Uygarlıkların Batışı
Uygarlıkların Batışı

Kitapyurdu Fiyatı: 130,00TL

Ürüne Git
136Yorum
Uygarlıkların Batışı
Çok etkilendim, bayıldım. Pandeminin hemen evvelinde yazılmış olan bu kitap, başımıza gelecek felaket karşısında insanlığımızın nasıl davranacağına dair maalesef çok isabetli tespitler içeriyor. Ben siyaset bilimi mezunuyum, belki biraz da formasyonumdan mütevellit dünyamızın gidişatı, uygarlıklarımızın vaziyeti gibi konular zaten ilgimi çekiyor, ancak bu kitabın siyasete özellikle merakı olmayanlara da tat vereceğini düşünüyorum. Olağanüstü berrak bir dille yazılmış (ve çok iyi çevrilmiş, Ali Berktay’ın eline sağlık); herhangi birinin, ya da bir akademisyenin yahut bir gazetecinin değil de, dünyayı gözlemlemekten bıkmayan bir edebiyatçının kaleminden çıktığını ilk cümlelerde anlıyor insan. Sanırım şöyle demek mümkün: bu kitap bir ağıt. Ölüm döşeğindeki medeniyetimize, çökmekte olan idealarımıza ve geleceğe dair duyamadığımız umuda yakılmış çok içli ancak bir o kadar da derinlikli bir ağıt. Bir kişisel not: kitabı okurken Zbigniew Preisner radyosu dinliyordum; kitabın son cümlelerini okurken evren bana Kieslowski’nin Mavi’sinin meşhur şarkısı Song for the Unification of Europe’u çalmayı uygun gördü. Ne acayip – Maalouf’un ağıdının en güçlü kısımlarından birinin Avrupa’ya yönelttiği serzeniş olduğunu hatırladım, şarkı kitabın fon müziği oluverdi, biri diğerinin içine geçti... Zannediyorum Maalouf’un kurgu dışı eserlerini ve denemelerini romanlarından daha çok seviyorum diyebilirim artık, bence bize ‑hem de büyük bir şefkatle‑ bu uyarıları yapan bu adama sahip olduğumuz için şanslıyız. Keşke bunun farkında olsak. “Farklı dillere veya dinlere sahip olan halkların birbirlerinden ayrı yaşamalarının daha iyi olacağını savunan fikirle mücadele etmekten hiç vazgeçmeyeceğim. Etnisitenin, dinin veya ırkın ulus inşa etmek için meşru temeller oluşturduklarını asla kabul etmeyeceğim.”
Yazarın bu kitabı, Ölümcül Kimlikler ve Çivisi Çıkmış Dünya deneme kitaplarının devamı. İkisinden de daha karamsar. Çok yakın tarihimizin, 1979 senesinde olan olaylar ile şekillendiğini söylerken mübalağa yapmadığını örneklerle ve tarihi vakalarla da açıklıyor. Gerek Margaret Thatcher'ın Muhafazakâr Devrimi ve Ronald Reagan'ın da bu politikaları benimsemesi, gerek Sovyetlerin Afganistan batağında güç kaybetmesiyle çöküşünü hızlandırması, gerek İran İslam Devrimi ve gerekse de Kâbe Baskını hepsi 1979 senesinde olan ve etkilerini hâlâ daha hissettiğimiz olaylar. Selefi-Vehhabi ideolojinin pompalanmasının, İslami radikalizmin (Özellikle de El Kaide ve İŞİD'in), Ortadoğu'daki Şii-Sünni geriliminin, 20. yy başlarına oranla azımsanmayacak derecede artan muhafazakârlığın ve daha nice günümüz realitelerinin nedenlerinin çoğu bu 1979 yılında olan olaylarda saklı. Amin Maalouf'un perspektifinden yakın tarihimize bakmak çok zevkli. Konuyla ilgilenenlere tavsiye edilebilirim. İyi okumalar!
1900 lu yılların basindan bugüne Arap israil Abd ve Sovyet rusyasından bugüne uzanan siyaset ve halkların yasam savaşını net bir sekilde anlatan bir kitap..okumaya deger
Amin Maalouf, bence en az bir kitabı okunması gereken bir yazar
Tavsiye üzerine almış olduğum bir kitap. Doğu Akdeniz ülkelerinde son 50 yıl içinde yaşanan siyasi gelişmeler ve bu gelişmelerin yıkıcı etkilerini konu alıyor.
güzel bir Amin Malouf kitabı
Dünyada yaşananları anlamak için güzel bir kaynak olabilir. Yazarın denemeleri de güzel.
Yazar coğrafyamızın sancılı tarihi ve bugünüyle ilgili çok önemli tespitlerini paylaşmış okuyucu ile.
yazarın en güzel kitaplarından bir tanesi özellikle Ortadoğu'daki çeşitli ülkelerdeki siyasi gelişmeleri analizler yaparak anlattığı bir eseri başta Mısır Suriye Lübnan ve İran'daki çeşitli siyasi gelişmeleri Arap İsrail savaşlarının yansımalarını Rusya Amerika ve İngiltere'deki siyasi gelişmeleri ve dünyayı etkilerini kısaca son 50 yıldaki siyasi olayları analiz ettiği akıcı bir dille kaleme aldığı faydalı bir eser Kesinlikle tavsiye ederim
İslam ve Türk düşmanı bir yazar ve eseri.
Amin Maalouf daha çok Afrikalı Leo, Doğunun Limanları ve Semerkant eserleri ile tanıdığımız Lübnan asıllı Fransız yazar. Ancak denemeleri de yakın tarihe ışık tutacak görüşleriyle harika bir okuma.
Son 20 sayfa baş tarafla uyumsuz gibi ama öncesi güzel. Özellikler Arap aleminin ellili yıllardan sonraki serüveni ve Cemal abdunnasir in karizmatik liderliği çok güzel anlatilmis.
“Geleceğin yolları pusularla doluysa, takınılacak en berbat tavır, her şey çok güzel olacak diye mırıldana mırıldana gözü kapalı ilerlemek olacaktır.”
Tahlil ve tespitleri subjektif olmasına rağmen çok gerçekçi ve mantıklı.
Yazarın çok kitabını okudum bu kitap güzel bir ayna olur Mısır tarihine
Amin Maalouf un bir kitabını okursanız gerisi gelecektir. Müthiş bir kalem
Yazarın diğer kitaplarındaki gibi bir olay örgüsü yok maalesef. Deneme türünde olduğu için ona göre okunmalı.
Kitap aslında fena değil ama yazarın diğer eserleri gibi bir hikaye bir roman örgüsü tadında olmayan ama yine de okumak için şans verilebilecek bir eser. Roman ve hikaye için yazarın diğer eserleri okunabilir.
Ortadoğu İran Mısır Endonezya ya kadar olan geniş coğrafya yi kapsayan yönetimleri zaafiyetleri kominizm deneyimi ve iflası Filistin meselesine kadar bir çok konuyu ele aliyor
yazarın deneme kitapları da okunmalı.