Kurtuluş Savaşı'nda Bektaşiler kitabı "varolma savaşımız" ile ilgili kitapların "moda olduğu" bir dönemde Kurtuluş Savaşı'nın ilgili araştırmacılar dışında hemen hiç kimsenin bilmediği bir yönünü ele alıyor.
Akademik bir çalışma olarak yapılan zengin dipnotları ve kaynakları ile konu hakkında çalışmak veya anlamak isteyenlerin göz ardı edemeyeceği bir araştırma var ortada. Bektaşilik-Alevilik farklılıkları ve hiyerarşisi için de ciddi veriler içeriyor. Kitabın "akademik bir çalışma olarak" eleştirilecek en önemli hususu işe bir Nakşbendi mürşidi olan Şeyh Şerafeddin Dağıstani hakkındaki fahiş hatası. Türkiye'ye geldikten sonra Türkiye dışına hiç çıkmamış olan ve İstiklal savaşının önderlerinden olan Şeyh Şerafeddin Dağıstani kitabda zaferden sonra "resmi makamlar" ile çatışma halinde gösterilmiş ve hatta yurtdışına gönderilmiş. Umarız Sayın Küçük eserine verdiği emeği bilimsel olarak yaralayan bu fahiş hatayı sonraki baskılarda düzeltir. Kitapta örneği verilen belgelerden birisi zaten Dağıstani'nin Kurtuluş Savaşı'na katkısını gözler önüne seriyor. Belgeler arasındaki önemli bir diğeri de Hacı Bektaş Dergahı şeyhi Veliyyeddin Çelebi'nin Tarikat-ı Aleviyye mensublarını Kurtuluş Savaşı'nı desteklemeğe davet eden beyannamesi. Bu beyannamenin (s.291) tarihi önemi kadar bugün de Türkiye üzerine oynanan oyunlarda kullanılmak istenen Alevi toplumunu bu ülkenin asli sahiplerinden birisi olarak uyarması açısından güncel önemi var. Kurtuluş Savaşı'mızdaki tasavvuf erbabının yarar ve katkılarını öğrenmek isteyen okur için zaruri bir okuma olarak öneririm.