Gecenin Sonuna Yolculuk
Gecenin Sonuna Yolculuk

Kitapyurdu Fiyatı: 376,62TL

Ürüne Git
319Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Gecenin Sonuna Yolculuk
Herkesin bir yazarı vardır. Var, değil mi? İyi okuyucularda bence kesinlikle vardır. Bu yazarı her yönüyle tanımaktan bahsedeceğim. Tanpınar'ı çok sevdiğini söyleyen bir adamdan beklediğimiz nedir? Benim beklentim şu: Öncelikle romanlar, şiirler, hikâyeler okunacak. En aşağı bir defa daha okunacak sonra. Mektuplar, ders notları, günlükler... Adam hakkındaki makaleler, kitaplar, ne varsa okunacak. Her yönüyle, her düşüncesiyle bileceğiz adamı. Olay bu olmalı. Benim yazarım Lovecraft, 14 yaşındayken bir abimiz tutuşturmuştu elime Cthulhu'nun Çağrısı'nı, gerisi geldi. Adamın hayatı boyunca yazdığı mektup sayısı aklımda. Duacısıyım. Hakan Günday için de Céline'miş, lâkin ki Céline'in başka bir kitabını okumamış Günday. Sadece bu. Saplantı halinde, tekrar tekrar. Kinyas ve Kayra'yı okurken bir yabancılık hissetmiştim, nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama deneyeyim. Yabancı bir ses vardı ve Günday'ın sesini bastırıyordu. Hatta Günday'ın sesi ne kadar kendisine aitti, onu bile belirsizleştiriyordu. Gecenin Ucuna Yolculuk'u okuduktan sonra görülüyor ki olaylar haricinde deyişlerde, çatıda bir fark yok, yabancı sesin kaynağı bu. Aslında deyişlerde fark var, Günday'ın tespitlerinin pek başarılı olmadığını söyleyebilirim. Şimdi öncelikle romanda yolculuk var zaten, yolculuk sırasında yaşanan olaylar ve düşündürdükleri. En ayıca haliyle romanın olayı bu. Ferdinand Bardamu romanın başında asker. Yaralanıyor, ordudan ayrılıyor. Bir iş buluyor, Afrika'ya gidiyor. Fransız sömürgelerinden birine. Kitap 15-20 yıllık bir dönemi anlatıyor. Söylenen her sözün, atılan her adımın birbiriyle bağlantısı var. "İstemeyerek de olsa, tüm yüzyıllar boyunca her yerde adı geçen, herkesin varlığından Tanrı ya da Şeytan'ın varlığı kadar haberdar olduğu, ancak yeryüzüne indiğinde ve yaşamda daima değişken, belirsiz biçimler içinde kalan, asla ele gelmeyen, o insanlığın yüzkarası vazgeçilmez 'aşağılık ve tiksindirici pislik' rolünü oynuyordum. Bu 'pisliği' nihayet kıstırma, nitelemek, ele geçirmek için ancak bu daracık gemide oluşabilen olağanüstü koşulların bir araya gelmesi gerekmişti." (s. 138) Bardamu'nün hayatı bu şekilde özetleyen cümleleri var, fakat böyle, kendiliğinden ortaya çıkan minyatür dünyalarda söyleniyor onlar. Koloni hayatının bu kadar sıkıntılı olabilme ihtimali bir yana, Bardamu'nün gemiden inince anlattığı kolonyal yaşam çok daha fena. "Yansıttıkları renkler nedeniyle tropikal bölgenin insanlarını ve nesnelerini adilce değerlendirmek zordur. Renkler ve nesneler fokurdarlar. Tam öğle üzeri sokağın ortasına açılan küçük bir kutu sardalye bile o kadar çeşitli ışıklar saçar ki, göz ona bir kaza önemi atfeder. Dikkat etmek gerek. Orada isterik olan yalnızca insan değildir, nesneler de bu işe bulaşır. Yaşam ancak günbatımından sonra katlanılabilir bir hal alır, ne var ki karanlığa da derhal sürüler halinde sivrisinekler el koyarlar. Bir, iki ya da yüz değil, trilyonlarcası. Bu koşullarda paçayı sıyırmak, tam bir hayatta kalma başyapıtına dönüşür. Gündüz karnaval, gece kevgir, usulca da savaş." (s. 151) Yiğit Bener'in sonsözünü pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim, Celine üslubuyla yoğurt yemek neden. En güzeli zaten yenmiş. Emeğe saygı, kendisine çok teşekkür. Beat Kuşağı için süper kaynak olmuştur bu kitap, daha da bir şey demiyorum.
sadi s
sadi s 19 Şubat 2021
kitap hakkında fikir edinmek için bakıyorum buralara özet için değil, sence de biraz uzun olmamış mı?
Samet Öz
Samet Öz 10 Haziran 2021
Hakan Günday'ı, Yiğit Bener'i eleştirmekten kitabın özünü değerlendirmeyi unutmuşsunuz. Burada insanlar eserle ilgili eleştirilerinizi, görüşlerinizi merak ediyor önsöz ya da sonsöz yazarının ne yazdıklarını değil. Lütfen diğer eleştirilerinizde ve değerlendirmelerinizde buna dikkat ederseniz sevinirim.
Elif Gikan
Bilge
21.10.2024
“Gecenin sonuna yolculuk, iki dünya savaşı çıkarmış bir yüzyılda aynaya yansıyan insan ruhunun bir nevi yazınsal otopsisidir.” Kitabın ilk dikkat çeken tarafı, yazarın kendine has kullandığı kelimeler. Dipnotlarla eşgüdümlü olarak okunması gerek. İçerik olarak; savaşın insan psikolojisine yansıması, bu psikoloji içerisinde normal bir yaşam sürmeye çalışan karakterlerin bocalaması. Bardamu, yaşamı boyunca oradan oraya sürüklenen ancak hiçbir şekilde güzeli ve iyiyi bulamayan, mutlu olamayan modern insan profilini yansıtıyor.
hsabah
Üstat
01.03.2025
"... ama o marazi takıntımı... o her yerden kaçma arzusunu" Karanlığı ile karamsarlığı tüm esere nüfuz ettirmiş Celine. O kıyamet duygusu ha koptu kopacak kötü haller, nefret ... Karşı-duruş mu "anarşizm mi?" Tembelliği besleyen yersiz, daha çok kendisinin beslediği acılar. Olmuş fakat olmamış gibi davranma, suçtan sıyrılma, suça kılıf bulma... Savaş, Afrika, Amerika ve Fransa; değişmeyen yurtsuzluk... Müstehcenlik ve argonun eksik olmadığı, konuşma dilinin hakim olduğu bir anlatı, ama bunca acıya ve karanlığa hazır olmanız gerekiyor. İnsan bir zavallı bunu öyle gözümüze sokuyor ki buna karşı duruşu belki de bunca kitabı okutan... Ferdinand Bardamu kaçmanın vücut bulmuş hali, fırsatçılığın ve şansın da ... Hayatının her döneminde olan kadınlardan da kaçmış bir mutluluk karşıtı... Yiğit Bener Çevirisi kitabın okunmasında büyük fayda...
mehakus
Kitapkurdu
03.04.2026
Gecenin Sonuna Yolculuk, insanın içindeki o hiç sönmeyen karanlığa tutulan bir fenerdir. Aydınlatmaz, sadece ne kadar karanlıkta olduğunuzu gösterir.
Nesibe Aslan Akın
Üstat
09.01.2026
Çok tavsiye edilen bir eserdi. Beklentimi karşılamadı.
Evren Aslan
Kitapkurdu
12.12.2025
Bir kitabın yolunu bekliyorum.
Fatih  Ardıç
Kitapkurdu
28.10.2025
Batılı zihin yapısının işleyiş tarzının görülebileceği, güçlü bir çeviri ile dilimize kazandırılmış, anlatım dili girift bir roman.
Aykaç7645
Üstat
23.10.2025
Yaşamı ve düşüncelerini küçümsenen sokağın diliyle evrensel mesajlar veren bir eser. Hiç bir şeye ve hiç kimseye ait olmayan bir adamın sonu gelmeyen arayışlarının acıklı hikayesi...
KitapkolikEVv
Hezarfen
24.07.2025
Hayatın özetini çok doğru analiz eden bir kitap. Okunması gereken etkileyici eserlerden birisi.
bucelik
Kitapkurdu
20.07.2025
Karanlık ama sarsıcı bir başyapıt. Savaşın, ölümün ve hayatın anlamsızlığının içinde bir adamın sürükleyici hikâyesi var. Kolay bir kitap değil ama edebiyatın sınırlarını görmek isteyen herkes mutlaka okumalı.
frezya1504
Kaşif
05.05.2025
Gerçekler çapıyor insanı...
Snowy Owl
Kitapkurdu
27.04.2025
Bu kitabı okurken içiniz karardı,rahatsız oldunuz,kendinizi kötü hissettiniz, yer yer tiksindiniz değil mi?Tam olarak bu duyguları ve hatta daha fazlasını yaşadım,bu kitabı özel kılan da bu aslında.Bir devrin ve insanların gerçekleri tokat gibi yüzümüze çarpıyor.Yazar bunu argo kullanarak yapıyor, bu bağlamda yeni bir dil oluşturuyor bile denilebilir.Kitabı bitirdikten sonra bir şeyi daha fark ediyorsunuz aslında sadece gecenin değil çevirinin sonuna da uzun bir yolculuktu...
emreaykanat
Kitapkurdu
07.04.2025
Bardamu'nun maceraları ve yazarın kullandığı dil sizi bir oturuşta safyalarca okumaya mahkum edecek.
kanonsuz okur
Kitapkurdu
31.03.2025
İnsanın gerçeğini çöplüklerde arayan yazar, samimi ve isyankâr bir dil kullanarak sokağın sesini edebiyata katıyor. Kahramanların icat edildiği ve tecilli ölüm mahkûmu olan askerlerin savaştığı uluslararası mezbahada gördüğümüz, gerçek insan doğası oluyor. Bunun yanında Afrika’daki sömürgecilik, kauçuk ticareti, insan kaçakçılığı, SSCB’nin çökmesi gibi tarihsel olaylar ile Fordizm gibi kavramlar da kitapta yerini bulurken savaş çığırtkanları, bilim dünyasının kokuşmuşluğu eleştiriden nasibini alıyor. Yazarın her bir sözcüğü ayrı ayrı canımızı acıtırken, bize kalan, yaşama dayanabilmek için şiirimizi korumak oluyor.
solskjaer
Kitapkurdu
03.03.2025
Louis-Ferdinand Céline’in Gecenin Sonuna Yolculuk adlı eseri, yirminci yüzyılın en sarsıcı ve etkileyici romanlarından biridir. Bardamu adlı anti-kahramanın yaşamına odaklanan roman, Birinci Dünya Savaşı’ndan Afrika’ya, Amerika’dan Fransa’daki bir akıl hastanesine kadar uzanan bir yolculuğu anlatır. Sefalet, yozlaşmışlık, hastalık, delilik ve ölüm bu yolculuğun her adımında karşımıza çıkar. Céline, insanın varoluş karşısındaki çaresizliğini ve toplumsal çürümeyi, karanlık ama şiirsel bir dilde, etkileyici bir ritimle sunar. Roman, bir yüzyılda iki dünya savaşı çıkaran insan ruhunun yazınsal otopsisidir. Yazarın, Julia Kristeva’nın ifadesiyle "söz kadar canlı bir yazı" ile kaleme aldığı eser, hem karanlık hem de kahkahalarla doludur. Céline’in dilindeki büyü, onun çağdaşlarından onu ayıran özgünlüğüdür; Céline’in etkisi, çağdaşlarının gözünde “son 2000 yılın en büyük yazarı” olmasına kadar ulaşmıştır.
RubarArenBaran
Kitapkurdu
10.12.2024
Kitapla ne yazık ki çok geç tanıştım. Muhteşem bir anlatım. Bardamu gibi bir karakter çok uzun zamandır karşılaşmadığım bir karakterdi. Sonuna kadar hak edilmis bir ün.
SEVDAĞ
Bilge
25.10.2024
Romanın ana karakteri Parisli genç bir tıp öğrencisi olan Ferdinand Bardamu, Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde gönüllü olarak Fransız ordusuna katılan bir asker olarak çıkıyor karşımıza. Savaşı reddeden Bardamu sonrasında bir akıl hastanesinden seslenir okura. Sonrasında Bardamu, Fransız sömürgesi Afrika'ya gider ve burada ormanın iç kesimlerindeki bir ticaret karakolunun başına getirilir. Arada kadınlar ve olaylar devam ederken, Paris'e dönen Bardamu tıp eğitimini tamamlar ve La Garenne-Rancy banliyösünde muayenehane açar. Eski asker arkadaşı ile de bir dizi olay yaşayan Bardamu en son bir akıl hastanesinde müdür olur. Tabi böyle basit ya da kısacık değil kitap, eni konu 530 sayfaya döşemiş yazar bunları. Roman boyunca süren yazarın bu narkoz etkisine benzer yazım şekli, onun üslubuyla ilgili birçok yoruma neden olmuştur. Günlük dili( argosuyla beraber ) bu kadar başarılı kullanıp, edebiyata bulaşmadan böyle bir klasik meydana getirmek takdire şayan
Seyhmus IÇEN
Kitapkurdu
22.10.2024
Mutlaka okumanız gerekiyor diye çevreme tavsiye ettiğim bir şaheser.
emotion41
19.08.2024
biraz ağır ilerlemesine rağmen kitap içine hapsediyor insanı..Çevirisi de çok iyi emin olamayanlar hiç şüphe etmeden alabilir,
SHU :)
Kitapkurdu
25.06.2024
PEK HOŞUMA GİTMEDİ :(