Yorumlanması belki de en zor eserlerden bir tanesi Thomas More'un Utaopyası... Eksik olduğu yönlerinin yanında mutlaka felsefi anlamda güçlü olduğu yönleri de bulunan bir çalışma ama en ilginci Thomas More gibi bugünkü kapitalizmin temellerinin oluştuğu yıllarda ve o ülkede yaşamış birinin kaleminden neredeyse komünist bir ülkeye benzer bir ütopya kitabı yazılması olmuş. Kitap iki bölümden oluşmakta ve birinci bölüm ütopya düşüncesine temel oluşturma amacıyla konuşma metinleri halinde yazılmış. Bu bölümü felsefik sorgulamalar açısından daha çok beğendim çünkü karşılıklı konuşmalarla geçtiği için soru cevap şeklinde sistemi sorgulama şansına sahip olmuş ama ikinci bölümde yazar artık temel başlıklar halinde kendi ütopyasını başkasının ağzından anlatmaya başlıyor. Aslında konunun daha derin işlendiği kısım bu ama ütopyanın anlatıldığı her kitapta olduğu gibi bu bölümde de mükemmelliğin, aslında daha doğrusu sorunları zorla yok etmenin, verdiği bir sıkıcılık var. Bir de kitabın 132.sayfasında dinler bölümünde ütopyada yaşayanların bir çoğunun ateist olduğunu söylemiş ve ardından da onların tanrısını tanımlamaya başlamış. Bu bana bir çelişki gibi geldi ama şüphesiz kitabın yazıldığı dönemde "ateist" kelimesinin tanımını tekrar araştırmak bu konudaki eleştiriyi daha da temellendirebilecektir ya da cevaplandırabilecektir. Kitabın basımıyla ilgili olarak saman kağıdı kullanılması kitabı okurken biraz rahatsız etmiş ve kitabın en başında yer alan ilk baskılarının kapaklarının resminin olduğu bölüm daha iyi basılabilirdi. Bunun dışında herhangi bir eksiklik gözüme takılmadı. Her ne kadar uygulama açısından mümkün olmasa ya da yanlış bir düşünceyi savunsa bile tüm ütopya kitaplarının model devlet düşüncesini bireylerde oluşturmak için faydalı olabileceğini düşünüyorum. Bu yüzden tavsiye ederim.