerler dışında böyle bir şey olamaz bence) bu işte bir gariplik var demektir. Gün Zileli öyle yapmamış, ama yine de çok uçlarda yaşayan reaksiyoner bir insana benziyor. Uygulanabilirliği olmayan idealler peşinde koşmaktansa, fikirleri geçen yıllarda değişen şartlara göre revize edip, uygulanabilirliği olan ideallere sahip olmak daha mantıklı değil mi? Bence öyle.
Yanıtla
35
5
Destekliyorum 
Bildir
alibercin
08.02.2016
keyifle okudum.mutlaka okunmalı..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
mimarjimm 10.03.2007
'Havariler', Gün Zileli'nin anılarının 1972-1983 yıllarını kapsayan ikinci kitabı. İlk kitap 'Yarılma', 12 Mart darbesinin ardından girilen illegalite sürecinin yenen ağır darbelerle hemen tüm militanların kendini cezaevinde bulması ve Deniz Gezmiş'lerin idamıyla son bulmuştu. İkinci kitap bu noktadan başlayarak öncelikle darbe sonrası özeleştiri sürecinin neden gerçek anlamda yaşanamadığını ve lider manipülasyonunun örgüt içi demokrasiyi nasıl kolayca hiçe sayabildiğinin görkemli bir örneğini anlatarak başlıyor. Çürüme buradan başlıyor ve Aydınlık hareketi devlet işbirlikçisi ve gammaz bir tarikat haline gelene kadar da durmuyor. Tarikat kelimesinin burada mecaz olarak kullanıldığını söylemek pek doğru olmaz. Üstelik 'Şeyh uçmaz mürit uçurur' aksiyomunun tersine burada müritlere şeyhin uçurulması gerektiğini dikte eden, dikte etmek ne kelime, emreden Doğu Perinçek'in bizzat kendisi. Zileli'nin anılarında en rahatsız edici noktalardan biri de yüzlerce hatta binlerce samimi devrimcinin doğru düzgün işleyen bir demokrasi oluşturacak basireti yıllarca gösterememiş olması; üstelik tek bir kişinin hegemonyasına karşı. Döneme damgasını vuran olguları, örneğin Maoculuğu ve bu bağlamdaki ideolojik-siyasal çekişmeleri yeri geldiğinde öyküye paralel olarak deşeleyen Zileli, kendisinin sorumluluğu olan-olmayan birçok yüz kızartıcı anıya da yer veriyor. Özellikle kendilerinden THKP/C'yi yeniden örgütlemelerini bekleyen ve çığ gibi büyüyen sempatizan kitlesine önderlik edemeyeceği korkusuyla Aydınlık'a iltihak eden Halkın Yolu önderliği ve taraftarlarının Aydınlık'a geçtikten sonra çeşitli yöntemlerle burunlarının sürtülmesi bu acı anıların başında geliyor. Bu insanların büyük bir kısmının şu veya bu şekilde saflardan uzaklaştırıldığı(eğer ajan ilan edilmedilerse) ve kendi kaderlerine terkedildiği de işin bir başka boyutu. Ahmet Telli'nin başlıktaki muhteşem dizesinin yanıtı buralardan bulunabilir. Gün Zileli ilk kitaptaki hoş kişisel anılarına bu kitapta fazla yer vermemiş. 'Profesyonel devrimcilikle' geçen yıllarda ailevi ilişkilerinin en alt düzeye inmesi nedeniyle fazla bir anısının olmaması gayet doğal. Eşi ve Doğu Perinçek'in kızkardeşi olan Feyza Perinçek'le düğünlerinde çekilen fotoğrafları ise hakikaten ibretlik. Ciddi devrimcilik bu kadar da abartılabilir mi? Yarılma kadar sürükleyici ve çok daha düşündürücü bir kitap.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
AYHAN DEMİR 13.10.2002
Gün Zileli,anılarını yazdığı ilk kitabı YARILMA'da geçmişine sevgiyle bakıyordu.İkinci kitabı HAVARİLER'de aynı sevgiyi göremiyoruz.Gün Zileli'nin anılarının devamı olan ve ağırlıklı olarak 1980 sonrasının anlatıldığı kitapta yazar öznellikten kurtulamıyor.Yaşamının bu dönemine kırgınlıkla ve kızgınlıkla bakıyor.Politikaya ve politik yaşamına pişmanlıkla bakıyor.Örneğin iyi ve ünlü bir öykücü olamamasını politik yaşamına bağlıyor.Politika yüzünden bir çok arkadaşının başına gelenlere yazıklanıyor.HAVARİLER, Aydınlık hareketinin gayri resmi tarihi olamıyor.Yazar,geçmişine şimdiki durduğu yerden ve ideolojik düzlemden ( anarşizm ) bakıyor.Böylece YARILMA'daki içtenlik kayboluyor.
Yanıtla
6
2
Destekliyorum 
Bildir