20Yorum
Nalca
23.07.2011
Nazan Bekiroglu'nun denemelerini iceren guzel bir eser. Yazarin uslubunu belirlemeye basladigi, sonraki eserlerinde daha net belirecek olan tarzi bu kitapta farkediliyor.
ugursener
Kitapkurdu
24.10.2010
Farklı bir anlatım, müthiş bir üslub.Hikayeyi anlamak için kendinizi tam anlamıyla ona vermeniz ve kelimelerin içinize işlediğini hissetmelisiniz.
Nurdan Özcan
Kitapkurdu
20.08.2008
yeni tanıştığım bir yazar farklı bir tadı var cümlelerin alışılmış cümlelerden epey farklı ama hikayelerin içine bir girince aklınızda ziyade yüreğinizle ilerliyorsunuz .Ben kitabı her olkuduğumda farklı bişeyler yakalıyorum Çok farklı bir yazar nazan hocam.
sabantuy
28.02.2008
Bu kitabı çok büyük beklentilerle almıştım ama malesef bir çok kitapta olduğu gibi hayal kırıklığı yaşadım.Methi çok yapılan ' Nun Masalları' soylenilenin aksine bir hikayeler kitabı değil de denemeler kitabı imiş gibi geldi bana.Akıcı olduğunu itiraf etmek isterim, bir solukta okudum ama bitirdikten sonra bana ne verdiğini düşündüm ve bir şey bulamadım.Her ne kadar osmanlıdan süzülüp gelir gibi olsa da günümüzün yalınlığında yazılmış bir kitap.Bazı yerlerde kelimelerin dansına şahit olsak da 'İsimle Ateş Arasında' gibi bir kitaba göre çok sönük ve basit kaldı bence.Diğer eserlerini çok daha fazla beğenmiştim.Gene de bir çırpı da okunacak keyfli bir kitap.
almira
almira 07 Haziran 2009
bu kitap "eee sonunda ne oldu ki" denilecek bir kitap değildir. Duygu yoğunluğu, her bir cümlenin kendine has özgünlüğü ve atmosferi güzeldir. Dediğiniz gibi "hızlı-akıcı" okunacak bir kitap değildir. Nazan hanımın Tanpınar tarzındaki şiirselliğine de alışık olmak gerekir kanımca. Ve bu kitap Nazan hanımın "en ağır" kitabıdır. Saygılar...
fever
18.10.2007
Nazan Bekiroğlu ile ilk tanışmam Nun Masalları ile oldu. Nazan Hanımı okumak için ideal bir ilk kitap diye düşünüyorum. Büyülü, masalsı bir atmosfere taşıyor yazar sizi hikayeleri ile. Hikaye derken olay örgüsüne dayalı ya da durum kesit hikayesi olan hikayeler canlanmasın gözünüzde. Bunlar hikaye ama anlatım üslubu da, tarzı da sadece kendisine has hikayeler... Başka yerde bulamayacağınız bir okuma lezzeti vaad ediyor Nazan Hanım. Eğer masalsı biraz da süslü metinlere aşinalığınız varsa tavsiye edilir.
Seval Şahin
Kitapkurdu
15.08.2007
"Hattat seni terk etmeliyim..."Masalsı,hayâlin doruk noktası,karmaşık,süslü...Yine bir Nazan Hoca...Nun'un teline en çok dokunan eser;Na-zan hocanın dilinden...Kelimelerle oynamanın ustasıdır Nazan Bekiroğlu.Ve bu eserinde öylesi farklıdır ki aslında her ne kadar aynı gibi dursa da...Biraz daha karışıktır aslında eser...Güzeldir.Ama Nazan Hoca'nın bütün eserlerini okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki:Bu güne kadar yazmış olduklarının içinde en gizli kalıp da açık yanını vermeyendir...Bir okuyan pişman derim,bir de okumayan...Ne diyeyim Nazan Hoca'm söylemişken son sözleri...
Mecit Demirel
Kitapkurdu
04.07.2007
İlk okumam 7-8 yıl olmasına rağmen defalarca dönüp okuduğum bu enfes kitabı bir ara tanıdıklarıma verip "Muhakkak okumalısın" diyordum. Kelimelerin duygularla aşk yapması ne demek bu kitapta anlıyorsunuz. Nazan Hoca, düzeyli bir akademik olduğu kadar dili pürüzsüz kullanabilen bir sanatçı. Daha nice güzel eserlerini okuyabilme temennisiyle.
AGÜ
25.06.2007
bekiroğlunun okuduğum ilk kitabı nun masalları. hikaye sanatı konusunda bana bir fikir verir diye almıştım.ama ne yalan söyleyeyim hikaye diyemdim okuduklarıma.hani anlaşılmamak güzel gelir yazarlara ya bu anlaşılmamak da değil, anlıyorsun okuduğunu, öyle aham şaham bişey yok ki anlaşılmasın. ama hikayenin olayı yok.başta bir şey atıyor ortaya, bir şey olacak galiba diyorsun ne ortası nda var bişey,ne sonunda.sadece edebiyat olsun diye okuyayım diyorsun, öyle çok muhteşem imgeler yok ki hikayeyi değerli kılsın. neyse ben bir kitaptan sadece bir cümle de olsa bir şey bulduysam, kar kardır diyorum.işte o cümle.
"yine yanlış dileği tutmuşuz büyülü suyun başında"
hislipalyaco
10.05.2007
Nazan Bekiroğlu okumayı her ne kadar sevsem de bu kitabı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.tür olarak hikaye diye geçiyor ama ben hikayeyle bir bağlantısını kuramadım.aslında hattat-rasıt karakteri ve Osmanlı dönemini seçmiş olması ilk başta kitabı farklı ve güzel kılıyor ama bence kitap fazlasıyla deneme tadında hayal dünyasına kaçıyor.mecazlarla yüklü bir hikaye daha çok deneme türüne benziyor zaman ve kişiler olmasa,olay demiyorum çünkü olayın ne olduğu bile pek anlaşılmıyor.klasik hikayeden çok farklı.farklı olmak güzeldir bazen ama bu kitap o sınıfa girmiyor ne yazık ki.kitabı alırken sevinçle almıştım ama daha çeyreğine gelmeden hayal kırıklığına uğradım.çok güzel bir hikayeye dönüşebilirdi aslında.şahsi fikrim, anlaşılmamak için yazılmış hissi uyandıran hikaye-deneme arası bir eser.diğer kitaplarını tercih ederim.
seyyah_58
02.05.2007
Anlamayacaklara en güzel hikayeyi ne diye anlata idin?Bunun için esrarına kimse vakıf olamadı.kimsenin taşıyacak gücü yoktu.Bir tek kişi vardı döküp saçılabileceğin.İlk bakışta benzetemesende bir tek bana anlatabilirdin dahası bir tek ben anlayabilirdim seni.Seni sana bir tek ben iade edebilirdim!..Teşekkürler Nazan Hocam..Birgün karşılaşmak, size sizi anlatmak ve sizde kendimi görerek büyümek dileğiyle..
bysier
15.04.2007
Öncelikle bir edebiyat profesörünün eleştirisini yapmak haddimi aşıyor. ancak kendisinin değişik ve önemli edebiyat dergilerinde yayınladığı hikayeleri ile tanışmam daha önce yazdıklarını da okumamı zorunlu kıldı. cam ırmağı, taş gemi; muhteşem bir kurgu ve üslüp harikası bir eser. Cümle kapısı'nı incelerseniz yazarın engin bilgi ve kültür derecesini daha iyi anlayabilirsiniz. ilk kitabı olan nun masalları ise kanaatimce şöyle; girizgahı muhteşem bir gazeli andırıyor. hayatınızda daha önce yeri hiç olmamış karakterlerin maceralarını buluyorsunuz. ancak ne hikmet ki kitabın 32. sayfasından sonra yazar "sanki ben sadece yazarım kimse anlamasa da olur " vari bir üslüba kaymış. sayfalar arasında gezinirken buhranlar yaşıyor, ne? nasıl? kim ? hangi? sorularını her cümlenin arkasından kendi kendinize yöneltiyorsunuz. yazar tek başına yüklü anlamları olan harika cümleleri arka arkaya sıralamış. ama çoğu parağrafta bir anlam bütünlüğü yok. elbetteki edebi eserde satl giriş gelişme ve sonuç bölümleri olsun bir tek olay tekdüze anlatılıversin beklentisinde değilim. son söz olarak yazarın bu eseri bende çok büyük hayal kırıklığı oldu. gerçekten kitaba yönelik olumlu eleştirisi olan arkadaşlardan, yardım talep ediyorum. bu eserden çıkarabildikleri özümleyebildiklerini lütfen alenen yazsınlar. teşekkürler. haddimizi aştıysak affola...
asmezr03
Kitapkurdu
03.03.2007
Şans eseri elime geçmiş bir kitaptı bundan 5 yıl önce. o zaman okumuştum çok etkilenmiştim. <br />geçen hafta yine okudum gerçekten Nazan hanımın öyle bir anlatımı var ki sanırım türkiyenin en ii öykücüsüdür kendisi.<br />kitabı tekrar tekrar okumak isteyeceksiniz bence çünkü okurken apayrı bir zevk veriyor insana nazan hanımın üslubu...
KY-397086
31.01.2007
İlk okuduğum Nazan Bekiroğlu kitabıydı Nun Masalları.. Bir solukta okuyup bitireceğimi düşünüyordum fakat yanılmışım. 2 haftada bitirebildim. Her cümlenin üzerinde uzun uzun düşünmem gerekti okurken..Gerçekten harika bir kitap.
selfam
24.01.2007
Bu kitabı okumanın gerçek bir talih olduğuna inanıyorum. Bendeki birçok duyguyu yerinden oynattı. Bilhassa kitabı okuduktan sonra bir müddet kendimi farklı bir alem ile yüz yüze buldum. Yazar adeta bir şiir hassasiyetiyle geçmiş zamanlara uzanan bir merakla hazırlamış eserini. Mesela III. Mustafa'nın bana bu kadar yakın olabileceğini hiç sanmazdım. Bir de inkar edilmez bir biçimde kadın elinin sırrı var kitapta. Ellerine sağlık Nazan Hanım.
raci5
06.11.2006
Nazan Bekiroğlu... sanırım herhamgi bir kitabını okuyan insanlar için daha fazlasını soylemeye gerek yok ama okumamış arkadaşlar için bu "dil" ve bu "dil-deş" ile buluşmanın gecikmemesini temenni ederim. Eğer hakikatlerin orjinalliğine inansanız bile anlatımın sadeliği sizi rahatsız ediyorsa inanın Nazan Hanımın yazılarından ayrı bir tad alacaksınız, saygılar
KY-273147
11.07.2006
bilemiyorum..nasıl başlasam sözlerime,yüklesem bir martının kanadına çok mu ağır gelir?drniz üzerinde tüllendirse hayallerimi martılar..götürseler istanbul a..sultanların şehrine,sultan şehrime!!gözlerimi kapasam,deniz kokusuyla düşünsem osmanlıyı ve yeniden hakiki bir osmanlı gibi hisetsem kendimi,hasretimi dindirsem..kopsam bu zamandan...bi nebze da olsa dindirdim aslında içimdeki hasreti Nazan Hanım ın kitaplarını okuyunca..Artık satırları okuyunca tarihler arasında gezintiler yapabiliyorum filbahri kokusunu içime çekerek..lale-i rumi yetiştiriyorum genç mezarlık bekçisiyle ama gül yetiştirdiğini sanarak..genç kalfa gibi denize bakıyorum tekrar sevgilimi görmek için..istanbul sokaklarındayım yine kulağımda binbir sesler,sevdam daha da bir yeşeriyor..
Arkadaşlar daha nasıl anlatabilirim duygularımı bilmiyorum..her Nazan bekiroğlunun kibını okuyunca işte böyle oluyorum..Eğer yeni okumaya başladıysanın Bekiroğlunun kitaplarını ve içiniz de bir şeyler kıpırdadıysa öteki kitaplarını da şiddetle okumanızı tavsiye ederim...Eğer müptelasıssanız benim gibi bırakın aksın duygularınız kitaba kaybolun içinde kitabın...Söze ne hacet!!!
türkmenkızı
28.02.2006
Nazan Bekiroğlu'nun bir çok kitabını okudum. en güzeli İsimle Ateş Arasında idi. bu kitabı da hoştu. fakat birNazan Bekiroğlu hayranı olmak için İsimle Ateş arasından başlamak gerek bence. bu kitapta yazarın içinde devleşen edebi yeteneği rahatlıkla görülüyor. masallarının kurgusu çok güzel. gerçekten doğruları o kadar edebi ve güzel bir dille anlatıyor ki doğruların gerçekliği ve acı tarafını önce fark etmiyorsunuz; fark ettiğiniz anda da olayın vehameti içinizi burkuyor. bütün kitapları gibi bunu da tavsiye ederim. okurken harcadığınız zaman sizin için bir kazanç olacak.
hasan mevsuf
Kitapkurdu
17.07.2005
isimle ateş arasında, cümle kapısı ve ardından nun masalları. gerçekten de kendisinin söylediği gibi nazan hanım nun ile n arasında kalmış bir yanı n'de iken onu bir şey devamlı nun'a sürüklüyor. okuduğum üç eserinde de bu böyle. anlaşılıyor ki onun içinde hep 16. yy'da yaşama hastreti var.bu kitabı okuduktan sonra dedim ki kendi kendime nazan hanım anlıyorum ben sizi açın bütün kara kaplı defterlerinizi, pkuyayım ne var ne yok okuyayım ben nihade gibi olmam asla bir filbahri dalından koku çıkaramasam da kara kaplı defterleri satır satır okuyabilirim. son söz: şu ana kadar kendimi en fazla nazan bekiroğlunun eserlerinde buldum.
güzellikler
10.06.2004
Nazan Hanım masal demiş ama Osmanlı döneminin son dönemini bütün gerçekliğiyle gözler önüne sermiş,yine her zamanki gibi şaşırtıcı üslubuyla...<br />Bu kitapta,Nazan hanım'ın hislerinin daha yoğun olduğunu görüyoruz.Yapılan mecazi anlatımlardan da onu görüyoruz.Ancak,bu kitabın okunabilmesi ve bütün hücrelerimizle hissedilebilmesi için,sakin bir kafayla okunması gerekir.<br />Yalnız şunu da söylemeden geçemeyeceğim,Nazan Hanım "İsimle Ateş Arasında" isimli kitabındaki başarıyı,bunda yakalayamamış...<br />Ömer ÖNER
Zeynep Isik
31.01.2003
Nazan Bekiroglu'nun ilk donem kitaplarindan. Bence en guzeli bu kitapta insani gormemiz, zaaflariyla, duygulariyla, hisleriyle, asklariyla, gunahlariyla insan karsimizda...Ben bir tarihci olarak bu kitaplari okuyunca bilmedigim o kadar cok sey ogrendim ki, Nazan Hanimi edebiyatimizin buyuk ustalarindan olarak kabul etmenin hic bir sakincasi yok.