Tekkeler ve Zaviyeler Hakkındaki Yorumlar

Ali can Kaçan
10.02.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekkeler hakkında iyi bir kaynak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ömer Duran
11.08.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekke ve zaviyeler ile ilgili hoş bir çalışma.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Kerem Taşcı
27.10.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekke ve zaviyeleri geniş bir perspektiften ele alan güzel bir çalışma
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Meral Demirel
04.10.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekke ve Zaviyeler açısindan güzel.bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Muhammed Bayram
31.07.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tasavvuf ve tarikatler hakkında bilgi edinmek için başlangıç kitaplarından denilebilir
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ayşe nur Çalışkan
12.01.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tasavvufu anlamak, tekke ve zaviyeleri öğrenmek açısından her fakültede okutulan başucu kitabı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Eyüp Bey
25.03.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekke ve Zaviyelerin tarihimizdeki ehemmiyetini, onlar sayesinde yapılan hizmetleri bulacaksınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Saki Arslan
29.08.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tekkeler ve özellikleri hakkında güzel bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
dgrdgr
18.08.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tasavvuf alanında akademik olarak çalışan arkadaşların özellikle okuması gereken bir eser. Hocalarımız ısrarla neden okuma listesine aldıkları kitap okununca anlaşılıyor.. Tasavvuf sadece terimlerden ve halvetten ibaret değilmiş; hayata şamil, sanata hamil..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Mona Roza
12.05.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ders kitabı olarak işlemiştik. Harika
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kayıpbalık memo
25.04.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekrar okumayı düşündüm çok değerli bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-2462325
18.06.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tekke ve zaviyelerin kapsamlı ve farklı bakış açısıyla anlatımı harika
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kırkanbar
20.03.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekke ve Zaviyelere derli toplu bir bakış için okunması gereken harika çalışma.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Fatma Bodurlar
30.09.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
mükemmel.farklı yönleriyle tekkelerin güzel bir incelemesi
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-473072
19.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Toplumumuz açısından güncelliğini hala koruyan, kaybetmeyeceğe de benzeyen bir mesele tekkeler ve zaviyeler.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Qudsulaqdas
29.01.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tasavvufu kurumsal açıdan ve tarihi olarak diğer disiplinlerle irtibatı bakımından inceliyor. 70'li yıllarda kaleme alınmış olması dolayısıyla tartışmacı siyasi bir üslup göze çarpıyor. Ayrıca yazarının 20'li yaşlarda olması ve alanında ilk olması dolayısıyla metin inşasındaki çiğlik hoş görülebilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Eminee_gk
27.10.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu konuda derli toplu bilgileri alabildiğimiz güzel bir eser
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
kayıp sufi
12.06.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa hoca dan tekke ve zaviyelerin tarihi hakkında bilgi...
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ispekter
08.12.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekkeler ve Zaviyeler konusunda yetkin bir eser...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
dusuki
23.07.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bazı kronik sorunlarımıza da careler bulabilecek bir eser
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
erbilc
01.05.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tekkeler tarihini öğrenmek için faydalı bir eser.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
yykaraca
24.12.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başarılı bir kitap, severek okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
endülüsi
29.10.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tasavvuf alanında yazılmış çok kaliteli eğitici bir kitap. zaten Mustafa Kara da alanında en yetkili bir hocadır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
kaan52
02.01.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kardeşim için almıştım. O bu kitabı çok yararlı ve değerli buldu.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
derinbaykuş 03.06.2014
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitapta başarılı bir Osmanlı gerçeğini yakalıyorsunuz. yazar dönemi hem bugünden hem o günden bakarak yorumlayabileceğiniz bilgileri içeriyor. zaviye kelimesini bugüne kadar merak etmemiş olmama (sanki zaten bildiğimi düşündüğüm kelimelerdendi) farkını öğrendim. bilgilerinden faydalanacağınız bir kitap. zaman boşa geçmiyor. okuyun derim.
Yanıtla
30
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-1859083
25.05.2020
Muhakkal okuyun. Çok mühim bir eserdir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-1078450 08.06.2011
Mustafa Kara’nin istifade ettigim, konusunda degerli sayilacak bir eseri olan kitap ilk olarak 1977’de basilmis. Okudugum 4. baski 1999 basimi ve her basimda kitabin elden gecirildigi icindeki bilgilerden (80’li yillarda acilan ilahiyat fakulteleri vs bilgiler) anlasiliyor. Eser tasavvufi odakli degil sosyolojik odakli bir calisma olmus ve tekke ve zaviyelerdeki hayattan bahsetmiyor ki bu da zaten ayri bir kitapta ele alinmasi gereken bir konudur. Kitabi okuduguma memnun oldum, asagidaki noktalar bu fikrimi degistirmiyor ve kitabin degerini azaltmiyor. Yazarin kitabi cok genc bir yasta yazmis olusu da ayrica takdire deger.

1) 72. sayfada Necmuddin Kubra’nin Mogollarla savasirken sehid olmasiyla Mevlevilerin Mogollarla yakin iliskiler icinde olmasini tezat gibi sunup tekkelerin ortak bir davranis icinde olmadiklarina delil olarak gostermis. Oysa bu iki donem birbirinden cok farklidir, ilki dusman isgaline karsi koyus, ikincisi ulkeyi istila eden Mogollari islamiyete isindirma sureci icinde degerlendirilmelidir, dolayisiyla bir tezattan sozedilemez. Sayin Kara'nin verdigi ornek ustelik celiskilidir de, Hulagu'ye hasim olup onun Memluklere karsi tum gucuyle saldirarak Ayn Calut'un intikamini almasina engel olan Berke Han'in musluman olusunda Necmuddin Kubra'nin halifelerinden birinin buyuk rolu vardir.

2) 95. sayfada Seyh Celal Efendi’nin okunacak kitaplar arasinda Kuseyri Risalesi’ni saymamasini yazar Osmanlilarda tasavvuf diye daha cok vahdet-i vucud cizgisinde bir tasavvuf anlasilmistir fikrine delil saymis. Oysa Celal efendinin saydigi Fusus, Mesnevi vs kitaplar incelikli ve herkesin anlayamayacagi, tedris edilmesi, okutulmasi gereken kitaplardir. Kuseyri risalesi ve mesela Avarif gibi kitaplar ise boyle degildir, bunlar tasavvuf icin kapsamli birer el kitabidir; boyle bir egitimde okutulmasi da zaten olagan sayilamazdi.

3) 97. sayfada Vehhabiligin ortadogu’da tasavvuf dusuncesi ve tekke hayatinda buyuk capta bir soguma meydana getirdi yazilmis. Oysa bununla ilgisi yoktur, sozkonusu soguma ki ona da buyuk capta denemez, 20. yy’da muslumanlarin dini hayatlarinda gorulen gevsekligin, dunyaya meyletmenin ve biraz da Seyyid Kutub gibi kisilerle Baas gibi milliyetci akimlarin cikisina baglanabilir; halk bunlara meyletmistir. Vehhabiligin bu konudaki etkisi minimum duzeydedir.

4) 137. sayfada tasavvuf erbabinin devlet nezdindeki itibarinin zamanla azaldigi adeta tersine dondugu soylenmis, oysa bu dogru degildir. Sultan Resad’in Serafeddin Dagistani Hz.’ne, Sultan Vahiduddin’in Abdulhakim Arvasi ve Omer Ziyauddin Efendi’ye iltifati bilinmektedir. Sultan Abdulmecid Halidi dervislerinin haftada bir kez kez turbesinde hatme yapmasini vasiyet etmistir. Sultan Abdulhamid’in iki ayri seyhi vardi ve biri sarayda yasardi. Meclis-i Mesayih reisligi buyuk etkinligi olmayan idari bir pozisyondur, harp ilaninda isminin kacinci sirada oldugu ile ehl-i tasavvufun devlet nezdindeki itibari olculemez.

5) 147. sayfada ok yere dusunce beraberce “Ya Hak” diye bagrildigi yazilmis, ben bundan haberdar degilim ancak bu nida ok henuz atilirken soylenirdi, onu biliyorum.

6) Yazar 204. sayfada “Batici olarak bilinen II. Mahmud” deyip ferahfeza ayinini dinleyip kendisini daha iyi hissetmesini bir ornek olarak getirmis; bu da yersiz olmus. Burada problem su, bir padisahin hatta herhangi bir insanin idari gorusu ile zevkleri ayni istikamette olmak zorunda degildir. II. Mahmud devletin bazi yapilarini batililasmaya yonlendirmistir ama ornegin kendisi cok iyi bir hat sanatcisiydi ve butun tarihimizin en iyi okcularindan biriydi. Ote yandan guresciligiyle bilinen ve bir sark adami olan sultan Abdulaziz’in bati muzigi besteleri vardir, bir sark adami ve oldukca dindar ve tarikat mensubu bir kisi olan II . Abdulhamid de sarayda kendisi icin ozel bir tiyatro kurdurmustu, bu tiyatronun surekli sanatcilari vardi ve Sarah Bernhardt dahil pek cok konuk sanatci sahne almistir. Ayse Sultan’in anilarinda babasinin bati muzigi sevdigi, alaturkanin guzel oldugu ama gam verdigi, bati muzigini ise neselendirici buldugu ifadeleri yer alir.

7) 216. sayfada Stratford Canning’in adi yanlis yazilmis ve “1806’da gelip ilgililere akil hocaligi yapti” denmis, yanlis anlamaya sebep olabilecek bir sekilde yazar bunu belirtmemis ama bu zat yarim asra yakin bir sure Turkiye’de diplomat ve Ingiltere elcisi olarak bulunmustur, Turkiye’ye gelisi de bu sebepledir. O siralardaki Rusya’yi kollayan Ingiliz politikasi sebebiyle “genellikle” Devlet-i Aliyye’in hayirhahi bir kisi olarak bilinir, etkili sahsiyeti ve deneyimi sebebiyle Tanzimatcilar ve II. Abdulmecid nezdinde etkinligi vardi. Bu zatin yayinlanan ve turkceye de cevrilen anilarinda sayin Kara’nin Huseyin Atay’in bir eserinden alintiladigi 4 nokta gecmez, o tarihleri anlatan hicbir Osmanli tarihcesinde de boyle seylerden sozedilmez, ben bunlarin gerceklik ihtimalini ciddiye dahi alamadim, o donemi biraz bilen biri de bunlari ciddiye almayacaktir. Bu onerilerin ana fikri olan Osmanli devletini daha az islamize bir devlet olmasini istemek gibi bir insiyatif Canning icin sozkonusu olabilir ama Atay’dan alintilanan bu 4 nokta abartidan da otedir.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir