Kumral Ada Mavi Tuna
Bir hocamızın önerisiyle okudum.
* Bölüm epigrafları. Romanların bölümlenmesi kurgu gereği, evet. Bu konuda kaygısı olan yazarların ellerini sadece bölümlemeyle kaldıkları, başka hiçbir şekilde okuyucuya karışmadıkları için öperim, çok süper insanlardır bunlar. Fakat... Her bölümde ayrı bir epigraf? Direkt "şöyle okuyunuz" demekten bir farkı yok ki? Bırak ben nasıl hissedeceksem öyle okuyayım. Çünkü bir bütün olarak roman derim ben de. Dune'a bak mesela; adam öyle epigraflar yazmış ki oha diyorsun, hiç o iticilik oluşmuyor. Muazzam örnektir Dune epigrafları, ayrı bir kitapta toplasan sırıtmaz. Kafka'nın Aforizmalar'ına beş basar.
* Doldurma fikirler. Güzel düşünceler var, evet. Romana tam olarak yedirildiklerini söylemek zor. Çıkıntı gibi kalıyorlar biraz. Ortamda koyu sohbet var, bir anda kadınlar hakkında çok derin, çok felsefik geyikler dönüyor. Canlandıramıyor insan, gerçeklik duygusu uyanmıyor.
Daha da yazmayayım derken aklıma Meriç geldi. Şu romandaki çoğu insan Meriç'e uyuz olur ama bence en başarılı, en doğal karakter Meriç'ti. Ailesi savruk, sahip olma duygusu bastırılmış, annesinin travmalarıyla büyüyor, Ada gibi el bebek gül bebek, abla gibi bir insan var yanında. Her şeyi içinde yaşıyor, elde etmek istediğini elde ediyor en sonunda. Böyle bir roman. Çok, inanılmaz çok boş vakti olan okusun. Yoksa önceliğiniz olan kitaplara yönelin. İyi günler.
Biraz haksızlık ettiğimi düşündüm. Postmodernist öğeler, medyalararasılık ve metinlerarasılık açısından değerli bir eser. Çokseslilik, aynalı bölüm, isim sembolizasyonu da başarılı. Kitabı hâlâ beğenmemekle birlikte bunların hoş olduğunu düşünüyorum. Evet.