Her biri tarihi birer belge niteliğindeki mektuplardan oluşan değerli bir eser. Birinci Dünya Savaşı sonrası yurtdışına kaçan ve yurtiçinde bulunan İttihat ve Terakki liderlerinin mektupları gizli kalmış pek çok konuyu gözler önüne seriyor. İçinde en çok dikkatimi çekenler ise, suikaste uğrayan İttihatçıların öldürülmelerini yorumlayan mektuplardı. Mesela 15 Mart 1921’de Talat Paşa’nın öldürülmesinin ardından Doktor Nazım’ın Cavid Bey’e yazdığı bir mektup düşündürücü. Özetle diyor ki;
“Katil saldırının hemen sonrasında yakalandı, ifadesinde ise beş yıldır Talat Paşa’nın peşinde olduğunu, katledilen Ermenilerin intikamını almak için bu suikasti tertiplediğini söyledi. İyi ama Talat Paşa, öldürülmek için peşinde 5 koşulması gereken biri değildi ki. 3 yıl önce ne kadar korumasız ise bu gün de öyle korumasızdı. Tam da Anadolu’da kabine teşkiline giriildiği bir zamanda böyle bir suikast işinin sadece Ermeni intikamı ile açıklanamayacağı düşüncesindeyim”
Evet gerçekten de düşündürücü bir mektup. Aynı yorumlar, 6 Aralık !921’de öldürülen Sait Halim Paşa için İsmail Canbulat tarafından yine Cavid Bey’e yazılan bir mektupta yapılıyor.
Bu kitaba alınmamış ama Ş.Süreyya Aydemir’in “Enver Paşa” adlı eserinin 3. cildinde Cemal Paşanın bu suikastlerden korkarak ortadan üç boyunca kaybolması ve üç ayın sonunda M.Kemal’e bir mektup yazarak kendisinin Tiflis’te bulunduğunu belirtmesi ve Anadoluya geçmek için kendisinden yardım istemesinin ardından Ermeni tetikçilerin giderek Cemal Paşa’ya da suikast düzenlemeleri, tüm bu mektuplarda anlatılanlardan sonra sonra daha çok dikkatimi çekti.