Uzaktan Kumandalı Kız
Uzaktan Kumandalı Kız

Kitapyurdu Fiyatı: 84,70TL

Ürüne Git
155Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Uzaktan Kumandalı Kız
"Uzaktan kumanda" olur ama metnin orijinal adının bir parçası olan "plugged in", meseleye muazzam bir derinlik katıyor. Anlatılan dünyaya bakalım, reklamların yasaklandığını ve insanların tüketmeye devam etmeleri için yönlendirildiklerini görüyoruz. Bu yasaklama konusunda derinlemesine bir bilgi yok, zaten kısacık bir metin olduğu için böyle bir şey bekleyemiyoruz. İyi bir teknik kullanılmış, anlatıcı, "Zombi" diye hitap ettiği birine P. Burke'ün hikâyesini hızlıca, sanki o an anlatmasa bir daha anlatamayacakmış gibi anlatıyor, dolayısıyla ayrıntılara girilmiyor pek. Anlatıcının konuşurken onca diyaloğu nasıl hatırladığını düşünmek zorunda kalmıyoruz, çünkü bu bir bilimkurgu. Bir android konuşuyor olabilir, hafızasındaki verileri şak diye kullanabilir. Sonra aniden tekrar bir şaakk, tasvirlerle doldurur anlatıyı, şaşırır millet. Derler: "Ne oluyor, nasıl hatırlıyor bu?" Şıraakk, bir de ses basar anlatıya, zaten diyaloglar havalarda uçuşuyor. Çil yavrusu gibi dağılır okurlar. Bu işler böyle. Herkes ayağını denk alsın. Sağlam bir metinle karşı karşıyayız. "Plugged in" mevzusuna dönersek simülasyondan bayağı bir yol alırız ama ben kuramlardan fikir aparamayacak kadar tembel, aparmayacak kadar da tembel bir adam olduğu için işi o tür bir okuma yapanlara bırakıyorum. Sonuçta aynı dünyadaki farklı bir sınıfa dahil olan P. Burke için bazı duyguları simüle etmesi bekleniyor, böylece yapay bedeninin yardımıyla zengin tayfayı koyun güder gibi güdebilecek, cinselliğini kullanarak dünyanın harcamasını yaptırabilecek. Gerçi başa dönmek lazım, zombiyle konuşmaya başlamanın hemen sonrasına. AT&T adlı bir şirketten ve Burke'ten haberdar oluyoruz hemen, şirket muazzam büyük ve Burke adlı kadın muazzam yoksul. Tanrılara bakıyor, yoldan geçen zenginler burun filtrelerinden -muhtemelen- filtrelenmiş temiz havayı solurken Burke gibiler ölümü bekliyor ama şansı dönüyor sonunda, tabii buna şans denebilirse. Holovizyon adlı nanenin televizyonla radyoyu rafa kaldırdığı, insanların mekiklerle uzay yolculuklarına çıktığı, GTX adlı başka bir şirketin çeşitli biyolojik faaliyetleri yürüttüğü ve Burke'ü kıskaca aldığı bu dünyada birkaç uyku hapının ardından mutluluğun geleceği düşünülüyor ama kamusal alanda intihar etmek yasak, intihar bile edemiyor Burke. Şirketin adamları gelip kendisini götürüyorlar, teklifleri çok cazip. Bir sürü eğitimden sonra yapay bir bedeni yönetecek. "Dönyanın en gözel garısı" olmaya aday bir hale geldiği zaman yerin yüz elli metre altında, Carbondale denen bir yerde "naklen canlı bir kız" haline geliyor. Geliştirilmiş embriyolar, et bölümünün ürettiği bedenler, reklam yerine geçecek bireyler haline geliyor. Burke son aşamada Delphi oluyor mesela, dünya güzeli bir kadın haline dönüşüyor. Şirket için müthiş bir kazanç kapısı, zira başka şirketlerin ürünlerini sattırmak için bir nevi sosyal medya fenomeni haline getirdiği bu tek beden/iki zihin aracılığıyla üst sınıftan insanları manipüle edecek. Burke yaşadığının farkında değil artık, varlığını Delphi olarak sürdürüyor ve bir enkazdan fazlası değil artık, makinelere bağlı bir yaşam sürmek zorunda. Delphi görevden göreve koşmadan önce reklamların neden yasaklandığına şöyle bir değiniliyor. Aslında basit, halk onca reklama maruz kalınca, reklam bombardımanında kayışı koparmaya yaklaşınca isyan etmiş, Huckster Yasası çıkarılmış ve bildiğimiz anlamda reklamlar yasaklanmış. Operasyonun başındaki Bay Cantle, Delphi'ye gerekli bilgileri sağlıyor ve başarılı olması için çaba gösteriyor. Yüz Numaralı Adam'ı hatırlayalım, Bay Cantle'ı "eşoleşek" denen adamla bir tutabiliriz. Delphi'den kimseye bir şey söylememesini ve ürünlerin reklamlarını gizliden gizliye yapmasını söylüyor, sosyal bir koşullanmanın peşinde. Yolculuklar başlıyor, Barselona'da yolunacak kazlar var ama araya dereye sıkıştırılmış birkaç bilgi daha: Delphi'nin tat ve koku duyuları yok, bant genişliği buna izin vermiyor. Dokunma duyusu da genel olarak hissizlikten mustarip, aslında somut dünyanın dikkat dağıtıcı küçük arızalarına maruz kalmamak için şeytanca bir yaklaşım. Göründüğü kısa filme bir ödül kazandırdıktan sonra başka iş. İşlerin ardı arkası kesilmiyor, Delphi-Burke değişimleri sırasında Burke hiçbir şey hissetmiyor, sahte bir yaşantının hızı arttıkça artıyor. Üstelik öylesi bir bütünleşmeyi sağlayan tek kadın. Yirmi yıllık ömrü var, rakip şirketler daha uzun ömürlü kızları üretmeye çalışıyor bir yandan, vahşice sürdürülen bir mücadele de var. Hayallerinin gerçek olduğunu gören Burke, Delphi olarak verilen bütün görevleri yerine getirdiği için mutlu oluyor, hayallerin gerçek olabileceğini düşünüyor ve sokakta intihar etmeye çalıştığı zamanların artık çok uzakta olduğunu düşünüyor. Sınıf atladı, zenginleşti, zenginlerle takılmaya başladı, dolayısıyla herhangi bir şikayeti yok, zaten bilişsel yetenekleri kim bilir nasıl dumura uğradı ki kendi varlığını bir başka bedende duyumsamaya başladı falan, nörolojik fasılalara da pek girilmediği için görmüyoruz. Aslında okur olarak bizim görevimiz bu, boşlukları dolduracağız. Mesela bir zaman makinesi olsun, çalışmıyor. Bir müddet sonra çalışmaya başlıyor ve yolcularını ilk Woodstock'ın orta yerine gönderiyor. Bu nasıl olabilir, tak tak yöntemi diye uydurabilmeliyiz hemen. Temassızlık ihtimalini düşünerek bir iki defa vurulduğunu düşüneceğiz, böyle şeyler. Burke her ne kadar varlığını başka bir bedene aktarmışsa da uykuya çekildiği sırada kendi kendine bir iki sözcük mırıldanıyor, bunu mevzudaki ilk çatlak olarak görebiliriz. Bilinçle beden arasındaki gedik büyüyor sonra, Yüz Numaralı Adam'ın dönüşümüne yakın bir dönüşüm yaşanıyor, şirket paniklemeye başlıyor hafiften. Bir görevde sağlam batırıyor Delphi, kendisiyle bağlantı kuran ikinci patron Paul'e durumu anlatıyor ve çat, aşık oluyorlar birbirlerine. Paul, şirketin patronunun oğlu olduğu için işler iyice karışıyor ve adamın Delphi'nin durumundan haberi yok. Burke adamı sevse de zihni sekiz bin kilometre ötede, kendi varlığı da orada, kısacası zihin Delphi'den ayırıyor kendini, önceki varlığını hatırlıyor ve Paul'e anlatıyor durumu. Paul mekanı basıyor, gerçek Burke'yle karşılaşıyor. Bir beyin ve sinir uçları, kadından geriye kalan bu. Bedeni kan ve kastan oluşmuş bir pelte, zorlukla hareket ediyor, serbest kalmak için bilincini yok edip Delphi'de yeniden doğacağını düşünüyor ve Paul'e kendini imha ettiriyor. Belki de intiharın bir değişik biçimi, adamı kandırarak sonsuz huzura kavuşuyor. Yoruma açık. Orijinal bir durum. Gelişen teknoloji ahlaki, etik ve hukuki açıdan pek çok düzenlemeye yol açacak, Harari, Kurzweil ve Kaku gibi birkaç bilim insanı uç örnekler üzerinden bu meselenin gelebileceği noktaları akıl kaçırtırcasına anlatıyorlar, ilgili olanlar bir göz atabilir. Bunun yanında Ursula K. Le Guin'in önsözü de ilginç, Alice B. Sheldon'ın hayatı incelenmeye değer. CIA'de ve üniversitelerde çalışmış bir kadın, dönemin erkek egemen edebiyat camiasında yer bulabilmek için "James Tiptree, Jr." adını kullanmak zorunda kalıyor. Le Guin'in bu konuda yaşadığı sıkıntıları anlattığı metinleri var, yine ilgili olanlar inceleyebilir. Sonuçta bilimkurguya şahane bir yenilik getirmiş Sheldon, İthaki'den yazarın başka metinlerini de basmasını rica ediyoruz, iyi geceler diliyoruz.
K. Kütüphane
Kısa ve öz distopik bir hikaye
hakanay09
Kaşif
72 sayfalık sarsıcı bir distopya. Özendiğimiz beden ve yaşamlara sahip olunca gerçekten biz biz olur muyuz? Bana kitabın sonuna kadar bunu düşündürdü. Özellikle kadınlara dayatılan tek tip güzellik algısı ve para, marka, zenginlik isteği ile örtüşen bir bilimkurgu. Kendimiz olalım ve bizi biz olduğumuz için sevsinler ama her şeyden önce kendimizi sevelim.
Zenci Forvet
Kitapkurdu
İlginç bir konusu vardı. Beğendim. Uzun kitapları okuyamayanlara da bunu öneririm.
ekage123
kısa ama anlatılmak istenen için yeterliydi ve güzeldi.
Mert Koç
Kaşif
kısa bir bilim kurgu eseri.
bugulayg
Kitapkurdu
Aynı anda pek çok şeyin eleştirisini yapabilmesini başarılı buldum. Reklamların yasaklanmasımın tüketim kültürünü çıkamaması çok üzücü ve umut kırıcıydı. Reklamın yerini alan yöntemin baş aktörünün kadın bedeni olması ise değişim için umutları tüketen bir durum. Az ve öz bu kadar güzel anlatılabilirdi ancak toplumsal problemler. Çok beğendim. Bir solukta okudum.
carpelibrumm
Kitapkurdu
Kitabın alışkın olmadığım bir dili olduğundan okumakta zorlandım. Dolayısıyla da kendimi pek olaylara kaptıramadım. Ama farklı bir üslup veya dil kullanımı arayışında olanlar bir şans verebilir.
BİLGE AÇAR
Bu kitap güzel bir kitap eminim ama cok fazla terim bilimsel veriler vs. var.Konuya tam giriyorum araya baska konular giriyor sanki. Zaten sonra kitap bitti :) Ama sorun bendedir diye düşünüyorum.
Şevval Durdu
Kitapkurdu
kısa ama etkileyici bir kurguydu
Ojekokusu
Kitapkurdu
Kitaptan çok yazarın hayat hikayesi daha çok ilgimi çekti.
Beyz.nur
Kitabın kurgusu güzel fakat o kadar hızlı bir anlatımı var ki zor anlaşılıyor. Olaylar çok hızlı bir şekilde ilerliyor.
sedoshland
Kısacık olmasına rağmen çarpıcı. Bir çırpıda hikayeye dalıp orda kaybolduğunuz anda bitiyor. Tadı damakta kalıyor.
Hypnosssssss
Çok ilginç bir hikayeydi. Keşke daha uzun olsaydı.
Aybike Toprak
kitap dilini pek begendıgım soylenemez ancak betimlemeler cok guzel adeta bilim kurgu filmi izliyor gibi oluyorsunuz bi şans verin derim
yakamoz ay
bilim kurgu seviyorsanız okumalısınız
Fulya Al
Kaşif
Siberpunk hikaye hayranlarının bayıla bayıla okuyacağı bir kitap. Alice Sheldon, yıllarca James Tiptree Jr. takma adıyla bilim kurgu edebiyatında güçlü ödüller kazanırken gerçek kimliğini gizliyor. Diyor ki “Bir erkek ismi iyi bir kamuflaj gibi görünüyordu. Bunun daha az göze batacağını düşündüm. Çünkü birkaç meslekte kadın olmanın getirdiği çok fazla acı tecrübe yaşamıştım.” O kadar haklı ki…Bu harika kitaba imza atan yazarın bir kadın olduğu herkesi şaşırtırken, bilim kurgu edebiyatında kadının yerini de güçlendirmiş. Kitap distopik türde özgün bir eser, yazarın kitap yazma serüvenindeki özel tavrıyla edebiyata eşsiz bir hediye bırakmış bence.
YAĞMUR taşdemir
anlamakta biraz zorlandığım bir kitap oldu
nurdoğan sevencan
Kitapkurdu
bilm kurgu seviyorsanız, severek okuyacağınız bir kitap.
beyondparadisee
Kitapkurdu
dili güzel farklı bir öykü