Tanıdık Şeyler
Tanıdık Şeyler

Kitapyurdu Fiyatı: 252,00TL

Ürüne Git
12Yorum
Akıcı bir kurgu. İnsanı derinden etkileyen olaylar ve asla tükenmeyen bir umut.
1993 yılında Ümraniye çöplüğünde meydana gelen patlama sonucu 39 can kaybetmiştik.Ülkemizdeki akıl almaz toplu ölüm çeşitlemelerine bir şık daha eklenmişti.Unutuldu gitti, ben unutmadım. Hwang Sok-yong Tanıdık Şeyler’de çöpleri ayrıştırarak hayatını kazanan,çöplüğü evi bilen insanların öyküsünü anlatıyor. Pörtlek, Saçkıran, Köstebek...Saçkıran gönlümde taht kurdu, saflığı ve içtenliği ile... Hızla tükettiğimiz, yerine gecikmeksizin yenilerini koyduğumuz şeyler, tanıdık şeyler kimileri için çok fazla anlam taşıyor.Biz bilmesek de!
Çok severek okuduğum bir kitaptı. İçimi burkan kitaplardan biri oldu.
KY-5421470 10 Kasım 2022
Kitabı nereden aldınız,hiç bir yerde bulamıyorum
konu güzel ama işlenişi biraz zayıftı. yine de okuması zevkliydi
anlatım çok sıradan pek bir edebi yanı yok. konuyu anlatım biçimi aşırı sıradan yarım bıraktım
Son zamanlarda okuyup ta beni en çok çarpan roman diyebilirim,inanılmaz güzel,bir taraftan kötülükler olurken diğer taraftan umut,çocukluk,saflık kaybolmuyor.
Biraz üzüldüm biraz sevindim. İçim buruk. Kitapta geçen gerçeklik ve hayal sıkmadan ilerletti.
Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Asyalı bir yazar olsa da bize tanıdık gelen şeylerden bahsetmiş. Pişman olmayacaksınız. :)
Okumanızı tavsiye ederim, özellikle son sayfalarıyla beni çok etkiledi.
Çok beğendim. Gerçekten beğendim. Dili yalın olduğundan çabucak okunabilecek bir kitap, ancak içeriği aslında biraz düşündürücüydü bence. Gerçekten bu şekilde yaşayan insanlar var mı, diye ya da ben o şartlarda yaşayabilir miydim diye çok düşündüm. Çok güzeldi, ancak üzücü bitti. İçimde bir burukluk kaldı, kalbim acıdı.
Okunulası bir kitap, sokaklardan, caddelerden geçerken alışageldiğimiz "çöp toplayıcıların" bizim için rutinleşmiş görüntülerinin kesitlerini iki çocuğun gözlerinden izlerken Çiçek Adası'nın arzu çağında nasıl Zehir Adası haline geldiğini seyrediyoruz. Okuyup sevenler için Deniz Gezgin'in Ahraz isimli kitabını daha çok seveceklerini düşünerek önerebilirim.
Çiçek Adası’nda geçen günleri okuyoruz..Yalnız adı biraz yanıltıcı olabilir.. Çöp kamyonlarının gelip çöpleri yığdığı, onları ayrıştıran insanların barakalarda yaşadığı bir yer burası. Elit mahallerin çöpleri için kavga edilen, ailelerin şafaktan gün batımına dek çalıştığı. Çünkü o kadar çok çöp var ki ayrışması gereken.. . Hwang Sok Yong, büyük cümleler kurmadan iki çocuğun gözünden anlatıyor bu Çiçek Adasını.. Saçkıran ve Pörtlek. İsimleri var elbet ama kim kullanır ki~ Gereği var mı isimlerin bu yerde? . Bir yandan misyonerlik ve Amerika etkisindeki Kore’yi görüyoruz, diğer yandan evrensel bir tabakalaşmayı: Tüketen ve tüketenlerin altında ezilenleri~ . Yazarın okuduğum diğer eseri Prenses Bari de bir bu kadar etkileyiciydi. Orada yurtsuzluktu canımı yakan bu eserde ise yurdunda yaşayıp yurtsuz bırakılmak..Çalışabilmek için yaşını büyütmek, çocuğunu doyurabilmek için bir erkeğin sözlerini emir bellemek.