Şehir Romantiğinin Günlüğü Hakkındaki Yorumlar

deryamustafa 25.11.2006
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Buket Uzuner'in ikinci gezi kitabı. İlk kitabı olan "Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notlarına" nazaran günlük gezi anıları daha az anlatılmış. Daha ziyade "yolculuk düşünceleri", "gezginlerin yollarda aradıkları", "gezmenin felsefesi" gibi daha düşünsel konuları işlemiş. Tabi bunun yanında Almanya turnesi, San Fransisco, Fas, Yafa/İsrail gibi bazı seyahat anılarını da ayrıntılarıyla anlatmış.

Önceki kitabındaki gibi anlatımı akıcı ve bazen gerçekten kendinizi yazarla birlikte "o an", "orada", "o ülkede" hissediyorsunuz.

Kitap dört ana bölüme ayrılmış. Yolculuk düşünceleri, Seyahat Günlüğü, Gezgin'in düşleri ve Coğrafya Filozofyası.

Yolculuk düşünceleri bölümünde yazar; küçük yaşlardan bu yana gezmek, başka diyarlara gitmek arzusundan bahsetmekte. (s. 3-8) Ayrıca, gezmenin kendi çapında otoriteye, toplumsal kurallara körü körüne uymaya bir başkaldırı olduğunu söylüyor. (s.5) Gezmek bir cesaret göstergesidir, konformizimden kurtulmaktır. Tüketici bireyden, yeniden üreten bireye dönüşmektir. (s.7). Gezen kişi, öteki beni bulmak için düşer yollara (s. 19). Pasaportunuz, kimliğinizin aynasıdır, kişisel tarihiniz o birkaç sayfanın arasındadır. (s. 28)

Seyahat günlüğü bölümünde yazar, çeşitli zamanlarda yaptığı Almanya, İsrail, Fas, Mardin, Bulgaristan, Ankara, Kıbrıs gezilerinden anılarını aktarmakta. ( s. 31-141 arası)

Üçüncü bölüm, "Solamia: Güneşin kızı". Norveçli bir çingene kızının kısacık hikayesi anlatılıyor.

Dördüncü bölüm, "Coğrafya Filozofyası". Yazar, batılılar'ın "Egzotizm" dediği kavram üzerinde düşünmüş.

Sonuç olarak, Buket Uzuner, Türkiye'de gezi yazıcılığının önderlerinden birisi olduğunu gösteriyor. 1980'lerin başlarında, daha Türkiye kapalı bir kutuyken, bir Türk kızının kendi başına nerelere gidebileceğini, nelere cesaret edebileceğini, "taa!!" oralarda neler hissedebileceğini, ne zorluklarla karşılaşabileceğini anlatıyor. Yalnızca gördüğü-gezdiği mekanları değil; insanların duygularını, düşlerini, varoluşlarını olduğu gibi yansıtmaya çalışıyor.

Bence bu kitabı alın okuyun. Hayatınızı tümüyle değiştirmez tabi. Ama bir kaç farklı insan daha tanırsınız, tüm insanilikleri ve sıradanlıklarıyla.

Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Necla Öngüç
13.09.2024
Buket Uzuner, kalemini en çok sevdiğim yazarlarımızdan. Gezi yazılarından tutunda öykü, deneme ve en çok da romanlarıyla tanıdığımız, bizi şaman köklerimizle tanıştıran yazar. Onun genç olduğu yıllarda Türkiye daha pek dışarıya açılmamışken o çoktan açılmış, önce bir düş gezgini olmuş, sonra da bavulunu alıp trenlere atladığı gibi düşmüş yollara. Ve hikayenin başından itibaren bizlerle de paylaşmış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Buket Uzuner.. birlikte yolculuk yapmak gibiydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Şural 19.08.2008
“Kumral Ada, Mavi Tuna” dan sonra işin açıkçası pek gitmiyor. Hıncal Uluçvari; yediği, içtiği ve gezdiği yerleri kaleme almış, al sana “Şehir Romantiğinin Günlüğü.” İlla günlük okuyacağım ve de bu Uzuner’in eseri olsun diyorsanız… Belki… Ama onun yerine çıkın şöyle temiz havada 2 saat yürüyün, gezin. Sonuçta kendinizi daha iyi hissedersiniz. Tavsiye etmem.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir