Julian Barnes yolculuğumda yine bir denemeler durağına vardım: "Gözünü Açık Tutmak", yazarın ağırlıklı olarak resim sanatına dair denemelerini içeriyor. Evimde de bazı eserlerinin baskıları bulunan Cezzane ve Degas gibi bazı çok sevdiğim ressamlara dair olan denemelerden özellikle keyif aldım.
Barnes, hem bu büyük ressamların kimi eserleri üzerine kafa yoruyor, hem de onların hayat hikâyelerini didikliyor ve bir yandan da bu biyografilerin ne kadar doğru / yanlı aktarıldığı ile, bu bilgilerin ressamın eserini başka türlü yorumlamamıza sebep olup olmayacağını didikliyor.
Büyük Marcel Proust - Sainte-Beuve kapışmasının mevzusu yani aslında. Bir sanatçıyı önce eserleri üzerinden mi tanımalıyız, yoksa hayat öyküsünü bilmeden eserlerini anlayamaz mıyız? Ben ilkinden yanayım, Marcel Proust da öyle, bence Julian Barnes da büyük ölçüde öyle; ya da ikisinin arasında bir yerde duruyor gibi belki?
Neyse, özellikle resime ve resim okumalarına ilginiz varsa bayılırsınız bu kitaba, müthiş ufuk açıcı. Bilmediğim pek çok ressam keşfettim, Barnes anlattıkça Google'dan mevzubahis tabloları açtım baktım, onun gördüğü gibi görmeye çalıştım, bir sürü bilmediğim ressamı tanıdım. (Fantin-Latour, Vallotton, Lucius Freud vd.) Ancak konuya özel bir ilginiz yoksa ağır ve sıkıcı gelebilir eser, yer yer ben de zorlandım.
Ufuk açıcılık meselesini de örnekleyeyim: bir denemesinde episodicisim (olay anlatıcılık) ve narrativisim (anlatıcılık) arasında şahane bir ayrım yapıyor. "Ahlakçı değil, varoluşsal bir ayrımdır bu" diyor, olay anlatıcıların daha parçalı bir benliğe sahip olduklarını ancak anlatıcıların daha kalıcı bir benlik fikri üzerinden özgür iradeyi kendi benliklerini ve bağlantısallıklarını yaratan bir araç olarak gördüklerini söylüyor. Şimdi bundan sonra benim kafam bir sürü yazarı bu çerçevede kategorize eder, bence nefis.
Neyse evet, uzatmıyorum, zor kitap, güzel kitap, meraklısına tavsiyedir. Son ve leziz bir alıntıyla bitiriyorum: "Sanat yapıtlarına saldıranlar, bir anlamda haksız değillerdir. Kayıtsızlık duyduğunuz ya da sizi tehdit etmeyen bir şeye hücum etmezsiniz; ikona kırıcılar, imgeleri pek nadiren duygusuzluktan ötürü parçalarlar."