Son derece şaşırtıcı bir kitap. Atilla İlhan'ı geç keşfettiğim için üzülmediğimi, sonunda keşfettiğim için sevindiğimi söylemiştim Yaraya Tuz Basmak kitabına yazdığım yorumda-şimdi bu fikrimi değiştiriyorum-Atilla İlhan'ı daha yeni keşfettiğim için çook üzgünüm. Bu kitapta yazanları, taa o zaman yazmak nasıl bir yürek ister acaba? Kitabı beğenmeyenleri anlayabiliyorum-insanlar her şeyi konuşmaya açık değiller-genellikle kendileriyle ilgili keşfedecekleri şeylerden korkuyorlar çünkü. Ama -benim gibi, her şey -ama her şey-tartışılabiir diye düşünenler bu kitaptan büyülenecek. James Baldwin'in 'Giovani'nin Odası'ndan sonra-ki o kitap da 1950lerde yazılmış-okuduğum ikinci aynı konuda devrimci kitap-ama bu kitabın Türkiye'de basıldığı ve bahsettiği şeylerin çok daha sıradışı olduğu düşünülürse, o kitapla kıyaslamak zorlaşıyor doğrusu.
Atilla İlhan sadece bir düşünce devrimcisi değil, muhteşem, soylu, çok güçlü kalemi olan bir edebiyatçı da aynı zamanda. Tasvirleri, benzetmeleri insanda çok leziz bir yemek yemiş gibi, okuduktan bir süre sonra hala damakta olan bir tat bırakıyor. Nobel tartışmaları yapılan şu zamanda, Atilla İlhan'ın neden bu ödüle-en azından-aday gösterilmediğini düşünen kaç kişi var acaba?
Okuyun, mutlaka okuyun Atilla İlhan'ı-ve bu kitabı.