15Yorum
Reyhan Aydınlıyurt
Üstat
Okuyunca uzun süre etkisinden kurtulamadım.Hayatta kalmanın ne kadar zor olduğunu ancak bu kadar güzel anlatılır.
MellieS
Kitapkurdu
26.03.2022
Dünyanın neresinde olursanız olun, gecekonduda sefalet içinde yaşamanın verdiği etki aynı. Anı defterindeki olaylar güzel derlenmiş.
tosmakangel
Kitapkurdu
22.03.2020
Bu muhteşem günlüğü okumak ancak nasip oldu. Normalde günlükler insanlara sıkıcı gelebilir. Ancak zor yaşam koşullarının içindeki Carolina Maria De Jesus, üç çocuğuna bakmaya çalışırken, hayatındaki olayları öyle sade ve doğal bir şekilde yazmış ki hayran olmamak elde değil. Brezilya "Favela"sında bekar bir annedir Carolina. Üç çocuğunu doyurabilmek için, çöp toplayıp üç beş cruzeiros kazanmaya çalışmaktadır. Zaman zaman isyan etse de, annelik duyguları öyle yoğundur ki, çocuklarını bir de annesiz bırakmamak için, günlük yazarak hayata tutunmaktadır. Sonunda bir gazeteci onu keşfeder ve gazeteye çıkar. Sonra da bu muhteşem kitap basılır, hatta 14 dile çevrilir ve dünya basınında yankılanır.
zoella
23.09.2018
Okuduğum en güzel kitaplardan biri.Çöp toplayarak çocuklarını bir barakada nasıl büyüttüğünü, yan yana zengin ve fakir mahallelerindeki ayrımı, hayatına giren, hatta tecavüz eden iğrenç adamları yani yaşadığı sefil hayatı konu alıyor. romanın beni ne kadar etkilemiş olduğunu yıllar sonra farkettim; aklımda en belirgin kalan kısmı ise; kadının eline umduğundan birkaç kuruş fazla para geçtiğinde çocuklarının her birinin hoşuna giden ufak şeyler alması oldu.
nevrat
24.06.2011
20'li yaşlarımda okumuştum bu romanı. Hayatım boyunca romanın üzerimde bıraktığı etkiden kurtulamadım. Belki yüzlerce kitap okumuşumdur ama ayrıntıları ile hatırlayabildiğim nadir romanlardan biridir.Mutlaka okunmalı.
CT&ND
Kaşif
15.02.2011
Günlüklerden oluşması ve gerçek olayları anlatıyor olması açısından güzel bir kitap. Okurken hüzünleneceğiniz öfkeleneceğiniz meraklanacağınız bir ktap.
HİDİŞKO
22.09.2010
Toplumun en dibindeki,gettodaki yaşama birinci elden tanık olmak çok ilginç.Bir edebi eser değil,bir günlük.Samimiyeti ve anlatımı ile bir edebi eser olsa ancak bu kadar anlatabilirdi dedirtiyor insana.Dünyayı anlamaya katkısı olan bu eser kaçırılmamalı.
Abdullah Tosun
13.04.2010
İnsanın ve insanlığın olmadığı her yer ''çöplük''tür. Her insan bir yönüyle insanlığın resmidir; hele bu bir anneyse durum çok daha net görülür. Çıkarcı, bencil, hoyrat, nobran, riyakar... bir dünyanın, insanlığın ''çöplük''ten ayan beyan görünümü. Görmek istemediğimiz, görmezden geldiğimiz, yokmuş gibi davrandığımız bir hayatın yüzümüze çarpılışı. Unuttuğumuz, hatırlamak istemediğimiz, unutturmaya çalıştığımız ancak gerçeğin ta kendisi olan bir hayatın '' acıdan yalıtılmış'' dünyamızın utanç tablosu. Politikanın her yerde iğrenç olduğu, insanın maske üstüne maske takıp nasıl aslından uzaklaştığının küçük bir fotoğrafı...
Kitabın önemi ''küçük'' insanların ''basit'' hayatını tüm çıplaklığıyla göz önüne sermesinden geliyor. Yayınevi veya çevirmen bu tadı almamak için ellerinden geleni yapmışlar.
Özellikle fildişi kulelerinde oturanların okuması gereken bir kitap; ancak baş ucu eseri olarak da addedilmemeli, büyütülmemeli.
ozlemtopraktunc
10.10.2009
illede okuyun diyemiyorum çok vasat ve çogu yerde çok sıkıldım ama merak edenler alıp okuyabilirler
denyel
Kitapkurdu
12.01.2009
Malcolm X i okuyordum.Malcolm zenci-beyaz arasındaki husumeti anlatırken ve zenci gettolarında çekilen açlığı, kendi çektiği açlığı anlatırken bu kitaba atıfta bulunuyordu.O'ndan kötü bişey gelmeyeceğini düşünerek bu kitaba başladım ve tahminimde de yanılmadım..Ağzınıza koyduğunuz temiz her lokma için size defalarca şükrettirecek bir kitap..
Fatih TÜRKMEN
08.01.2009
Bu kitap Brezilyalı zenci kadın, Carolina Maria de jesus’un hatıra defteridir. Kadının sefaletlerle dolu hayatında çektiği açıları dentansı bir şekilde anlatmaktadır. Roman bir gazetecinin tesadüfen bulup okumasıyla ortaya çıkmıştır. Afrika’nın Sao Paolo şehrinin kenar mahallelerinden biri olan Favelada’ki gecekondularda 9 metrekarelik iki göz odada üç çocuğu ile yaşamını (yaşadıklarına da yaşam denecekse) sürdüren bu kadının ve Favelıların yaşadığı insanlık dramını konu edinmektedir.
Kitap Zamanı’nda (aylık Zaman gazetesi eki) ” Benim Kitaplarım “köşesinde Sadık Yalsızuçanlar’ın “Çöplükten Sözlere “ yazısında bu kitabı okumaya yelken açtım. Kitabı okuyuşum da okumanın tadına varmayı ve kitabın cümlelerinin ve kelimelerinin şimdi böyle bir dramı bizlere anlatma ve bizi haberdar etmek için ne kadar yayarlı olduğunu gördüm. Carolina sefil, rezil ve fakir mi fakir bir hayat yaşıyor. Açlığın renginin sarı olduğunu ilk defa ondan öğreniyorum. Bir annenin açlığın boynuna zincir vurduğu yoksulluğun ayaklarına prangalar taktığını , fakirliğin ellerine kelepçe vurduğu ve bu durumdan dolayı çok defa yaşamayı ölmeye yeğlediğini ve inancının buna engel olduğunu ve dua zırhını kuşanarak bu mahkumiyetlere göğüs gerdiğini bizlere göstermektedir. Carolina : “Hayatta yaşamaktan daha zor bir şey yoktur.” diyor. Gerçekten de doğru söylüyor. Carolina bana sahip olduklarımın kıymetini bilmeyi öğretti. Bu kadın, içinde bulunduğu çıkmazlardan, yazarak ve okuyarak çıkmaya çalışıyor. Geceleri kendine gökyüzünden makasla elbiseler kesecek kadar da hayaller kuruyor. Güne her sabah çoğu kez üçte ya da dörtte su almak için sıraya girerek başlıyor ve dilinden sabah şarkıları hiç eksik olmuyor.
Bu kitab; mutlaka her okurun okuması gereken bir kitaptır. Tekrar tekrar okunarak da insanlığımızın cilalanması gerekir. Çöplük, bana: “Hayatta yaşamaktan daha zor bir şey yoktur.” hakikatını yeniden idrak etmemi ve öğrenmemi yeniden sağladı vesselam.
KY-441875
09.06.2008
ibret vesilesi olabilecek bir kitap; yazarların dahi tavsiye etmesi sanırım bu yüzden... ancak dili öyle kötü ki, konsantre olup okumak neredeyse imkansız. yazarın eğitimli olmayışından kaynaklanan kopukluklar zaten var, bir de tercümenin bozukluğu ve özensizliği eklenince kalite iyice düşüyor. belki başka bir yayınevinden, başka bir tercüme ile okunabilir...
Işığın Hanımı
29.05.2008
kitap fakirlik içinde yaşayan carolinanın günlüğüdür.bu günlük daha sonra basılmış ve carolinayı yaşadığı çöplükten kurtarmıştır.Brezilyanın arka mahallelerini,oradaki halkın yaşayışını hakkında bazı bilgiler ediniyorsunuz.sahaftan öylesine almıştım fakat beklediğimden güzel çıktı...
Gökhan KÖROĞLU
18.09.2007
Kitabı büyük bir heyacanla okumak için sayfalarını çevirdim.Fakat doğrusu edebi bir eserde aradığım kaliteyi bulamadım.Sürekli birbirini tekrar eden klişe cümleler var.Kitap fakir ama hayatta kalmak için mücadele eden bir dul kadının günlüklerininden oluşuyor.Kitapta zaman zaman dikkate değer cümleler olsada daha iyi kitapların okunacağını düşünüyorum.
KY-33759
16.06.2007
açlığı , sefaleti , cahilliği anlatan büyük kentin varoşlarının , gerçeklerini , orada yaşayan duyarlı ve düşünen bir kişinin gözlerinden izlememizi sağlayan günlük şeklinde tutulmuş güzel bir kitap