Polonyalı Sürgünlerin Gözüyle Kazan ve Kazan Türkleri Hakkındaki Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
zafer saraç
12.12.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sürgünlerin Gözünden Kazan ve Kazan Türkleri
Tarih boyunca siyasi otoritelere başkaldıranların cezalandırıldığı bilinir. İçlerindeki devrimci ruha uygun hareket eden hal içinde öne çıkan bazı liderlerin birçok insanı peşinden sürükleyerek giriştikleri mücadeleler, devletlerin toplu cezalandırma yöntemlerini benimsemesine neden olur. Çarlık Rusya, hükümranlığının kapsadığı geniş coğrafyalarda kendisine karşı direnişe geçen ve bağımsızlık mücadelesine giren tebaasından bazı kimseleri farklı metotlarla cezalandırır. İşin açıkçası ilk aşamada uygun görülen hapis ve idam cezaları, sorunun kökten çözümü gibi gözükse de bazen siyasi suçlulara uygulanan sürgün cezaları bir nevi ehlileştirme aracı olarak kullanılır.

Çarlık’ın sürgün yöntemi siyasi fikirlerin sivri uçlarını törpülemiş midir bilinmez ama dolaylı olarak yerinden yurdundan edilenlerin gurbetteki yaşamları, yeni edebi ve bilimsel çalışmaların önünü açtığı gibi ortaya çıkan anlatılar sayesinde tarih disiplini de yeni referans noktaları kazanır. Çünkü bazen sürgün edilenler, içinde bulundukları topluluğun münevver sınıfına mensup olup, gittikleri yerde boş durmayıp kalemi ellerinden bırakmazlar. En basitinden çoğu kalem erbabının yaptığı gibi gördüklerini tarihe not düşercesine sayfalara geçirenler esasında kıymetini kaybetmeyen bir mektubu geleceğe yollarlar.

Ele alınan kitap da izah edilen entelektüel dışavurumun ürünlerini kütüphanenin tozlu raflarından çıkarmayı önceleyen Kazanlı bilim insanı Yakov Yakovleviç Grişin tarafından kaleme alınır. Çarlık Rusya’sının geniş coğrafyasına sürgün edilen binlerce insanın bazılarının yazdıkları bu açıdan dikkate değerdir. Grişin, kendi topraklarının (Kazan’ın) tarihini başkasının dilinden dinlemek için yoğun bir çaba göstererek, Rusya’nın mağdur sürgünlerinin izini adım adım takip eder. Tabii burada genel bir sürgün profilinden ziyade spesifik bir tercih yapılarak, Polonyalı sürgünlerin notları kullanılır.

17 ve 19. yüzyıllar arasında vatanları Polonya’dan tahmin edilemeyecek kadar uzak coğrafyalara sürülen insanların büyük kısmı yollarda yaşamlarını yitirirler. Çünkü at sırtında, daracık bir arabada hatta yaya olarak ayaklarındaki prangalarla doğaya ve iklim şartlarına meydan okuyarak ölümden beter yolculuklarda tarifi imkansız maceralar yaşayan sürgünlerin kaleme aldıkları notlar çoğu zaman hissedilen korkunç tablonun vahametini içerirler. Grişin, her ne kadar anlatıya sinen iç burkucu bu koyu sisi kaldırarak memleketi Kazan’ın güneşini okuruna ulaştırmak için ince eleyip sık dokusa da sürgünlerin diline dolanan çile, esaret ve gurbet anlatısı eksik olmaz.

Polonyalı sürgünler, siyasi maceralarını ve cepheden cepheye, limandan limana, dünyanın çeşitli yerlerine uzanan çalkantılı hayat hikayelerini kaleme alarak otobiyografilerini oluştururlar. Grişin, ilk aşamada mezkur biyografik bilgileri takip ederek Kazan’la ilgili sürgünlerin yazdıklarını derler. Tabii bu aşamada sadece Kazan’a dair yazılanlar yoktur. Çünkü, Kazan çoğu zaman güzergah üzerindeki bir duraktır. Yolculuk esnasında Kazan’da bulunan şehir, kasaba ve köyler anlatılır. Bazen verilen bilgilerin kısıtlı olduğu dikkatten kaçmaz. Zira yol üzerinde bulunan hanların ve konakların izbe mekanlarında geceleyen ayaklarındaki prangaların derdiyle görmez hale gelen tutsakların ilgilerini çevreye yöneltecek vakitleri ve enerjileri pek olmaz.

Buna karşın bazı sürgünlerin nispeten sahip oldukları özgürlüğe bağlı olarak ya da bölge yöneticisinin hoşgörüsüne sığınarak Kazan’ı daha iyi tasvir ettikleri görülür. Bu tarz anlatılarda sosyal, siyasi, iktisadi, mimari, dini, kültürel vs. bilgilere ulaşmak mümkündür. Yazar tarafından verilen bu bilgilerin iyi bir literatür tarama, toplama ve sentez aşamasından geçtiği de belirgindir. Grişin, sürgünlerin notlarına çoğu zaman müdahil olarak sondajladığı alıntıların arasında yorumlarıyla yeni bağlantılar kurar. Ayrıca yazılanların subjektif yönüne binaen Kazan’a dair eldeki bilgilerle sürgünlerin notlarının karşılaştırıldığı bilgisi eserin ön söz kısmında verilir. Aslında bu konu fazlasıyla önemli olup her tarihçi tarafından benimsenmesi gerekir. Çünkü verilen bilgilerin direkt aktarılmasından ziyade yeterli tahlil ve tenkitten sonra metne koyulması yazılanlara dair güveni arttırır.

Polonyalı sürgünlerin ilk aşamada Kazan’da gözlemledikleri satırlara yansır. Kazan’da yaşayanları Tatar (nedense Türk isimlendirilmesi kullanılmaz) olarak nitelendiren sürgünler, Tatarların fizyonomisini, giyim kuşamlarını, geçimlerini nasıl sağladıklarını ve gündelik yaşantılarını anlatırlar. Sonrasında Kazan’daki evlerin mimari özelliklerine ve öne çıkan bazı binaların detaylı anlatımına geçerler. Tabii anlatının bu kısımlarının belli bir standardının olduğu savunmak güçtür. Değişken ve her telden verilen bu bilgilerin arasında katlanılan zorlu yolculuğa dair tespitler yazarların tek dertlerinin Kazan’ı anlatmak olmadığını kanıtlar. Bununla beraber okuyanı şaşırtan bazı bilgilere rastlamak da mümkündür. En nihayetinde farklı kültürel dünyalarda yetişmiş, farklı toplumların havasını solumuş iki insanın iletişimi bazen kültürel bir şoku da beraberinde getirir. Misal Adam Yablonskiy isimli Polonyalı sürgüne önerilen “Rus Banyosu” okuyanı dumura uğratacak kadar farklı bir yıkanma yöntemidir. Yine bazı Polonyalı sürgünlerin karşılaştığı ilginç tedavi metotları fazlasıyla ilginçtir (Ayının vücudundan elde edilen yağın göz rahatsızlıklarını gidermesi gibi).

Kazan şehrine dair yazılanlarla birlikte bazen olayın Grişin’in memleketiyle alakası hepten kaybolur. Misal meşhur Polonyalı aksiyoner Beniovskiy’nin sürgünü anlatılırken, onun Kazan günleri adeta müthiş maceralı yaşamının bir garnitürü gibi sunulur. Ama işin açıkçası Beniovskiy’nin yaşamı Kazan’da yaşadıklarıyla kıyaslanırsa görmezden gelinecek bir hikaye de değildir. Zira kıtalararası bir güzergahta aksiyonun eksik olmadığı bu maceranın tarihi bir temayla şekillenen Hollywood filminin senaryosunu andırdığı dikkatten kaçmaz.

Anlatımı etkili hale getiren macera anlatısı bir tarafa bırakılırsa, Rusya gibi geniş sınırlar içerisinde yapılan sürgün yolculuklarında yazarın üzerinde hassasiyetle durduğu bir nokta da vardır ki yer adları doğru ve eksiksiz verilir. Yazarın bu dikkati çevirmene de müspet şekilde yansır. Coğrafi yerlerin harita üzerindeki konumları ve birbirlerine olan mesafeleri teknolojik olanaklar kullanılarak okura sunulur. Bu şekilde sürgünlerin takip ettikleri yol okurun malumu olur. Üstelik çevirmen notlandırmalarıyla anlatıyı daha açık bir hale getirir. Ayrıca Grişin’in kullandığı gravür ve resimler de sürgünlerin gözlemledikleri ayrıntıları şekle şemaile kavuşturur. Hatta 40 sayfa kadar sunulan bu resimlerin daha fazla detayı belirgin hale getirmesi için kuşe kağıda basılması daha uygun olur.

Sonuçta, şehirler kendilerine has bir havayı ve kimliği bünyelerinde barındırırlar. Fakat çoğu zaman şehrin tarihi deşifre edilirken dokümanter resmi malumatın etkisiyle sathi anlatılar ortaya çıkar. Öyle ki insanların yaşadıkları yere ruh katan halleri dikkate alınmaz. Oysaki şehrin tüm bileşenleriyle yansıtılması tarihi metodoloji açısından zaruridir. Bu açıdan hatıratların ve günlüklerin çok şey anlattığı malumdur. Kazan ve Kazan Türklerine dair Polonyalı sürgünlerin anlattıkları bu nedenle gözden kaçırılmayacak kadar önemlidir. Zira elde edilen her bilgi şehrin tarihine ilmek ilmek işlenerek tarihi dokunun sahasını genişletir.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Mesut Kaya
18.11.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bölgeyi yabancı bir gözle izlemek güzel.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yorgun Okuryazar
17.03.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dönemin İdil-Ural bölgesini anlamak için çok faydalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Alperen Biçer
29.12.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhammet hocadan konuyla ilgili harika bir çevirme kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
www.gezivita.com
10.01.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkistan'ın geçmişteki durumunu, seyyahların gözünden anlatan bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
milban
02.01.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Polonyalı sürgünler tamam, Kazan da tamam Kazan Türkleri deyince okuyucuyu büyük ölçüde yanıltan iddialı bir başlık atılmış kitabın kapağına. Tatarlardan bahsedilmesine bahsedilmiş ancak bir yerlerde de çok öz de olsa tarihsel bir oluşumundan sayfalar bulmalıydık. Kitabın 40 sayfası fotoğraf. Coğrafyadan biraz tarihten biraz daha fazla yerelimsi bir bilgi..Öykümsü ve okunası..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-302053
18.12.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seçme makalelerden oluşmuş bir eser.büyük bir boşluğu dolduracak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
FEYYAZ PEHLİVAN
17.12.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten herkese kitabı okumasını öneririm bilgiler çok güzel işlenmiş bu eserde.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir
Hkrkc
30.12.2019
Farklı düşüncelere sahip olmanızı sağlayacak
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir