Lozan Günlüğü / Amerika'nın İlk Türkiye Büyükelçisi'nin Anıları
Lozan Günlüğü / Amerika'nın İlk Türkiye Büyükelçisi'nin Anıları
12Yorum
YasinKurdu
16.11.2017
BAZI ŞEYLER BİLDİĞİMİZ GİBİ DEĞİL...
ipek1606
Kitapkurdu
21.06.2017
Döneme ilgi duyanları okumasını kesinlikle öneriyorum.
Galdirik
Kaşif
16.02.2017
Lozan görüşmelerinin çok fazla içine girebildiğini söylemek zor masada olmayan bir ülke temsilcisi sonuçta ama oradaki havayı kendi bakış açısından olsa da vermesi gerçekten önemli ve Grew'in Türkiye'de sonradan görev yapmış olması da önemini arttırıyor.
Yılmaz Aytan
16.12.2016
kolay okunan, eğlenceli bir kitap. Lozanda yaşanılanları tarafsız gözle görebilmek isteyenler için ideal.
ike06
13.11.2016
Lozan Görüsmelerini yakindan takip etmis, bir yönüyle de Türk dostu olmayi basarmis ve Türkiye'de bu görüsmelerden sonra da Büyükelcilik yapmis Grew olaylari kendi perspektifinden okuyucuya aktariyor. yer yer kisisel, yer yer de telgraflara resmi yazismalara dayali bir calisma olmus. konu hakkinda bilgi edinmek icin okunmasi gerekn bir kitap.
M.Zeki Özmen
23.11.2014
Okurken o günleri yaşatan,yabancı gözüyle o günlere ışık tutan bir kitap.<br />
pape89
Kitapkurdu
17.06.2013
Grew tek tek Lozan'daki olaylari not almis, her katilan ulkenin temsilcisini karikaturize etmis. Lozan'da Turkiye'nin durumunu ogrenmek acisindan yararli bir kitap.
Mehmet Özenç
27.03.2009
Amiral Bristol’un maiyetinde ve sonraları tek başına Amerikan temsilcisi olarak Türkiye’de bulunan Joseph C. Grew Lozan konferansı esnasında konferansı sonuna kadar takip ederek memleketine dönüşünde notlarını yayınlıyor. Notların tamamı çok geniş hacimli olmasına rağmen Lozan Günlüğü isimli kitap Lozanla ilgili kısa bir kesiti kapsıyor. Kitapta kendi milletinin çıkarlarının mahiyetini, konferansın buna uygun ne kararlar alması gerektiğini, konferansa katılan devletlerin birleşik cephesinin nasıl hayâsızca Türkiye üzerinde baskı ve isteklerde bulunduklarını, bilhassa İngiliz delegeleri ile yaptığı konuşmalardan çıkardığı sonuçları, birleşik cephede cereyan eden entrikaları anlatıyor. Konferansın son oturumundan önce; o zamana kadarki birikimi ile İsmet İnönü’ye; onların ne isteyeceklerini, bunu nasıl ifade edeceklerini, buna karşılık İnönü’nün ne demesi gerektiğini kendisine izah ettiğini ve heyecanla son oturumun bitişini dışarıda beklediğini, İsmet İnönü’nün konferans çıkışında 10 yaş ihtiyarlamış göründüğünü yazıyor. Tabii bunu Amerikan çıkarları uğruna yapıyor. Dürüst, fakat elbette kendi milletini temsil eden Amerikan temsilcisinin tuttuğu notlardan o çetin günlerin nasıl geçtiğini okumak herhalde çok faydalı olacaktır.
S.G.
08.11.2007
İlginç Bir eser dönemi ve dönemin uluslararası ilişkilerini gözler önüne sermekte ve günümzüde bu tür diplomatik konferanslarda nasıl işler olduğunu anlamamız açısından güzel bir eser.<br />Fakat kitapta lord Curzo'nun yüceltilirken İsmet Paşanın yerilmesi ve sürekli olarak eksikliklerinden behsetmesi garip geldi.<br />Ama eser ABD gözüyle yazıldığı için okurken taraf olduklarını unutmumak gerekir.<br />SAYGILARIMLA....
Serap Kiriş
05.06.2003
YORMADAN VE SIKMADAN KONFERANSI ANLATAN KİTAP, GERÇEKLERİ DE SAKLAMAYA ÇALIŞMADAN O DÖNEMİN SİYASİ YAPISI VE ULUSLARARASI ARENASI HAKKINDA DA ANLAMLI İPUÇLARI SUNUYOR. YENİ TÜRKİYENİN DOĞDUĞU KONJOKTÜRÜ GÖRMEK AÇISINDAN OKUNMALI. DEMEK Kİ (BATILI) ÜLKELERİN MENFAATLERİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA BAĞIMSIZLIĞINI KAZANMIŞ BİR ÜLKENİN (TÜRKİYENİN) HAK VE MENFAATLERİNİN HİÇBİR ÖNEMİ YOKMUŞ.
Ahmet Arslan
13.05.2003
cumhuriyetin ilk yıllarına ilişkin gerçekten ilgi çekici bir kitap...hele hele bir yabancının,bir büyükelçinin gözünden cumhuriyetin ilk yıllarına ilişkin ilginç bilgiler bulabileceğiniz bir kitap...özellikle karadeniz seyahatinden aktarılan notlar çok ilginç...tarih ve anı türü yazılar okumayı sevenlere tavsiye ederim...
Mehmet Can Tanyolu
06.05.2003
ABD'nin Türkiye'yi koruduğu zaman bile amacının bizi savunmak değil aksine kendi çıkarlarını muhafaza etmek olduğu gözler önüne seren bir kitap.Türkiye'nin savaşta kazanıp masabaşında(diplomaside) kaybetmesi de bir yandan diğer ülkelerin çıkarları doğrultusunda.Eserin bir belgesel niteliği taşıması ise, büyükelçinin olayları dürüstçe anlatması veya yayınevinin yaptığı bazı düzeltmelerden kaynaklanıyor.Güzel bir kitap.