Büyük Uyanış bir rastlantı sonucu elime geçti ve Oktay Sinanoğlu kimdir ne iş yapar bilmeden okumaya başladım. Kitap o kadar güzeldi, anlatmak istediklerini o kadar net ve düzgün şekilde anlatmış ki ister istemez Oktay Sinanoğlu kimdir arayışına girdim. Çevremdeki herkese sordum tanıyan yok. O da kim bakışı. Bende internetten araştırdım ve karşıma (ki kitaptan da anladığım gibi) zekinin zekisi bir insan çıktı. 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırarak 26 yaşında ABD'nin en genç profesör ünvanını Yale Üniversitesi'nden almış bir bilim adamı. Şimdiye kadar dinlediğim, okuduğum bütün araştırmacıların, fikir adamlarının, gazetecilerin yani fikrini ifade eden herkesin en beğendiğim görüşlerinin onda mükemmel ifadesini buldum. Sanki herkes anlatmış, o son noktayı Sn. Oktay Sinanoğlu koymuş ve tartışma bitmiş gibi...
Aynı zamanda bir o kadar da üzgünüm çünkü kendisini daha önce tanımadım, Büyük Uyanış gibi bir kitabı daha önce okumadım. Bunun da sebebi sanırım kitabın hakettiği yere gelmemiş olması, hakkında tartışılmamış olması. Günlerce TV, gazete, dergi gibi yayın organlarında magazinsel kitapları tartışır konuşuruz, haketmedikleri ilgiyi görürler ve buna bağlı olarak satışları yükselir ama böyle değerli bir kitabı hasıraltı edebiliriz. Neden? Ve yine sanırım yayın organlarının kitapta tartışılacak birşey yok, karşı düşünce çıkmaz dolayısıyla ilgi çekmez kaygısıyla. Ama kesinlikle diyebilirim ki son yıllarda yayınlanmış en iyi kitaplardan biri ve hakkında pek çok övgüyü de hak ediyor.
Bir sohbet ortamında Sn. Oktay Sinanoğlu Türkiye'nin yaşadığı sorunları, bunların neden kaynakladığını ve nasıl çözülebileceğini anlatıyor.