Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler
Nobel Edebiyat Ödülü alan yazarların kabul konuşmalarını çok severim, hepsini okurum, ara ara böyle kitap olarak basıldıklarında da mutlaka alırım. Ishiguro’nun 2017’de yaptığı konuşmayı da vaktiyle okumuştum ama tabii üstünden çok zaman geçti, şimdi Ishiguro’nun bugüne dek yazdığı her şeyi okumuş biri olarak bambaşka bir yakınlık duygusuyla okudum metni.
Marquez ve Saramago’nun olağanüstü konuşmalarının yanında biraz zayıf kalsa da, yine de seviyorum bu metni. Özellikle şurası, edebiyatla kurduğum ilişkinin özeti gibi olduğu için benim için çok kıymetli: “Öyküler eğlendirebilir, bazen öğretir ya da bir tez öne sürer. Fakat benim için esas olan, öykülerin duyguları iletmesidir. Sınıfların ve uçurumların üstünden ortak insani yönlerimize hitap etmesidir. Öykülerin etrafında büyük, göz alıcı endüstriler var: Kitap sektörü, film sektörü, televizyon sektörü, tiyatro sektörü. Ama sonuçta öyküler bir insanın başka bir insana şunları söylemesinden ibarettir: Ben böyle hissediyorum. Ne kastettiğimi anlıyor musun? Sana da öyle geliyor mu?”
Edebiyatın yarattığı o büyük duygudaşlık - okumaya duyduğum sonsuz açlığın ardında yatan temel şey bu. Yani cevaplayayım: anlıyorum Ishigurocuğum ve evet, bana da sık sık öyle geliyor.
Ishiguro’nun yazarlık yolculuğunu, ondaki izi çok bariz olan Proust’la ilişkisini, iyimserliğinin kökeninde yatanları anlamak için kıymetli bir metin bu. Özellikle son bölümünde aslında Nobel sonrası yazacağı Klara ile Güneş’i tarif etmiş, onu da şimdi tekrar okuyunca anladım. Bir de Malcolm Bradbury ile Angela Carter’ın (bu sıra ne kadar sık Angela Carter ile karşılaşır oldum ben ya?) kendisinin hocası olduğunu da bilmiyordum, bu konuşmadan öğrenmiş oldum.
Nobel konuşmaları güzeldir ya. Keşkem Annie Ernaux’nunki de basılsa.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kazuo Ishiguro’nun 2017 Nobel konuşması. Yazarlık yolculuğundaki minik ama kıymetli fark edişlerini anlatıyor. Ben şurayı alıntılamak için yazmak istedim. “Öyküler eğlendirebilir, bazen öğretir ya da bir tez öne sürer. Fakat benim için esas olan, öykülerin duyguları iletmesidir. Sınırların ve uçurumların üstünden ortak insani yönlerimize hitap etmesidir. Öykülerin etrafında büyük, göz alıcı endüstriler var: kitap sektörü, film sektörü, televizyon sektörü, tiyatro sektörü. Ama sonuçta öyküler bir insanın başka bir insana şunları söylemesiden ibarettir: Ben böyle hissediyorum. Ne kastettigimi anlıyor musun? Sana da öyle geliyor mu?”
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ishiguro yıldızı yükselen ve yükselecek olan bir yazar. Onun dünyaya, hayata dair bazı önemli keşiflerini açıkladığı bu kitap ise her seveninin başucunda bulunmalı.