İskoç yazar Muriel Spark'ın "Sürücü Koltuğu"nu spoiler vermeden anlatmak çok zor, o nedenle kısaca yazmaya çalışacağım. 90 sayfalık küçücük bir kitap bu ama arka kapakta yazdığı gibi hakikaten zamanının çok ötesinde... 1970 yılında yayımlanmış olan eserde günümüzde hala varlığını koruyan pek çok problemi ve tuhaflığı bulmak mümkün: Kafayı beslenme biçimiyle bozmuş insanlar, Ortadoğu'daki bitmeyen darbelere yapılan göndermeler, polisin sertçe engellediği öğrenci eylemleri ve bittabi kadın olmanın bitmek bilmez zorlukları - ne kadar günümüze ait mevzular, hâlâ!
Birkaç saat blok zaman yaratıp bu kitabı tek oturuşta okumanızı önereceğim çünkü o tuhaf geriliminin içinde kalmak gerektiğini düşünüyorum. En baştan ana karakter Lise'nin öldürüleceğini öğreniyoruz ve kitap boyunca bu ölümün nasıl gerçekleşeceğini okuyoruz. Yazar biraz kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor okurla, küçük ipuçları atıyor, gerilimi gitgide yükseltiyor ve cinayetin sırrını son sayfalarda ifşa ediyor. Okurken insana müthiş bir huzursuzluk veren, biraz ürkütücü ama oldukça keyif verici bir kitap Sürücü Koltuğu, ecnebilerin "noir roman" dedikleri türden.
İsmi de ayrı bir gizi ifşa ediyor aslında: Hayatımızın sürücü koltuğunda biz mi oturuyoruz, hakimiyet aslında ne kadar bizde gibi bir sorudan devşirme bir isim bu. Feminizmin alışıldık söylemlerinin hiçbirine başvurmadan son derece feminist bir kitap yazmış Spark. Kadının kurbanlaştırılmasına ve modern toplumda güçlenen kadın fikrine, kadının "tercih hakkı"na dair çokça metafor var.
Ben çok enteresan buldum. Muriel Spark'la tanışma kitabım oldu bu, muhakkak başka kitaplarını da okuyacağım. Bu arada kitabın 1974 tarihli ve Elizabeth Taylor'ın başrolde olduğu bir film uyarlaması da varmış. Şaşırmadım çünkü tam filme çekilecek bir öykü bu hakikaten.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sürücü Koltuğu, kısa hacmine rağmen bana oldukça etkileyici bir okuma deneyimi sundu.
Kitap, daha ilk sayfalardan bazı şeyleri açık etmesine rağmen merak duygusunu sonuna kadar canlı tutmayı başarıyor. Çünkü Spark'ın asıl ilgilendiği şey sonucun kendisi değil, o sonuca giden yol ve o yolun ardındaki motivasyonlar.
Lise, kolay anlaşılabilen bir karakter değil. Onu anlamaya çalıştıkça roman yeni katmanlar açıyor; özgür irade, seçim hakkı, kontrol duygusu ve kader üzerine düşündürüyor.
Kitabın adı da bu yüzden çok anlamlı. Direksiyonda oturmak gerçekten yolu seçebildiğimiz anlamına mı geliyor? Yoksa kontrol ettiğimizi sandığımız şeyler aslında çoktan belirlenmiş bir rotanın parçası mı?
Alışılmış anlatı kalıplarının dışında olduğu için herkesin seveceği bir kitap olmayabilir. Ancak farklı kurgulara açık okurlar için dikkat çekici bir deneyim sunuyor. Benim için hem çok ilginç bir okuma deneyimi hem de Muriel Spark'la başarılı bir tanışma oldu.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok garip bir kitaptı , oldukça hızlı okunuyor ve sürekli bi gerilim hissediyorsunuz . Kadın gıcık mı delirmiş mi marjinal mi ne yapmaya çalışıyor anlamıyorsunuz . Gerçekten söyleyebileceğim tek şey ‘garip’.
Açıkçası 1918 doğumlu bir yazardan bu kadar modern bir metin beklemiyordum. 92 sayfa aktı gitti. Duygulardan biraz arınmış gibi çok mekanik ilerliyor ama hem komik hem de kurgusu gayet başarılı olduğu için rahatsız etmiyor. Nihal Yeğinobalı (ki kendisinin Vincent Ewing takma adıyla yazdığı Genç Kızlar romanı ergenliğimin favorisiydi) nefis çevirmiş.
Arka kapakta ‘ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitaptan biri’ yazıyor. İddialı bir ifade de olsa haklılık payı var.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sürücü Koltuğu (The Driver's Seat) 1970
Kitabın isminden yola çıkarak hayatımızın direksiyonu bizim elimizde mi yorumu yapabilirsiniz.
Zor bir yorum olacak çünkü genelde hatırlamak için not alırım altını çizerim, kitapta altını çizdiğim bir satır bile yok, çabuk bitsin diye çizmemişim herhalde :) yine de biraz anlatmaya çalışacağım ama benim hayatımı etkilemedi bu bağlamda anlaşılması belki de çok zor bir kitaptı.
Karakterin adı Lise, kafayı yemiş, çok enerjik sanki, insanı yoruyor, davranışlarda duygu yok empati yok gıcık olunacak biri, laftan anlamıyor.
Kumaşın hiç bir lekeyi tutmadığını söyleyen tezgahtar kıza:
"Sen benim üstüme öteberi döktüğümü mü sanıyorsun yani?"
"Tabancanız varsa beni vurabilirsiniz." bir polise böyle diyor.
"Herkes neden benden korkuyor?" (delirdi çünkü)
Aslında kitabı kadın olmanın zorlukları (delirdi) açısından değerlendirmek isteyenler okuyabilir. Olaydan fazla uzaklaşmadan konuyu unutmadan 1 günde bitirin (delirdi) huzursuzluğunuz günlerce devam edecektir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muriel Spark’ın Sürücü Koltuğu tam anlamıyla tuhaf ama çekici bir yolculuk romanı gibi! Hani okurken “Bu kadın nereye gidiyor?” diye sorarsınız ya, işte bu kitap tam o noktada sizi yakalıyor. Tek yön biletli bir kadın, kendi kaderini çiziyor ama sanki farkında değil gibi. Spark, olayı bir polisiye gibi başlatıp, gerilim ve romantizmle harmanlayarak öyle bir atmosfer kuruyor ki, kendinizi adeta kadının yan koltuğunda buluyorsunuz. Her sayfada, olaylar biraz daha garipleşiyor, ama tuhaf bir şekilde bu gariplik sizi içine çekiyor. Farklı, karanlık ve sarsıcı bir deneyim arıyorsanız, bu kitabı kaçırmayın!
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okuyup benim gibi eminim "ben ne okudum" diyen olmuştur. 90 sayfalık bu kadar çarpıcı bir kitap okumayı beklememiştim.
İyi ki okudum dediğim kitaplardan oldu.
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve #ölmedenönceokumanızgereken1001kitap listesinde bulunuyor. 1974 yapımı menekşe gözlü yıldız #elizabethtaylor un oynadığı filmini de izleyeceğim. #thedriversseat(ölmek istiyorum)
Birçok ödülü olan zamanın ötesinde olan yazar Muriel Spark'tan zamanı parçalayan bir klasik Sürücü Koltuğu...
Konusundan kısacık bahsedecek olursam;
Tek yönlü bir biletle seyahate çıkan bir kadının kendi çizdiği kadere ilerlerken, onun için yolda olan ve karşılaştığı kişiler değil yolun kendisi ve amacı önemlidir.
Gönülden tavsiyemdir okuyun ve okutun.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir rahatsızlık hissi veriyor ana karakter, nasıl biri diye çözmeye çalışmak nafile bir çaba gibi. Kitabın sonunda ne olacağını bir çok yerde küçük pencereler açarak gösteriyor yazar ama ne hikmetse bu bilgi okuma hevesinizi kırmak şöyle dursun merakınızı daha da arttırıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
herkesin okuma zevkine hitap etmeyebileceği görüşündeyim. benim için güzel bir kitaptı ama ölmeden önce okunması gereken bin bir kitaptan biri olmayı hak eder mi emin değilim.