Bazı İslam alimlerinin hayatları, okudukça haz veren, insanın kanına işleyen ve benliğini etkileyen özelliklerdedir. Muhammed Esed, Muhammed Hamidullah vb. gibi... Mustafa Asım Köksal hocanın hayatı da insanın zihninde bir lezzet bırakıyor. M.Asım Hoca ile yakından tanışan ve zaman zaman onunla sohbet eden rahmetli dedem Ondan bahsederken "M.Asım Hoca İslam Tarihi ve Peygamber Efendimizin Hayatını yazsın diye yaratılmış sanki" derdi. Hayatı ve hatıralarını okuduktan sonra bu tespiti bütün kalbimle tasdik ettim. M.Asım Hoca, emekli olduktan sonra coşan bir ırmak misali ömrünün sonuna kadar deryalar biriktirmiştir. Bu kitaba seçilen isim, herşeyi ifade etmeye yetmiş:Peygambere Adanmış Bir Ömür. M.Asım Hoca, tasavvufi hayatın güzelliğini yaşayarak, bu fani dünyada bir servet kazanarak, sonsuz olan dünyaya sermaye yapmanın örneğini de kendi hayatında bizlere sunuyor.M.Asım Hocanın tasavvufla ilişkisi bağlamında kitapta anlatılan diğer tasavvuf önderleriyle olan ilişkisi, cemaatler arasında avam tavrının basitliği karşısında, önderlerin birbirlerine karşı tavırlarının güzelliğini ortaya koymaktadır.(Mahmut Sami Ef. ve M.Topbaş Hoca ile ilgi vb...) Kitabı teknik olarak göz önüne alırsak ayrıntılara biraz fazlaca yer verildiği söylenebilir. Günümüz Türkiyesinde "kendinden emin olunan insan=müslüman" denkleminin alt üst olduğunu düşünürsek, yolumuzu kendi hayatıyla aydınlatan köşe taşı büyük insanların hayatlarını okumak bize çok şey kazandıracaktır. M.Asım Köksal Hoca da (Allah Rahmet Eylesin) bu aydınlıktan bir ziya...Bize de bu ışığın etrafında pervane olmak düşüyor sanırım.