Ömer Seyfettin hikayeleri serisinin bu son kitabı da yine yazarın klasik tarzını yansıtan öyküleri barındırıyor. Bunlardan ilki Bir Çocuk : Aleko. Kurtuluş Savaşı'nda Ermeni ve Türkler'i Ali adlı çocuğu kullarak karşılaştıran yazar iki millet arasındaki farkları da bu şekilde ortaya seriyor. Çakmak ise yalancının mumu yatsıya kadar yanar üzerine kurulmuş bir öykü. Apandisit ise evhamlı birini anlatan ve yazarın 'fantezi' notunu düştüğü bir hikaye. Keramet ise kurt puslu havayı severi anlatan bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Devletin Menfaati Uğruna saftirik insanların düştüğü durumları anlatan mizahi bir öykü. Ay Sonunda ise geçim derdini işleyen trajik bir hikaye. Korkunç Bir Ceza ise yine cahil inanları konu edinmiş bir kara mizah. Bit ise bu hayvana dizilen methiyeleri anlatan bir parça. Gurultu ise asabiliğin başa ne kötü gaileler açabileceğini işleyen yine kara mizah türünde bir hikaye. Balkon'da ise ihanetin bedeli işlenmiş. Lokantanın Esrarı adından da anlaşılacağı şekilde yemek yenilen bu yerlerdeki lezzetin sırrını açıklıyor. Külah ise dinsizin hakkından imansız gelir sözünün öyküleştirilmiş hali. Uzun Ömer'de ise tembellik ve açıkgözlülük işlenmiş. Binecek Şey'de ise Allah'a isyan eden bir dervişin çektiği ceza trajikomik bir şekilde sunulmuş. Netice itibari ile eğlenceli öykülerin çoğunluğu oluşturduğu, akıcı bir kitap.