nerden başlasam diye düşünüyorum... belki kitabın adını "içimizdeki gs, dışımızdaki gs" yapsa ana temaya daha uygun olacaktı... kitabın ilk sayfasına "bu kitabı yazmam için esinlendiğim yüce önder terim'e ithafımdır" demeliydi... kitabın ilk sayfalarında anlattığı fıkradaki "IQ'su düşük olanlarla futbol konuşmalı" tezini savunurcasına IQ'SU düşük olanlar için yazmış sanki bu kitabı...medyayı eleştirirken aynı yanlışa kendisi de düşmüş, bi yazısında göklere çıkardığını diğer yazısında yermişş... fenerli birinin spor müdürü olmasını eleştirmiş ama o kişinin gerçekten bunu bileğinin hakkıyla aldı gerçeğinden bahsetmemiş... spor dostluk, centilmenlik, fair play'in önemli olduğunu savunurken angelotti için sarfettiği "it-alyan" kelimesini kendine yakıştıramadım... bildiği bazı gerçeklerden de tek kelime bile etmemesini de futbol basınını eleştiren birine ne kadar uyduğunu anlıyamıyorsunuz.(bakınız terim yerinde AĞAR'dır) son olarak da bazı takımların nasıl üst üste şampiyonluk çaldığından hiç bahsetmeyen yazarımız, nedense fenerbahçenin şampiyonluğu için "efsane sezaryenle doğdu" demesini de anlamadım acaba sezaryenle doğrulan kim???? bi de futboldan bahsedipte hakemlerle ilgili konuşmamakta kitabı eksik bırakıyor!!! bu arada zidane için üstü kapalı armut demek de pek hoş değildi.