"- Suda boğulan insanların ölmediği, geri geldikleri doğru mu?
- Asıl huzur bulamayanlar boğarak öldürenlerdir."
Arjantinli yazar Alberto Manguel'den okuduğum ikinci kurgu oldu "Yabancı Bir Ülkeden Haber Geldi"; ilk okuduğum "Bütün İnsanlar Yalancıdır"dan çok daha fazla sevdim bunu. Kanada'da başlayıp geriye; Cezayir'e, Fransa'ya ve Buenos Aires'e uzanan bir öykü okuyoruz. İç savaş, sömürgecilik ve diktatörlük dönemlerinde geçen bir anlatı olduğundan, şiddeti ve işkenceyi içeriyor konu.
Bu kitabın gücünü aldığı yeri spoiler vermeden anlatmak çok zor ve vermek de istemiyorum, elimden geldiğince deneyeceğim.
Öncelikle Manguel sahiden çok "güzel" yazıyor. Çok şiirli, çok müzikli dili. Kitabın "Burası" adlı ilk bölümü karakter enflasyonundan ötürü insanı zorlasa da, ne vakit ki "Orası" başlıyor ve kendini suskunluğa mahkûm etmiş Marianne anlatmaya başlıyor, işte o zaman bambaşka bir biçim alıyor roman. Ne kadın Marianne. Cezayir'de doğmuş bir Fransız kadın o, kendini ve evini arıyor bence ve bunun için sınırları zorlamaya son derece gönüllü. Günahları, yüzleşmeleri, korkuları, cesareti... Bu bölüm boyunca Marianne'i dinlemek olağanüstü güzeldi.
Ama Marianne'in günahları kendisine yönelik. Asıl başka, bambaşka bir günah gizli öyküde. Buradan sonrası spoiler, kitabı okumadıysanız okumamanızı rica ederim. Kitabı çok tavsiye ettiğimi de ekleyeyim.
Metnin belirli bir kısmından sonra insan o korkunç gerçeği öğreneceğini biliyor ama tuhaf bir "belki yanılıyorumdur" itkisiyle okumaya devam ediyor. Belki, belki, keşke, keşke. Kötülüğün sıradanlığı yahut sıradan insanların kötüleşebilmesi meselesine dair kafa yormamız gerektiğini bininci kez hatırlatan bir öykü bu. Seneler önce maalesef kimin yazdığını hatırlamadığım bir yazıda şu hikâyeyi okumuştum: 12 Eylül sonrası gördüğü işkenceleri anlatıyordu yazar. Saatlerce süren işkencenin ardından ara veriliyor ve işkenceci polis odadan çıkarken ayağı çarpıyor adama, gayriihtiyari "pardon" diyor. Saatlerdir elektrik verdiği adama diyor bunu. İnsana dair ne çok şey söylüyor bu hikâye diye düşünmüştüm, hiç unutmadım. Bu kitap bu öyküyü anımsattı bana, benzer şekilde iz bırakacak sanırım bende.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
6 ay önce başlayıp bir türlü bitiremediğim bir kitap. Defalarca baştan başladım ve nihayet ortalarına gelebildim. Marianne' in Cezayir deki hayatı biraz daha sürükleyici gelmeye başladı. Konu ve anlatım dağınık olduğu için kitap sürükleyici değil genel olarak.
Okumaya dair başarılı eserler ile tanıdığım yazardan dönemin öncesi ve sonrasında siyasi çalkantılarını,savaşların etkilerini mağdurlar gözünden anlattığı bir çalışma.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Avrupa'nin karanlik yuzunu ortaya koyan yazar bu romaninda okurlari Cezayir'den Fransa'ya,Kanada'dan Arjantin'e genis bir cografyada dolastiran bir hikaye anlatiyor.
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle tanışmak için çok yanlış bir kitap.. Özellikle bilinç akışı tekniğiyle yazılmış son bölümü inanılmaz zorladı. Tatmin edici değil, tavsiye edemeyeceğim malesef.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın içinde fransızca çok cümleler geçiyor. Açıklamaları altta yazılmış ama okurken sürekli duraksama yaşanıyor. Kitap sıkıcı diyemem ama sürükleyen bir yanı da yok. Çoğu kitap ilk on-onbeş sayfada belli ediyor kendini bırakmak zorunda olduğum bir kitap. Ama tekrar okumayı denemeyi düşünüyorum:)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alberto Manguel hakkında oldukça olumlu övgüler duydum. Bugüne kadar kitaplığımda duran ancak bir türlü okuma fırsatı bulamadığım romanı büyük bir sabırsızlıkla okuyacağım. Ama eminim ki okumaya layık güzel bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Akıcı ve sürükleyici bir kitap. Bir taraftan normal bir hayat sürmek, diğer taraftan oldukça acımasız olmak ve buna kendince iyi bahaneler üretmek çok hazin.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Borges'in Evinde kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı oldu. İyi ki alıp okumusum dedim. Konu 3 farklı anlatıcı tarafından ilerliyor. Kitabin gizemli,gerilimli,birazcık polisiye havasında tadı vardı fakat; ilerleyen bölümlerde gizemin nedenleri kitabi sertlestirdi.Bunların yanısıra okumanın büyüsünubu kitabında da taddim.Dolastirdigi coğrafyanın siyasetini,tarihi acımasızlıkların da yansıtan bir kitap olmuş. Manguel'i sevenler zaten bu kitabını da okur diye düşünüyorum. Hic tanismayanlara da tavsiye olsun.