aslında ağaçlardan yola çıkarak bizi, insanları anlatıyor...
"Hep bir neden, bir işlev, hesaplanabilir bir getiri bulma bağımlılığı şimdi yaşamımızın her yönüne sızdı ve zevkin tam bir eş anlamlısı haline geldi. Cehennemin modern versiyonu amaçsızlıktır. Doğa özellikle bundan zarar görüyor ve bizim ona karşı kayıtsızlığımız ve düşmanlığımız onun tek amacının var olmak ve varlığını sürdürmek gibi görünmesiyle yakından ilişkili."
Uzun bir aranın ardından bir John Fowles okudum, hem de ağaçların içinde okudum, o anlattıkça ben kafamı kaldırıp ağaçlara baktım, ne güzel oldu. Fowles bu kısa denemede ağaçları anlatıyor gibi gözükse de aslında ağaçlardan yola çıkarak bizi, insanları anlatıyor.
Daha önce Fowles okumadıysanız buradan başlamanızı önermem çünkü kendi eserlerine bolca referans var; Koleksiyoncu'yu, Büyücü'yü, Fransız Teğmenin Kadını'nı okumuş olmak lazım bence tadına varmak için. Epeyce otobiyografik bir anlatı, özellikle babasıyla ilişkisi ve kendisinin dünyaya, sanata ("Bir sanat eserindeki yeri doldurulamaz olan şey son tahlilde asla ondaki teknik ya da zanaat değil, sanatçının kişiliği, onun eşsiz ve bireysel duygularının ifadesidir"), edebiyata bakışına dair çok şey bulmak mümkün.
İnsanın doğayı kategorize etme, ehlilleştirme ve sahiplenmeye odaklanan geleneksel dürtülerini sorguluyor yazar ve bir yandan da doğanın, özellikle ormanın ortaçağdan beri edebiyatta kendine bulduğu yere ve bunun anlamına dair de akıl yürütüyor. Modern edebiyatta ormanın yerini alan şehire dair yazdığı bölümler çok ilgi çekiciydi.
Doğayla gitgide daha fayda merkezli bir ilişki kurmakta olduğumuza dikkat çekerek türlü uyarılarda da bulunuyor. Bunlardan birini buraya alarak bitireyim:
"Gelecek binyılda bizi bekleyen tehlike, saldırgan bir köpekbalığı şeklinde görülen doğada değil, ondan duygusal ve entelektüel yönden giderek kopuşumuzdadır; ve çaresinin de sadece, doğayı koruma hareketinin başarısına ya da başarısızlığına bağlı olduğunu sanmıyorum. Bunun çaresi, bilimsel devrimin ve özellikle de bu devrimin dünyayı bireysel olarak algılama ve yaşama tarzımızda yol açtığı değişikliklerin bilançosundaki borç tarafını ne kadar kabulleneceğimize bağlı."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fowles, biçimli ve düzenlenmiş bahçelerin politik, kültürel, felsefi ve dinî anlamını sorgularken, insanın “yabana” olan bakışının, onun doğa ile kurduğu ilişkinin, başka türlere tavrının altında yatan nedenler üzerine düşünüyor.