Yazar kitabında; Kur'an'ın ortak iyinin iktidarı adını verdiği bir siyasi perspektifi öngördüğünü belirtmekte, Bu perspektifinde insanlığın vicdani arayışı ile paralel seyrettiği ve evrensel olduğunu ispat etmeye çalışmaktadır. Bu kapsamda Hz.Adem'den günümüze Din-Devlet düşüncesini tarihte öne çıkmış şahsiyetler nezdinde değerlendirirken bütün çağlarda benzer şeyler söyleyenler olduğu, bunun da Kur'an ve Hz.Muhammed'in çerçevesini çizdiği Adalet, Emanet, Ehliyet, Meşveret, Maruf'u emretmek ve Münker'den sakındırmak kavramları etrafında şekillendiğini belirtmektedir. Devete neden gerek olduğu, manası, kimin yöneteceği, nasıl yönetileceği ve ne yapacağı gibi sorulara verilecek cevapların yukarıdaki kavramlar çerçevesinde şekillenmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Tarih boyunca Sünni Saltanat İdeolojisi ve Şii İmamet Mitolojisinin nasıl oluştuğu, beslendiği kaynakların neler olduğu belirtilerek son dönemdeki 3 evrilmeden bahsedilmektedir.
Birinci evrilmenin ana temasının devleti kurtarma, ikincisinin devlet kurma, üçüncüsünün ise devletin ne olduğunun baskın olduğu bir arayış olduğunu belirterek bu dönemlere ait simalardan seçmeler sunmaktadır.
Kitaptaki görüşler özellikle Kur'an'dan ayetler referans gösterilerek desteklenmektedir. Ama bazı ayetler bağlamlarından farklı değerlendirildiğinden farklı noktalara ulaşılmaktadır. Bakara 256.ayet bunlardandır. "Dinde zorlama yoktur.." dan yola çıkılarak devletin insanlara inançlarını yaşama konusunda herhangi bir baskısının olamayacağı ifade edilmektedir. Ancak ayette ifade edilen özgürlük din seçme ve o dini yaşama konusundadır.
Yine tarihte öne çıkan şahsiyetler değerlendirilirken peygamberlerlerin mesajlarıyla benzerlikleri olduğu belirtilmekle birlikte, mücadelelerinin peygamberin misyonuyla aynı olduğu havası verilmiş ki bu bence doğru değil.
Kitap genel olarak hoşlanarak okuduğum, güzel bir çalışma. Yazarı tebrik ederim.