Tante Rosa / Bütün Eserleri 1
Tante Rosa / Bütün Eserleri 1

Kitapyurdu Fiyatı: 164,85TL

Ürüne Git
165Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Tante Rosa
Tante Rosa bir kadındı. Bir kadındı Tante Rosa ve insanlığı, kadınlığından sonra geliyordu. Rosa evini bıraktı, aforoz edildi, orospu olmaya çalıştı, iş kurdu, dergilerden öğrendi hayatı ve gitti. İsyancı değildi; hiçbir zaman yakındığı, sızlandığı görülmemiştir, duyulmamıştır. Onda çoğu insanda bulunmayan bir özgürlük, belki de tutsaklık vardı: gidebilmek. Bıraktıklarının acı verici olması için onlara bağlı olmalıydı, bağlı değildi. Bir bağı yoktu Tante Rosa'nın. "Tante Rosa bir kapı dışarı atılmadır." Tante Rosa, insandan öteydi. Farkında olmadıklarının kendisi için bir önemi yoktu. Çocuklar, koca, iş, yaşlılık. Bunların hiçbiri yoktu onun için. Yine de, "Tante Rosa olmak, yaşlanmaya, uyuz moruk bir kedi olmaya engel değil." Yaşlanırken hayatına giren erkeklerin bir oyuncak kadar, bir eşya kadar değeri vardır. Bütünleşik bir değer sistemindedir hepsi; hiçtirler. Sonuç hiçliğe çıkar, kendi hariç. Perecvâri eşya sayımlarının gizlediği bir değersizlik duygusu, veya bütün değerlerin aynı ölçüde, aynı biçimde yokluğa karışması. Fakat o bunları hiç düşünmüş müdür? Sanmıyorum. O sadece yaşıyordu. Tante Rosa'nın ölümü. Bürokrasinin pençesiyle bunalmamış mıyızdır? Demir bir el kalbimi sıktı, sıktı ve sonun gelmesiyle derin bir nefes almayı başardık. Yine de aklımıza düştükçe bir tıkanma duygusu gelir ve gitmez. O da sadece yaşıyordur, gitmeyi bilmez. 11 hikâyeden oluşuyor Tante Rosa. 11 kesit. Hepsinde bir bağ, tümde birleşen aynı Tante Rosa var. Böyle. Romanla ilgili birçok bilgi var, kitabın sonunda üç inceleme var mesela. Bunları hiç almıyorum, kitabı alanlar okusunlar. Bilge Kitabevi Sahaf'tan 6 TL'ye almışım. 1,5 ay oldu sanıyorum. On numara kitap. Şöyle bitiriyorum: "Ben unutmam ama, Tante Rosa'nın öldüğünü bir ben unutmam. Onu o dehlizlerden ben soktum çünkü. O Rosa ki her dehlize sokulabilir. O Rosa ki istenirse yaşar ve ölür. O Rosa ki şu şartlarda da bu şartlarda da yaşar. O Rosa ki acıklı da gülünç de olabilir. O Rosa ki ne bir nokta ne bir virgüldür. O Rosa ki başkası tarafından verilmiş bir ad, başkası tarafından çektirilmiş acılardır. O Rosa ki beceriksizliklerde ısrardır. O Rosa ki kimseye bir şey öğretemeyip, kimseden bir şey öğrenemeyendir. O Rosa ki düşünde kendi cenazesine gelenleri görüp kendi ölümüne ağlar. Onlar ki hep kendi ölümlerine ağlarlar, kendi yalnızlıklarına, kendi kadersizliklerine ağlarlar. İşte bütün bunları, o Rosa ile birlikte öldürdüm. Noktayı koyup düğümü çözmek için." Hanimiş: Eklemeden edemeyeceğim; Tezer Özlü, Nezihe Meriç, Erendiz Atasü, Peride Celal... Hepsi keyifle okuduklarım, lakin Sevgi Soysal, ne bileyim, ayrı bir güzel geliyor. Helal.
Önder Ercan
Üstat
Yazarın Yenişehir'de Bir Öğle Vakti ve Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu kitaplarını okumuş ve çok beğenmiştim. Okur olan herkese önerimdir. Tante Rosa'yı ise başka sevdim. Bu gidişle tüm kitaplarını okuyacağım sanırım. Rosa hayatı boyunca birçok şeye tutunmaya çalışır. İyi bir eş olmaya, iyi bir anne olmaya, çeşitli işlerde başarılı olmaya, dine, aşka ve hayallerine tutunmaya. Ama her seferinde başarısız olur. İlk bakışta bu, beceriksiz bir kadının hikayesi gibi görünür. Oysa asıl başarısız olanın Rosa değil, onu belli kalıplara sıkıştıran toplumdur. Murat Belge ve Funda Soysal'a sunuşları için teşekkür ederim. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
Derya Çelik
Kitapkurdu
Şiir gibi bir karakterdi . Okuması oladukça akıcı ve bir sonraki bölümde ne olacak duygusunu bama göre taze tuttu . Yazarı sevgiyle anıldığını gördüğümde hayatını da merak ettim . Bir sonraki kitabını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Double_Dragon
Bir kadının hayatından kesitler sunan hikâyeler… Akıcı ama katmanlı bir kitap. Basit görünen hikâyelerin altında yaşayamamışlık, huzursuzluk ve eksiklik hissi dolaşıyor. Kahramanımız Tante Rosa. Ya da belki biraz Sevgi Soysal’ın kendisi, kim bilir. Kitap duyguları dramatize etmiyor; aksine yazar zaman zaman karakteriyle hafifçe dalga geçiyor. Cümleler sakin sakin akarken Rosa’nın hayatındaki kırıklıklar da usulca içinize yerleşiyor. Kitap boyunca onun hep “eksik” kaldığını hissediyorsunuz: Ne tam anlamıyla özgür, ne mutlu, ne de ait olduğu bir yerde… Okurken zihnimden hep Avrupa’da serbest bir hayat yaşamış Türkiyeli bir kadın geçti. Kendi arzuları, cinselliği, hataları ve saçmalıklarıyla; düşüp yeniden kalkmasıyla yaşayan gerçek bir kadın… Belki de bu yüzden Tante Rosa bugün hâlâ çok tanıdık geliyor. Sanırım günümüz Türkiye’sinde hâlâ çok fazla Tante Rosa var.
tlishe
Kaşif
Yazarın okuduğum ilk eseri oldukça farklı bir anlatımı var.
guzi
Kaşif
çok farklıydı yeni bir yazar da keşfetmiş oldum başarılı
Coco Mademoiselle
Bilge
"Ben içimi öldüremem dedi Rosa çünkü içim prensestir "Güzel bir feminist eser, her şaheser gibi yaratıldığı dönem kıymeti bilinmeyen...36'ımda tanıştım kendisiyle tam zamanıydı.Ankara'da oturanlar, Çankaya 'da kafeye çevrilen apartmanına giderse onu orada hissedecektir...40 yıllık yaşantısına 80 yıllık yaşanmışlığı sığdıran Sevgi Soysal'ı...İyi ki bu dünyadan geçtin, iyi ki bu satırları yazdın...Rahmetle ve minnetle...
Özge Karadayı
Tante Rosa’yı okurken yaşadığı tüm olaylara rağmen hayalimde hep çocuksu ruhlu bir kadın canlandı. Tüm toplumsal kurallara ya da inanışlara rağmen içinden geldiği gibi yaşayan bir karakter, kendine özgü. Sevgi Soysal kadınlar için biçilen rolün dışına çıkmayı başarabilmiş, başkaldırısını bile tatlılıkla yapar gibi bir karakter yaratmış.
eeliffy
Şahane bir kalem... Çok övülüyor, çok satılıyor vs vs. diye hızlıca okunup kaldırılmaması gereken bir kitap. Okurken ve okuduktan sonra üstüne mutlaka düşünülmeli. Her döneme uygun...
hernevikitap
Tante Rosa,sirkte,rahibe okulunda ,evlilikte,evinde çocuklarıyla olamayan, eşleriyle evliliği sürdürmeyen,çirkin olan bir şeyi tekrar etmeyen,hayatta tutunamayan ama her defasında kendi içine tutunan,her kavramın anlamını bulacağına ve öyle yaşanacağına inancı olan bir kadındır. Evinden ilk çıkıp gittiğinde,kilise tarafından aforoz edildiğinde onu nasıl bir hayat bekler? Yaşlandığında onu bekleyen bir sefil gibi ölmek mi,yoksa mutlu bir hayat yaşayıp ölmek mi,yoksa hiçbir şey midir ?Birbirine bağlanan on dört hikâye,Almanya’da bir kasabada Katolik inancıyla yetişen Rosa’nın hayatını kâh ironi,kâh kederli bir dille anlatır. Toplumla olan çatışması kadar kadınlık içgüdüsü ile toplumun beklentileri onun iç dünyasında da bir çatışma yaratmıştır.O,içindeki sesi dinler.Bu noktadaysa bir kadın olarak bireyliğini inşa ederken toplumla çatışması ve bu çatışma sonrasında bedel ödemesi başlar.
dincerenc
Kaşif
Türkiyede feminist edebiyatın öncü metinlerinden. Bu nedenle zamanında eleştirilmiş olması şaşırtıcı değil. Bu hikayenin bu kadar sıcak bir dille aktarılmış olması çok büyüleyici
okuyanguzelll
Bilge
Tante Rosa kadınlara koyulan kurallara başkaldırır. Feminist edebiyatımızın öncüsü bence. Mutlaka okunmalı
Zehra Eda  Ertabaklar
Kitapkurdu
Kitabın ilk basımıyla yaşıtım.Yayınlandığı dönemde çok eleştirilen kitap günümüzde de tartışılan kadınlık rollerinin çatışmasıyla ilgilidir.Daha önce okumuştum,şu anda da kitaplığımda
bluerose333
Kitapkurdu
Farklı bir beklentiyle almıştım ama yine de hoşuma giden bir tarzı var
blackmeyil
Kitapkurdu
Kadının geri planda olduğu topraklarda dudaklara su serpen gülümsemenin adıdır Sevgi Soysal. Merakı, kendini ve dünyayı keşfedişi, girişimciliği, cesareti, kendine değer verişi, denemeleri, yanılgıları, öğrenmeleriyle topluma aykırı bir karakter olarak yaftalansa da aslında toplumun kadına uygun gördüğü kalıplardan taşan bir karakterdir Tante Rosa. Kadını, kendi doğrularıyla hizalamaya çalışan düşünceler için ironik bir eleştiridir.
gzloln
Kitabın beni en çok etkileyen bölümü ikinci kısımdır
OKTAY76
Kitapkurdu
Yazıldığı dönemi dikkate alarak okumak da fayda var. Aykırı görünen bir hayat ama aslonan insan.
KY-2477827
Türk edebiyatının kadın yazarları dili ustaca kullanmasını çok iyi biliyor... Sevgi Soysal'ın anlattıklarından çok, anlatma biçimi etkiledi beni... öykülerden oluşan roman diye de okunabilir olması ayrıca güzeldi... Selçuk Demirel'in desenleri yazarın ironik üslûbuna ne güzel de ayak uydurmuş...
Queen Kiki
Yazarı tanımak için ideal bir eser.
fadik
Kaşif
Cok akıcı idi bayılarak okudum diyemem ama pişman da değilim okuduğuma, beklentim çok yüksekti sanırım beni sarmadı pek