Aman Allahım, çarpıldım! “Platero ile Ben” bu sene okuduğum kitaplar arasında en sevdiklerimden biri olacak, eğer ki en sevdiğim olmazsa - şimdiden söylüyorum. Kitabı düşünürken bile gözlerim doluyor, ömrümde okuduğum en zarif, en kalpten, en incelikli metinlerden biri - şüphesiz ki bir başyapıt.
1956 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İspanyol yazar, çağdaş İspanyol şiirinin kurucularından kabul edilen Juan Ramon Jimenez’in kitabı bu; “şiir” yazıyor kapağında da zaten. İçini karıştırıp şiire benzeyen bir şeyler göremeyince şaşırmıştım, kapakta mı hata var diye düşünmüştüm hatta, yokmuş. Kısa öykülerden ibaret bir metin bu ama o öykülerin her biri birer şiir sahiden. Böyle bir dil, böyle bir üslup, böyle bir şiirli, müzikli yazmak olamaz. (Tabii Akşit Göktürk’ün kusursuz çevirisinin de bunda payı çok büyük, keşke kendisini bu kadar erken kaybetmeseydik.)
“Güzellik uğruna yollara düşmüş üzgün bir ozanla şen bir eşeğin öyküsü” diye tanımlanmış kitap. “Ruhumu - yalnız ruhumu- frenkincirleri, ebegümeçleri, hanımelleri arasından bunca uzun bir süre taşıyan canım eşekçiğim benim, sevgili tez yürüyüşlü Platero; senden söz eden bu kitabı senin için yazdım.” Yazarın son cümleleri böyle. Güzel gözlü, neşeli bir eşeğe, Platero’ya bir güzelleme bu. İspanya’nın küçük bir köyünde yaşayan ve en yakın arkadaşı olan eşeğiyle dağ tepe dolaşan bir ozanın teşekkürü yahut.
Eşekleri hep çok sevdim, bana nedense her zaman çok hüzünlü, çok güzel, çok naif geldiler; öyle ki çocukken ne zaman Barış Manço’nun Arkadaşım Eşek’i çalsa ağlardım, hala da gözlerim dolar. Yani zaten zayıf noktamdan vurdu beni kitap. Bir de öyle iyi yazılmış ki, iyice içime içime işledi. Cevat Çapan, kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor, haklı: “Bu kitabı okurken altını çizmek isteyeceğiniz o kadar çok cümle bulacaksınız ki, bu iş için siz de benim gibi renk renk kalemler kullanırsanız, kitabınız çiçeklerle dolu bir bahçeye dönüşecek”.
Ah. Yani ah. Sahiden öyle. Altını çizdiğim onlarca cümleden bir tanesi ile bitireyim: “Kuşlar için ayrı bir cennet var mıdır dersin Platero? Mavi göğün yukarılarında, kuşların beyaz, mavi, pembe, sarı ruhlarıyla dolu altından bir gül bahçesi?”
Seni asla unutmayacağım Platero, asla.
güzellik uğruna yollara düşmüş üzgün bir ozanla şen bir eşeğin öyküsü... büyük bir kısmı daha önce akşit göktürk çevirisiyle dilimize kazandırılan çağdaş ispanyol şiirinin kurucularından nobel ödüllü şair juan ramon jiménéz in başyapıtı olan platero ile ben türkçede ilk kez tam metniyle yayımlanıyor. akşit göktürk ün ve öğrencisi ayşe nihal akbulut un duru türkçesiyle...saygılarımla...