Bir aile anlatısı, üç bölüm. İlk bölümde mektuplar. İkinci bölüm ilk bölümün neredeyse kırk yıl sonrasını anlatıyor, üçüncü bölüm ikincinin zamanında geçiyor ama çocukların geçmişlerini deşmeleri zamanda geriye gitmelerine yol açıyor. Anlatıcılar da değişiyor; ilk bölümde annenin, ikincide babanın, üçüncüde çocukların sesleri var, farklı bakış açılarından bir tarihe göz atıyoruz. Vanda'nın mektuplarıyla başlıyorum, bir kadının öylece bırakılmasının yol açtığı yıkımın etkileriyle dolu. Öfkeden kapkara. İki sebepten; Aldo'nun gidişinin yol açtığı öfkeyle birlikte adamın hiçbir şey anlatmamasından yola çıkarak bir şey anlatılmayacak kadar değersiz olduğunun farkına varıyor Vanda, yok sayılıyor, görmezden geliniyor hatta. Adamın savunuları tipik; aile kurumunun anlamsızlığı, özgürlük kaygısı, modern dünyanın herhangi bir bağa meydan bırakmaması, monogaminin insan doğasına uygun olmayan bir mevzu olması, bir sürü şey. Vanda belki de bu söylenenlerin üzerine aşkla evlendiğini söylüyor, insanın "kendine ait" doğasının bir parçası bu. Derin mevzu ama şöyle, birini sevmiyorken monogami saçma, seviyorken üzerinde düşünmeye gerek duyulmuyor. Mutluluk kapasitesini belirleyen bir hormon mu ne varmış, bir olaydan 10 birim mutlu olabilen birinin yanında kapasitesi 20'lik biri 20 birim kadar mutlu olabiliyormuş. Sanırım sevgide de böyle bir şey var, herkes sevginin ve aşkın geçiciliğinden bahsederken tersini iddia etmek komik duruma düşmeye yol açabiliyor. Sevginin sürekliliğinin düşüncede olabilirliğinin bile ütopik bir hale gelmesi korkunç bir yalnızlığa yol açıyor.
Mektuplar dört yıla yayılıyor, bir kadının adım adım kayışı kopardığını görüyoruz. Aldo'nun anlatıcılığında mevzunun başka bir açıdan aydınlanmasını izliyoruz. Aralarındaki uyumsuzluk rahatsız edici düzeyde; kişiliklerine dair küçük detaylarla bir ailenin yok oluşunun -bir arada olmaları pek de bir şey ifade etmiyor- izini sürebiliyoruz.
Aile bir kıyım, hayatta kalan çocuklar ruhen sakat, annelerle babalar zaten delirmişler. Bazen ciddi ciddi umutsuzluğa düşüyorum, hikâyesini kuramayan insanlardan ne umulabilir? Hiç. Cevapları bulunamayan sorularla dolu insanlar, umutsuzca çabalıyorlar ve yıkıyorlar. Bülent Ortaçgil'den çarpıyorum: Yudum yudum biriktiriyoruz, biri(leri) çarpıp döküyor, artık dolmuyor ve bu çok acıtıyor. Canı yanan dört insan, dolduramayan tüm insanlar, bu roman sizin. Bizim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aldığım dönemde yarım bıraktığım bir kitap; hani olur ya o kitaba henüz hazır değilsindir galiba öyle bir zamandı. Şimdi tekrar baştan başlayabilirim zira kendi yazınımda da ilişkiler bağlamı oldukça fazla. bazen bir kitabı sadece nasıl anlatılmış diye okurum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İtalya’nın en prestijli ödüllerinden strega’nın sahibi olan yazardan oldukça etkileyici bir kitap. Kitabın konusuna gelecek olursak 12 yıldan fazla süredir evli olan ve bir anda kocasının onu terk etmesi ile iki çocuğuyla baş başa kalan kadının ruhsal yıkıma nasıl adım adım gittiğini yaşıyorsunuz. usta yazar askerime ve basit bir dille olayları öyle net bir şekilde aktarıyor ki hiçbir cümle gereksiz kalmıyor. bizim toplumumuzun da sorgulaması gereken çok büyük sorular var sırf çocuklar mutlu olsun diye birbirini sevmeyen anne ve baba bir arada kalmalı mı bu ailede yetişen çocuklar başarılı bir birey olabilir mi yoksa sırf” bağlar” kopmasın diye kadın sonsuza dek mutsuz mu olsun. İnanılmaz etkileyici bir kitaptı
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İtalyan yazarın birbirinden kopamamış ve birbirine dolanmış mutsuz bir ilişkiyi hem kadın hem erkek hem de çocuklar açısından ele aldığı çok etkileyici bir kitaptı. Toplumsal normlarımızla ve evliliğe bakış açımızla kendi toplumuzdan çok benzer ögeler bulup yabancılık çekmeden okuyacabileceğimiz bir kitap. Toksik ilişki ya da mutsuz yuvada çocuklar ne durumda, neden kopamayız bazı insanlardan, ilişkilerimizde, bu konular üzerinde ufuk açan ince ve akıcı bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnanılmaz derecede derin duyguları ve aile bağlarını anlatan ve sonun kadar aynı heyecanla merakla okunacak nadide bir eser. Ailenin önemi bu şekilde gizli mesaj ve yollarla daha iyi anlatılamazdı. Şiddetle tavsiye edilir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek bir aile olamamanın, hakiki ve sağlam bağlar kuramamanın sebep olduğu yıkımı çok sahici ve etkileyici bir dille anlatan, dünde bugünde yarında geçerliliği olacak zamansız bir romandı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok begenerek okuduğum bir kitap oldu. Bir ailenin yıkılışı, tekrar bir araya gelişi; bu süredeki kayıplar, yıkımlar anne, baba ve çocukları gözünden sırayla anlatılmış.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
her annenin- babanın okuması gereken bir yapıt. daha doğrusu eşini aldatmayı düşünen her ebeveynin okuması gereken bir yapıt demeliyim. ve bu aldatmanın çocukların üzerindeki etkisini psikolojik olarak öne sermiş. naçizane tavsiyem okumalısınız.