Bu kitap bir münevverin, milleti ve insanlık için değerli bir insanı derinlemesine ve en can alıcı noktalarını aşikar ederek anlatmasına muhteşem bir örnektir. Her Rus'un kitaplığında olması gereken bir eserdir. Fakat şunu gözden kaçırmamak gerekir ki -okuyanlar görecektir- değerlendirilen kişi milli kavramıyla ifade edilemeyecek kadar değerli, değerlendiren kişi hafife alınamayacak kadar samimi. Samimiyet ve değer bir arada olduğunda insanın öğrenmesi gereken ne kalır ki geriye? Özellikle 79 ve 80'inci sayfalardaki medeniyet, ülkü, maneviyat tahlilleri münevverlik uğraşında olan her bireyin zihninden çıkaramayacağı ve hiçbir şekilde çürütemeyeceği fikirlerdir. Şükür ki biz millet olarak ya da din olarak böyle münevverlere yabancı değiliz; lakin kendini insanlığa adamış bir dehayı takdir etmemek, farklı milliyetten olduğu için ikinci plana atmak bayağılıktır. Evrensel değerleri olan her insanın okuması gereken bir kitaptır bu. Sanki bir medeniyet ve edebiyat risalesi... Dostoyevski bu konuşmayı yaptıktan sonra dinleyiciler arasında bir kaynaşma, coşma olmuş. Yirmi yıllık dargın kimseler bile birbirleriyle kucaklaşıp barışmış ve ağlaşmışlar. İlk bölümlerini belki bir Rus kadar heyecanla okuyamayabiliriz. Fakat özellikle son bölümlerini bir dünya insanı olarak pür dikkat okuyacağımızdan şüphem yoktur.