Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek
Kaybolmayan anı istiyoruz. Biz öldükten sonra bunlar bir şekilde varlığını sürdürse, bu dünyada kalan bilinç kırıntılarımızla birlikte yaşasalar. Bencilce bir şey ama en doğal hakkımız; aklımıza kazınmış, istediğimiz an bütün canlılığıyla gözümüzün önüne getirebildiğimiz anılarımız korunsun. Geride bir şeyler kalmalı. Bu cümleye kitabın adını alacaktım, üşendim. Almışım gibi düşünün. Bachelard'ın evlere dair bir sözü vardı, tam hatırlamıyorum. Evlerin binlerce anıyı peteklerinde hapsetmesi gibi bir şeydi. Brautigan bir şato. Anlattıklarından daha çok anlatmadıklarını düşünerek tedirgin oluyor insan. Cansever kendi için "hiç kimselerin ilgilenmediği bazı olayların tarihçisi" der ya, Brautigan'ın çabası da benzer bir çaba.
Brautigan'ın okuduğum ilk kitabı. Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek, kişisel tarihçiliğin on numara bir örneği. İntiharından iki yıl önce tamamlamış bu kitabı Brautigan, 1981-82 gibi. Beat Kuşağı'nın en kendine özgü, içe dönük ve kendini öldürmeli adamı.

Hamburger yemeye tercih edilen kurşunlarla başlıyoruz. Ağlayan bir çocuk, sonsuz bir suçluluk duygusu ve okurda uyanan büyük bir merak. Kitabın sonunda çember tamamlanacak. Sondan önce çocuğun yaşadıklarını, iç içe geçmiş anıları adım adım izleyeceğiz. Bunları birbirine bağlayan leitmotif şu:

Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp Götürmeyecek
Toz... Amerikalı... Toz

Anıların ilki, II. Dünya Savaşı'nın ardından çocuğun yaşadığı civardaki gölün kenarına gelen bir çifte ait. Kadınla adam zebellah gibiler, karavanları var ve deli gibi balık tutuyorlar. Çocuk onları izliyor. Günler boyunca. Bu sırada yaşamayı, güneşi, suyu ve yoksulluğu keşfetmeye çalışıyor. Brautigan'dan naif, hassaslık dolu bir bölüm:

"O zamanlar, giymeye zorlandığım o alay edilecek kadar eskimiş tenis ayakkabılarının anlamıyla, Devlet yardımı aldığımız ve Devlet yardımının da, doğası gereği, bir çocuğun gurur duyması için verilmediği gerçeği arasında ilişki kuramayacak kadar naif ve saftım.

Yeni bir çift tenis ayakkabısı aldığımda, dünyaya bakışım birden değişirdi. Yeni bir insan olurdum, dünya üzerinde yeniden gururlu yürümeye başlardım ve dua ederken yeni bir çift tenis ayakkabısı almama yardım ettiği için Tanrı'ya şükrederdim." (s. 13)

Yoksul çocuklar çevrelerine, hayatlarına biraz daha dikkatle yaklaşıyorlar galiba. Evlerindeki uyarıcı eksikliğini çevredekilerle gidermeye çalışıyorlar. İyi bir gözlemci olmalarının temeli bu. Tabii bunun için yoksulluktan önce duyarlılık, merak ve biraz da kolaylıkla özlemek lazım.

Anlatıcının bahsettiği yoksul bir çocuk, kendi çocukluğu. Çiftin gelişini beklerken yakınlardaki bıçkıhanenin bekçisiyle ahbaplık kuruyor. Bu çocuğun farklı bir kişiliğe sahip olduğunu anlıyor insanlar, o yüzden yüzeysel olmayan ilişkiler kuruluyor aralarında. Çocuk, bekçinin boş bira şişelerini toplayıp depozitolarından para kazanıyor.

Bundan sonra ölü çocuğun cenazesi geliyor. Hassas biri demiştik bizim çocuk için, ölü bir çocuk fikrinin ne kadar travmatik olacağını tahmin edin. Jackson C. Frank geliyor aklıma. Naif bir sanatçı, kendi şarkılarını yazıp söylüyor ama çocukken zor kurtulduğu, arkadaşlarının ölmesine yol açan yangını unutamıyor bir türlü, tek bir albüm çıkarıyor ve gerisi gelmiyor, acılarla boğuşuyor hayatı boyunca. Yalnız başına ölüyor. Bazı insanlar kaldıramaz acıyı. "Çok acı var, dayanamıyorum." Dicle Koğacıoğlu'nun intihar notu. Herkesin bir sınırı var, bizimki nerede başlıyor acaba?

Çocuğun naaşı, cenaze levazımatçısının kızının soğuk, bembeyaz elleri, sürekli tütün çiğneyen yaşlı adam ve gelip geçen tatiller, günler, aylar, insanlar, alayı birbirine karışıp anı bulamacı oluyor. Böyle bir anı topağında kronolojik bir ilerleyiş bulamıyorsunuz. Normaldir. Yine de çember kapatılmış; hamburger-mermi mevzusunda çocuğun gittiği okulun jönü başka bir çocuk var. Bu başka çocuk, bizimkiyle arkadaşlık kuruyor ama okul dışında. Okulda bunları birlikte gören yok. Neyse, ava gidiyor bunlar ve bizimki, hamburger yerine tercih ettiği mermilerden biriyle çocuğu vuruyor. Yanlışlıkla. Eleman ölüyor ve gelsin ömür boyu pişmanlık. Gerisi zaten Brautigan. Tütüncü yaşlı adam ve kendisi hakkında söylediği bir şeyle bitiriyorum:

"O zamanlar, bir takvime baktığımda sık sık zamanın coğrafyasında kaybolduğunu ama yine de bunu umursamadığını düşünürdüm. Çok geçmeden kendimi de onun gibi bulacağımdan pek haberim yoktu:

Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp Götürmeyecek
Toz... Amerikalı... Toz" (s. 66)

Bitti.

Yanıtla
0
3
Destekliyorum 
Bildir
yaneless
16.11.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitapla beraber yazarla tanışmış oldum ve anlatım tarzını, kitabı beğendim. Diğer kitaplarını almayı düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Taha Cihad Savaş
17.04.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Riçi'yi hala okumadıysanız zaman kaybetmeden onun kalemiyle tanışmalısınız.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
basaksevmez
11.03.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fante'den sonra en sevdiğim gerçekçi yazardır kendisi, kitabın etkisini asla üzerimden atamayacağım herhalde...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
aka iko
19.02.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
amerikan edebiyatının çok güzel örneklerinden biri. sayfalar arasında o rüzgarı, rüzgarda sürüklenen otu ve toprağı, dağılan barut ve patates kızartması kokusunu duyuyorsunuz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Ayse Akbeniz
15.01.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa net ve düşündürücü bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
batya
08.01.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çok akıcı ama yavaş okumak isteyeceksiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Mete Comart
29.11.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Artık bende domatese karabiber atıp yiyeceğim.çok güzel bir eser
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Mutlu yavru annesi
17.09.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsmine bayılıp aldığım ama okurken aynı keyfi alamadığım bir kitap oldu. Kasvetli, melankolik tarzı sevenler okuyabilir, zira yazarın ölümü hemen öncesinde kendi hayatından kesitleri yazdığı söyleniyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
imptyrn
21.11.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar'ın, çocukluk yıllarına dair anlattığı güzel bir hikaye. Kurgusu, diğer kitaplarına oranla daha anlaşılır.Brautigan'ı daha önce okumuş kimselere tavsiye edilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
korkmas
31.03.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
brautigan okunacak kitaplarından biri daha.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
tkay
28.02.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bunalımdaki bir kişinin iç dünyasına ayna tutan bir eser...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Esra Demir
03.07.2024
Kitap İkinci Dünya Savaşından sonraki süreçte Amerikalı bir çocuğun gözünden çocuğun yaşamına ilişkin bazı sahneleri aktarıyor. Daha doğrusu otuzlu yaşlarının sonunda bu süreçleri hatırlayıp bize anlatışı söz konusu. Hikaye böylece iki uzak tarihi arasında gidip geliyor. Hikayenin ekseninde duran kurşun ve hamburger ikilemi ölüm ile hayat arasında gidip gelmeyi mi anlattığı ise tartışılabilir bir husus. Çocuk acımasızlığını yansıtan güzel cümleler var fakat yine de metnin çevirisi kaynaklı olduğunu tahmin ettiğim bazı anlamsız cümleler de yer alıyor. Yazarın intiharından önce yazdığı son kitap olduğunu kitabı bitirdikten sonra öğrendim. Genel olarak kitapta yalnızlık var; depresif ve negatif bir yaklaşım söz konusu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Sanırım 19 yıl sonra tekrar basıldı. Almak şart. Brautigan külliyatının önemli eserlerinden
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir