Seiobo Orada, Aşağıdaydı
Seiobo Orada, Aşağıdaydı

Kitapyurdu Fiyatı: 370,04TL

Ürüne Git
6Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
13.05.2026
Seiobo Orada, Aşağıdaydı
Of, bu neydi böyle ya, nasıl bir şölen? Sanki Calvino’nun seçtiği bir konuyu oturmuş Saramago yazmış da ortaya bu László Krasznahorkai kitabı çıkmış desem, bilmiyorum bir şey ifade eder mi? Anlatmaya çalışacağım. Taze Nobelli Krasznahorkai’nin Seiobo Orada, Aşağıdaydı'sı; yazarın daha önce okuduğum Şeytan Tangosu kitabından epey farklı ve çok daha kolay okunan bir metin. Yazar bunun bir roman olduğunu söylüyor ve yazarın beyanını esas almalıyız, ama aslında birbirinden bağımsız öyküler içeriyor; sadece bir tematik ortaklık var aralarında: o da tüm öykülerin sanatla ilişkimiz üzerine olmaları. Kitabın bölümlerini Fibonacci dizisine göre numaralandırmış yazar. Fibonacci dizisi her sayının kendisinden önceki iki sayının toplamı olduğu bir sayı dizisi; yani 1, 2 ve 3’ten sonra 5’e geçiyoruz (bilin de benim gibi okurken “aa... 4’ü hiç hatırlamıyorum, 3 öykü okumadım mı ben? 4 neydi ki” demeyin) ve 2584. bölümle bitiriyoruz. Görünmez Kentler’i konuştuğumuz kulüpte Calvino’nun da o kitabı nasıl matematikle ördüğünü ve Fibonacci Dizisi’ne başvurduğunu anlatmıştım, katılanlar hatırlayacaktır. Bana Calvino hissi veren şeylerin başında bu geliyor. Saramago hissi verense tamamen yazma şekli. Virgüllerle ayrılmış cümleler ve metnin içine yedirilmiş diyaloglar; bana bu kitaptan birkaç pasaj okuyup “kim yazmış sence” diye sorsanız hiç düşünmeden Saramago derdim, o kadar benziyor. (Gerçi yer yer Thomas Bernhard’ı da andırdığını söyleyebiliriz.) Sanatsal üretim kadar sanatı tüketmeye, yani sanat eserinin izleyiciye yaptığı şeylere de odaklanan, merkezinde sanatın insanda yarattığı esrime duygusu olan ve dünyanın binbir yerinde geçen hikâyeler barındıran bu romanı ben çok, çok sevdim. Özellikle daha önce gittiğim yerlerde geçen öyküleri (Floransa, Barcelona, Atina, Paris...) okumaktan ayrı bir haz aldım. Ve Gün Benderli çevirisi elbette bir şaheser. Topraktaki hayalî atları kazıyarak çıkarmaya kendini adamış Grigorescu’nun hiç unutmayacağım öyküsünden bir cümleyle bitireyim: “Çok yavaş bir hareketle kollarını iki yana açarak bütün çevreyi işaret etti. Çok zayıf bir sesle daha o kadar çok at var ki, dedi.”
vva1
17.02.2026
Merak ettiğim bir yazardı. Kitap kısa hikayelerden oluşuyor, din teması oldukça fazla kitapta. Japon kültürü ağırlıklı. Herkese hitap etmeyebilir. Oku unut kitaplardan.
Dilara Yıldıran
13.07.2023
Konusu ilgimi çektiği için aldım henüz okumadım. Hasarsız elime ulaştı teşekkür ederim
KY-7124563
22.12.2020
çok efsunlu bir metindi,çok keyif aldım.
kaptüs_07
Kitapkurdu
18.03.2020
favori macar yazarlarımdandır.Varoluşçu bir anlatımı var.
KY-2501348
26.05.2019
Konusu çok enteresan geldi o yüzden aldım bakalım.