Çerçeve ve Geçiş'in ardından Övgü'yü de okuyarak İngiliz yazar Rachel Cusk'ın üçlemesini tamamlamış oldum. Bu üçleme bir klasik müzik eseri olsaydı bir sonat değil senfoni olurdu bence: çünkü müthiş çoksesli metinler ve şayet bu bir senfoni olsaydı; bu son bölümü de tam bir allegro olarak niteleyebilirdik - çok güçlü ve tempolu bir kapanış.
Çoksesli; çünkü Cusk bizi yine bir sürü farklı insana kısa ama derinlikli bakışlar atmaya, onların sesini duymaya davet ediyor. Çok acayip bir şey bu yaptığı, öyle ki metinde şöyle bir görünüp geçen karakterleri, üç kitap boyunca bizle olan anlatıcımız Faye'den daha iyi tanıyoruz. Edebiyatta birinci tekil anlatıcı tercihi genelde sesin sahibini aşırı iyi tanıyacağımız, iç dünyasına dalacağımız, hakkında bir sürü şey öğreneceğimiz anlamına gelir, Cusk'ın metninde ise tam tersi: anlatıcımız bakıyor ve aktarıyor. Tabii görme biçiminden kendisine dair bir şeyler öğrenmemiz mümkün, ama o düşünce egzersizini bize bırakıyor yazar. Teknik olarak müthiş ilginç bence bu yaptığı iş.
Çerçeve'nin ardından bu ilk kitabı biraz donuk bulduğumu, anlatıcı olayların fazlaca dışında kaldığı için içine girmekte zorlandığımı, ikinci kitap olan Geçiş'te bu hissimin biraz kırıldığını yazmıştım, Övgü ile beraber iyice alıştım tekniğine. Bu kez anlatıcımız yazar Faye, ülke dışında bir edebiyat konferansına gidiyor ve orada tanıştığı başka yazarlara, çevirmenlere, gazetecilere bakıyor, onları dinliyor, bize aktarıyor. Bu anlatılarda ana izlek toplumsal cinsiyet ve özellikle kadın olmak meselesi. Aktardığı süssüz öykülerde günümüzde kadın olmanın binbir zorluğuna ve dönüşen toplumsal cinsiyet rollerine dair üzerine düşünülecek çok şey var.
Şu alıntıyla bitireyim: "Bir erkek çocuğunun, erkek olmayı öğrenmek için babasına özel bir biçimde ihtiyaç duyduğuna ilişkin bir inanış var. Ama ben oğlumun erkek olmayı öğrenmesini istemiyorum. Ben onun tecrübe yoluyla erkek olmasını istiyorum. Nasıl davranacağını, bir kadına nasıl muamele edeceğini, kendi adına düşünmeyi yaşayarak bulmasını istiyorum. İç çamaşırlarını yere atmayı ya da erkek tabiatını mazeret olarak kullanmayı öğrenmesini istemiyorum."
Metnin içindeki, insan psikolojisinin deriniklerini tespit ettikçe yeni ülkeler keşfetmişcesine bir heyecana kapılıyorsunuz... Rachel Cusk 'ı özgün yapan da bu...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin son kitabı.. Yazarın dili çok iyi, tatmin edici ama ilk ikisinde kapıldığım rüzgarı burada hissedemedim, bitirirken zorlandım biraz. Ama üçlemeyi tamamlamak için mutlaka okunmalı..