Dersaadet'te Sabah Ezanları / 40-B-22 Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
MEHMET CEMİL BALTA
14.01.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sabah namazlarının özel bir yeri vardır, işgal altındaki istanbul
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Sezai Aclan Ulusçu
02.06.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beğenerek okuduğum bir dönem romanı...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Sükut Ehli
04.02.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İşgal dönemini anlatan etkileyici bir roman...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
mathbartek
13.02.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin önemli bir kitabı daha. Dili ağır gelebilir, Osmanlıca-Türkçe sözlük ile okunmalı. Tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kasabalı
25.10.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Attila İlhan'ın 'Aynanın İçindekiler' serisinin dördüncü romanı...
Kitap bir yönüyle aşk, diğer bir yönüyle siyasal ve tarihi dönem romanı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
burakkudayy
30.04.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken beni epey yoran bir kitap oldu
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
ruh_adam16
05.01.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
dönemin şehirlerini ve olaylarını çok iyi yansıtan romanın tek eksik yanı, kullanılan eski dile ait kelimelerin sadeleştirilmemiş olması ve yabancı dillere ait kelime ve cümlelerin karşılığının verilmemiş olması.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
nihan_nihan
22.04.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Keşke okumasaydım dediğim bir eser
Yanıtla
0
4
Destekliyorum 
Bildir
İzzet Eroğlu
18.09.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı’da II. Meşrutiyet öncesi Selanik’te yaşam ve Balkanlar’daki hareketlenmeler ve I. Dünya Harbi sonrası İstanbul’daki haleti ruhiye önemli ölçüde sosyalist bakış açısıyla ele alınmıştır. İmparatorluk’un inkırazına giden yolda gaflet ve dalalette olanlar ve şahsi menfaatlerini hayatın gayesi hâline getirenlerin romanı. Tefessüh, inkıraz ve şahsi dalaletin doruğunda İstanbul’un bize aidiyetinin yegane vasıtası ve belki de tesellisi: Ezan sesleri. Dili ağır olan eserde II. Meşrutiyet ve İstanbul’un işgal yılları ele alınmakla beraber olaylar daha çok İmparatorluk’un Batılı münevverleri üzerinden ele alınmakla birlikte olayların gerçek yüzünün pek de aydınlatıldığı söylenemeyeceği gibi eserde böyle bir gaye de bulunmamaktadır. II. Meşrutiyet’te vuku bulan Balkanların kaybı, İttihat ve Terakki’nin istibdada yönelimi gibi onca meseleden sadece Tatil-i Eşgal Kanunu üzerinde konu işlenmiştir. Kişiler fantezilerin detaylı aktarıldığı eseri eleştirel okumanın faydalı olacağı kanaatindeyim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
sivil_şair
28.08.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın, Aynanın İçindekiler serisinin meşrutiyet dönemlerini anlatan kitabı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
21mithrandir
09.08.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel çok başarılı, güzel bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
confuest 19.06.2014
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harika bir kurtuluş savaşı romanı. Herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
T.Behiciv 19.10.2010
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dersadet yani İstanbul, Bizans, Osmanlı ve Türkiye her dönemde de baş tacı edilmiş bir şehir; ancak Osmanlı ile ne kadar saadetli bir şehir haline gelmişse de Tanzimat ve özellikle Meşrutiyet'le birlikte aile temellerinin ilişkiler bazında yerlebir olduğu bir mekan haline geliyor. Kadın-kadına, kadın-erkek-kadın, kadın-erkek ilişkilerinin sapıkça bir hal aldığı; ama bu sapıkça ilişkiden kasıt bir popüler roman ortaya çıkarmak değil; aksine aile temellerinin ve ahlak kurallarının bir dönemle birlikte tersyüz olduğunu ortaya koyarak geçmişi ortaya koyup geleceğinizi ona göre yapın mesajı veren çok değerli bir eser. Meşrutiyet'in önemi getirdikleri ve götürdüklerini anlamak için okunması gereken önemli bir romandır. Döneme tanıklık yapmamış olsa bile yapmış olduğu araştırmalar ve okumalar sayesinde oldukça farklı meseleleri ele aldığını fark edeceksiniz ilk sayfadan son sayfasına kadar. Dönemin bu kötü yüzü karşısında iyi yüzü de mücadelci olarak ortaya konmakta; ama bunun için pekçok insanın fedakarlıklar yaptığı hatta hatalar yaptığını da göreceksiniz.
Yanıtla
2
5
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
brevity 30.06.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eski zamanların Selanik'inden kalan bir sevda,geleceğinden endişe edilen bir vatan,işgal İstanbul'unun bilindik tragedyası ve bu anafor içinde dönen karakterler,yiten hayatlar.Attila İlhan'ın usta kaleminden yakın tarihimizin okunması gereken bir panoraması.Aynı anda aşk romanı,tarih romanı,macera romanı gibi birçok alt türün özelliklerini bünyesinde barındıran muhteşem bir eser.İsviçre,Selanik ve Dersaadet'te geçen bir ömür;tozlanmış hatırların yeniden canlanmasıyla küllerinden doğan bir sevda ve -maalesef- hazin bir son...Attila İlhan'ın usta kaleminden,Aynanın İçindekiler serisinin 4.romanı...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KIZIM VE BEN
22.11.2022
Kurtuluş dönemini anlatmaya çalışan,İzmir ve İstanbul işgali ve Atatürk olması gereken bunlarken, maalesef cinsellik bence biraz ağır basmış,,almış olduk bir kere,,, beklentilerimi karşılamayan bir kitap.
23 Kasım 2022
Hasan Ballı Erzurum
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Cevdet Tokat
17.09.2022
1909-20 yıllarını ve 1919 İzmir-İstanbul'un işgal yıllarını İstanbul özelinde kişiler üzerinden anlatan dili ağır bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ersoy Gezer
05.02.2021
Attila İlhan'ın harika romanlarından biri. Aynanın İçindekiler serisinin dördüncü kitabı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
akar79 10.01.2014
eser,milli mücadele döneminin istanbulunun ruh halini, o dönemin kültür ve edebi hayatını, toplumsal yaşamın zorluklarını, işgalin insanların üzerinde oluşturduğu baskıyı, ilginç bir aşk hikayesi çevresinde ve kurgusunda toplayarak anlatıyor. üstadın anlatımı enfes.çok beğendim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-838373 13.04.2012
Okurken eski kelimelerin bolca bulunması beni zorlasa da elimden düşürmeden okuduğumu belirtmek isterim....
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
B.K.E.M. 14.03.2011
çok yönlü ve içerikli bir roman. attila ilhan yine bu eserinde edebiyatını konuşturmuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
nushi 01.12.2010
Aynanın içindekiler serisi, A.İlhan'ı özümlemek ve yakın tarihimizi anlamak bakımından vazgeçilmez romanlardan oluşuyor. Aşağı yukarı, II. meşrutiyetten 27 Mayısa kadar olan dönemi kapsıyor. DSE, bunların en dolu ve kıvamlılarından birisi. Dilini yadırgama lüksüne sahip değiliz. Bu dil yakın tarihimizin yapmacık değil, reel dilidir. Dili kavrarsak Türkçe bakımından da etrafımıza anlamlı bir fark atarız. Yine de seriye yeni başlayacakların ısınmak için "Sırtlan Payı" ile yola çıkıp daha sonra bu romana geçmelerini öneririm.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
kerimow 29.04.2010
TEK KELİME İLE MÜKEMMEL "AYNANIN İÇİNDEKİLER SERİSİ" ni OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM....
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
filizden 21.03.2008
Attila İlhan'ın şiir kitaplarını daha çok seviyorum, bu kitabını çok sıkılarak okumuştum. Belki, okunamaması gereken bir yaşta okuduğumdandır bilemiyorum.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
ginza 18.09.2007
Serinin 4. kitabıymış ama ben sıralı okumadım bu kitapları. Attila İlhan da zaten sıranın mühim olmadığını söylemiş-benim tek tavsiyem Yaraya Tuz Basmak'ı Kurtlar Sofrası'ndan sonra okumanız.
Bu kitapta 1919 yılı İstanbul'undan bahsediliyor. Şehrin çektiği acıyı, milletin maruz kaldığı aşağılanmayı iliklerime kadar hissettim. Ve bir kez daha karar verdim-bir insanın yapabileceği en büyük hata, karşısındakinin kendisinden daha aptal olduğunu düşünmesidir. Bir milletin ve devletin yapabileceği en büyük hataysa, düşmanını küçümsemektir. Bu kitapta Türkler'in nasıl küçümsendiğini görünce hem içim sızladı, hem de şükrettim. Ama dünyanın bir daha aynı hataya düşmeyeceğini bilelim. Hataları ders almadan tekrarlayan biziz. Olaylara tek yönlü bakan, hemen gaza gelen, sonunu düşünmeden fevri davranışlarda bulunan...Son yıllar bunun en dikkat çekici kanıtı değil mi?

Yalnız bir şey dikkatimi çekiyor-Attila İlhan nedense aşkın şairi diye tanınmış. Daha önce kitabını okumamış hangi erkeğe tavsiye ettiysem bana alaycı bir gülümsemeyle baktı, hatta bir tanesi işi 'biz gay miyiz' demeye kadar vardırdı. Ben aşkı Attila İlhan kadar hissederek ve hissettirerek anlatan başka bir yazar tanımadım, ama bu yeteneğinin kitaplarının diğer özelliklerini gölgelemesi büyük haksızlık. Bu kitaplar yaşadığımız günlerde mutlaka okunması gereken kitaplar-ders alana.

Ama Attila İlhan'ın tek özelliği aşkı anlatabilmesi olsaydı bile erkekler tarafından da tutulması gerekmez miydi? Ne de olsa aşk iki kişilik bir olay değil mi-iki tarafı var; kadın ve erkek-ve bu tarafların ikisi de aşık olabiliyor-yanılıyor muyum?
Belki de yanılıyorum...
Yanıtla
8
0
Destekliyorum 
Bildir