Melek Sanmıştım Şeytanı (Cep Boy) (Tam Metin)
Melek Sanmıştım Şeytanı (Cep Boy) (Tam Metin)

Kitapyurdu Fiyatı: 14,91TL

Ürüne Git
70Yorum
Günümüzde yaygın olan ilişki aldatmacaları, insanları hor görmek, talihsizlikler, cahil halkın insan üstündeki baskılarını önceki yüzyılda da konu edinen birkaç hikayeden oluşuyor. Okurken günümüzde de eleştirilen bu konuların hâlâ aynı olduğunu, ilerleme katedemediğimizi görüyoruz. Hikayeyi okurken insan küçük çaplı krizler geçiriyor. Hikaye sonlarında ise hikayeye dair genel bir bakış açısı ve toplumun refahını bozan talihsiz yargılama ve aldatmacalar hakkında eleştiriler var. Okuması çok pratik ve etkileyiciydi. Ders aralarında, toplu taşımada birer hikaye rahatlıkla okunabilir. Okuyup kendime bir şeyler kattığımı düşünüyorum. Tavsiye ederim :)
Natüralizm neyi anlatır sorusunun yanıtını Hüseyin Rahmi 6 öykülük Melek Sanmışım Şeytanı kitabının son öyküsünün son sayfasında vermiş: “Yaşarken bir yararsızlık, bir boşluktan başka bir maksat göremeyen filozofların bu garip düşüncelerini bileydi kuşkusuz onlara: ‘Cahiller, boş dediğiniz bu hayatın zulümle, haksızlıkla, hıyanetle, aptallıkla dolu olduğunu görmüyor musunuz?’ eleştiri ve yakınmasıyla haykırırdı.“. Natüralizm hayatın acı gerçeğini anlatır. Kitabın en iyi öyküsü Ahlak Humması, Asansör ve Melek Sanmışım Şeytanı iyi öyküler, diğerleri vasat.
Kısa hikâyelerden oluşan Melek Sanmıştım Şeytanı, 1900’lerin ilk yarısına ışık tutan eserlerin başında geliyor. Toplumsal meselelere akıcı diliyle, yalın üslubuyla temas eden eser, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ironi ve mizahla örülmüş kitaplarının en akılda kalıcı olanlarından biri. “İyi, kötü ne olursa olsun, maksat gönül rahatlığına ermekti. Biz karımlla bu huzuru bulmuştuk. Çoğumuz böyle değil miyiz? Hayatın bazı sahte durumlarını gerçeğe almak yanılgısıyla yaşayıp gidiyoruz. Hep aldatmak, aldanmak oyunları içindeyiz.” Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın mizahla örülü güzel bir eseri daha...tavsiye ederim.
favori yazarlarımdan. her zamanki gibi keyifliydi
Melek Sanmıştım Şeytanı, Hüseyin Rahmi’nin insan doğasındaki o korkunç ikiyüzlülüğü, sahte dindarlık ve namus maskelerini nasıl birer birer indirdiğinin çarpıcı bir belgesi. Saf bir güvenin, hilekâr bir zekâ karşısında nasıl darmadağın olduğunu izlerken, yazarın o zehirli ama haklı mizahı bizi kendimize getiriyor. Kitabı kapattığımda anladım ki; dışı nur, içi kir dolu olanların en büyük silahı, karşısındakinin "iyilik" zannettiği o masum boşlukmuş.
Kitabın sonundaki 'Asansör' öyküsü en iyisiydi bence.
hikayelerden oluşuyor, fena değil
Birkaç tane hikayenin birleşiminden oluşuyor kitap. Tamamen gündelik hayattan insana ve insan ilişkilerine dair toplumsal değerlerin de işlendiği bir eser.
çok keyifli ve düşündürücü bir eser
Hikayelerden oluşuyor. Hüseyin Rahminin edebiyatımıza fantastik dünyada verdiği yönle insan duygularını tanımamıza yardımcı oluyor. Kitaba adını veren eserdeki kıskançlık duygusunun yoğunluğu ve sonuçları çok güzel işlenmiş.
Gürpınar yine güldürürken düşündürmüş. Herkese tavsiye ederim.
düşündüren ve etkileyici eser
Yıllar öncesine dair kısa , insanları tanıyan ve tanıtan öyküler.
kısa öyküler var güzel
Gürpınar'ın üslubu ve anlatıları keyif veriyor.
Akıcı, kısa öykülerden oluşan bir kitap
Çok ince bir çırpıda okunacak bir kitap. İçinde 6 hikaye var
Kitap 6 hikayeden oluşmaktadır. Sırasıyla melek sanmıştım şeytanı, Allah gönlüne göre versin, misafir, dağların şenliği, ahlak humması ve asansör. Melek sanmıştım şeytanı hikayesinin konusu karısını aldatan bir koca hakkında. Allah gönlüne göre versin hikayesi zengin bir adamın ihtiyacı olan insanların ondan para istemesiyle alakalı. Misafir hikayesi başka bir şehirde yaşayan ailenin para bulmak umuduyla İstanbul'a gelmesi ve 19 gün boyunca bir akrabalarında kalması ile alakalı. Dağların şenliği bir adamın ayıları sevmesini konu alıyor. Ahlak humması birbirini aldatan karı koca hakkında. Son hikaye asansör ise çirkin bir kızın acı dolu hayatını anlatıyor. Kitabı çok sevdiğim söylenemez ve bence hika.
kısa hikayelerden oluşan akıcı ve keyifli bir kitap bir solukta okuyacaksınız
Hem ataerkil bir toplum anlayışına tepki gösterilmiş konusuyla hem de mükemmel üslubuyla çok beğendim