Anlamsız bir savaşa gönderilen askerlerin,öfke ve hınçlarının dışa vurumu gibi,ne işimiz var Kore Savaşı'nda.Çok güzel bir roman.
1 Temmuz 2022
Hasan Ballı Erzurum
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Baskısı olmadığından dolayı serinin okuyamadığım tek kitap. Yeni baskısının olduğunu duyunca hemen şiparişimi verdim. Bu kitabıda zevkle okuyacağıma eminim.
Kore Savaşı'nda niye gittik, ne yaptık? 27 Mayıs ihtilali öncesi ve sonrası. Bu konularla ilgili belki ilk yazılar Attila İlhan'a ait. Özellikle savaş anlatımı olağanüstü. Yazarın diline alışanlar için okuması oldukça zevkli ve bilgilendirici olacaktır.
Tuncay Özkanın Sözde Ermeni soykırımına karşı ülkemizi savunma amaçlı yazmış olduğu bu kitapta Ermenilerin Türklere yönelik asılsız iddialarına cevap vermekte taşnak sutyun ve Hınçak terör örgütlerinin faaliyetleri konusunda tarihsel bir süreci okuyucuya sunmaktadır. Ermenilerin Osmanlı topraklarındaki yaşantılarına dair örneklerde verilen kitapta Soykırım iddialarının ne denli aslısız olduğu ortaya konulmaktadır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
27 Mayıs'ın gerçek kahramanlarının da konuk karakter olduğu bu eser,eyleme dökülmüş iyi niyetin bile her zaman istenen sonucu vermeyeceğini hatırlatıyor bizlere.İlhan'ın kaleminden,bir başka yakın tarih panoraması,Aynanın İçindekiler'in 3.kitabı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
50 li ve 60 yılların siyasi buhranları içerisinde türkiyenin kore savaşına katılımı ve sonrasında gerçekleşen 60 darbesinin ve onun yönetimini anlatan yazar başkarekter demir çukurcalı ile okunması bir zevk olan bir eser oluşturmuş.sizi tamamen o yıllara götüren eser aynanın içindekiler serisinin 3. kitabı olduğu için diğer kitaplarla bağlantılı....ama okuduğunuzda bu gün bile ülkemizde olanları daha iyi anlayacaksınız....
türkiye cumhuriyeti yöneticilerinin, aydınlarının ve halkının açmazlarını gözler önüne sermesi bakımından önemli bir eser. fikirlerine katılmayabilirsiniz ( ben katılmıyorum mesela ) ama bir döneme ışık tutması, aydınların "yaralı bilinçlerine" tuz basma çabası, düşünene bir beynin ızdırablarını içermesi metni çakici kılıyor. her ne kadar attila bey jakobenizmi yüceltir görünse de türkiyenin en büyük handikaplarından biri olan jakobenizm ve bonapartizmin sonuçta nasıl diktaya, ucundan kıyısından faşizme bulaştığını görebileceksiniz. ayrıca nefis bir türkçe. özenerek işlnmiş karakterler var. kurgu harikulade. bazen öyle istanbul manzaraları var ki, bir anda sahnenin içine giriverip, boğaza karşı çay içebiliyorsunuz.
Atilla İlhan'ın okuduğum ilk kitabı. Ben yazarları yaşarken de takdir ederim aslında, ama Atilla İlhan'ı şu zamana kadar bir türlü okuyamadım. Tesellim, bu süre içinde boş da durmamış olmam.
Kitabı Atillla İlhan'ın ölümü dolayısıyla şimdi okudum, ama birazdan yazacaklarımın yazarın ölmüş olmasıyla alakası yok. Bir yazarı beğenirsem beğenirim; beğenmemişsem de ölmüş veya yaşıyor olması yazarlığı konusundaki fikrimi etkileyemez. Atilla İlhan'ı okumaya yeni başladım; ve her ne kadar onu okumadığım süre içinde başkalarını okumuş olsam da, çok şey kaçırdığımı hissettim. Bir kere bu kitap bir anlamda bir tarih kitabı; 27 Mayıs darbesini, öncesini ve sonrasını, diğer kitaplardan farklı ayrıntılara değinerek, sıkmadan anlatıyor. Ayrıca ilk 100-120 sayfada bir Kore Savaşı anlatımı var ki; ben savaşın anlamsızlığını böyle anlatan bir de film hatırlıyorum-Doğum Günü 4 Temmuz.
Kitabın diline ve üslubuna değinmemek de suç işlemek gibi olacak-özellikle piyasadaki, bu konuda zavallı durumda olan onbinlerce kitabı ve Türkçe'yi gerektiği gibi kullanmaktan aciz yazarları düşününce. Kitapta bir çok eski sözcük var. Ben eski sözcükler kullanan başka yazarlar da biliyorum ki, kelimeler yerli yerine oturmayınca komik oluyorlar. Atilla İlhan'ın yazı dili bana o kadar zevk verdi ki, yazar benim, hakkında pek fazla bir şey bilmediğim bir konuda, mesela demir işlemeciliği konusunda falan bile yazsaydı, zevkle okurdum. Keşke yazar diye geçinen bazı şahıslar Atilla İlhan'ın kitaplarını okuyup dilin nasıl kullanılacağını biraz inceleseler; ya da yazmayı bırakmaya karar verseler. Çünkü kitapta kullandığı dil doğru olmayan bir yazarın, okurların özellikle bazılarına-gençlere-zarar verdiğini düşünüyorum. Bu arada kitapta argoya karşı olduğum da zannedilmesin-ben dilin yanlış ve özensiz kullanılmasına karşıyım.
Sonuç olarak bu kitaptan çok büyük zevk aldım, bilgi aldım, Atilla İlhan gibi bir yazarımız olduğu için gurur duydum. İçimden de ruhu şad olsun demek geliyor.
Kore savaşı yılları ve hükümet başkanı Menderes siyaset ve ordu içieçe askerle<br />siyasiler arasındaki mücadele "ya siz ya biz" denene yıllar..<br />Önce korede savaşmış sonrada 60 ihtilalini Atatürkçü ve halkçı bir yönetimi tekrardan diriltmek için devrim komitesine giren bir yüzbaşı ve <br />feminist bir gazeteci kızın içinde yer aldığı olaylar anlatılıyor..<br />ilk 120 sayfası biraz sıkıcı geliyor insana Kore savaşınıda Türk tugayını anlatıyor ama bundan sonrası asıl yaraya tuz basılması gereken olaylar başlıyor...<br />