oncelikle ceviride enfes bir turkce ve konuya vukufiyeti tebrik etmek gerekiyor.
enduluslu hakkinda kesinlikle en hos calismalardan biri.
ancak keske onun hakkinda ikide bir "seyh-i ekber" denmeseydi; zira bu acikcasi akademik bakisi biraz zedelemis gibi.
zira bir kitap (teziniz de islediginiz biyografi ve monografi kisileri de) yazarin cocugu gibi oluyor ve onu korumak kollamak ihtiyaci duyabiliyor. muhterem orhan okay anlatmisti yanilmiyorsam: besir fuad calisirken onu sanki cocugummus gibi sahiplenmistim.
claude addas'in bu eserinden sonra babasi michel chodkiewicz'in sahilsiz umman eseri de okunmali.
once bunu okumakla iyi eylemde bulunduguma inaniyorum.
yazar, enduluslu hakkinda elestirilere deginirken nedense objektiflikten ayrilip subjektif bir dil kullanmaya basliyor. ibn teymiyye icin "polemikci" derken enduluslu'yu tekfir listelerine alan sehavi gibi alimleri de sadece ismen zikrediyor ve uzun aciklamalar vermiyor. bu insanlar neden onu tekfir ettiler? nereleri elestirdiler? ornegin kitabta bir yerde deniyor ki -hem de diyen ibn hacer el-askalani- ibn arabiyi ovenler acaba onun fasslarini gormediler mi? evet gercekten te'vil edile edile anlasilmaz bir yapiya burunen islam akaidindeki sapmalarda enduluslu'nun hic mi sucu yoktu? hallaci oven enduluslu,kendinden onceki bir cok sufi icin garip aciklamalar getiren bu sufi en ust velayet noktasi olarak muhammedi velayetin bittigini soylerken onun asrindan cok sonra gelen ahmed faruk es-serhendi ona ve akimina (vahdet-i vucud) tenkidlerde bulunmustu. bunun yerine vahdet-i suhuda yer vermisti.
son sozler olarak;
tercume harika, literaturun diline vukufiyet harika.claude addas'in ibn arabi taraftari kayitlari ve eserlerden faydalanmasi harika ama tenkidlere yeterli yer verilmemis. buyuk teymiyyeyi tanimayanlar onu bu kitaptan sadece polemkici ve ibn arabi dusmani sanacaklar. ama sadece o degil ki ibn arabi icin seyh-i ekfer diyen.