"Çile çekmek kimseyi iyi kılmaz Doktor Bey... Acı bizleri sadece daha kötü yapar, berbat birine dönüştürür."
Brezilyalı yazar Jorge Amado'nun Kızıl Tarlalar'ı, tam bir büyük Latin Amerika romanı. Toplumsal, sosyal ve ekonomik sebeplerden bir ailenin dağılma, parçalanma, yok olma öyküsünü okuyoruz, yani aslında sistemin bir aileyi dağıtma öyküsü de diyebiliriz. Marksist edebiyatın önemli temsilcilerinden olan Amado, 20. yüzyıl başında Brezilya'daki kırsal ekonominin toprak sahipleri lehine yeniden düzenlenmesiyle beraber çiftçilerin nasıl bir yoksulluğa ve ölüme terk edildiklerini anlatıyor. Ve tabii ki bu çaresizlikten doğan başkaldırı ve isyanları da.
Büyük Latin Amerika romanı dememe sebep, öncelikle anlatısını toplumsal bir arka plan üzerinden kurması ve bunu destansı bir dille yapması yazarın. Yüzyıl başı Latin Amerikası denince aklımıza gelen pek çok şey var bu kitapta; yoksulluk, sömürü, rüşvet, göç, şiddet, din, salgınlar, darbe girişimleri, sosyalist isyanlar...
"Toprak, onu ekip biçenindir." İsyanın kaynağındaki cümle bu işte. Ekip biçtikleri topraklar kendilerine ait olmayan ve toprak el değiştirince işsiz, evsiz kalıp iş bulmak için Sao Paola'ya göç etmek zorunda kalan bir ailenin öyküsünü okuyoruz, onların başlarına gelenler üzerinden de bize bu yıkıcı, adaletsiz sistemi anlatıyor Amado.
Acıklı, sert bir öykü bu; ancak oldukça basit ve akıcı bir dille yazılmış, epeyce de sürükleyici. Severek okudum ama bu dönemin sosyalist yazarlarında sıkça karşılaştığım şey burada da mevcut; politik mesajın fazla öne çıkması. Yani ben bir kitabın bir siyasi mesajı iletmek için yazıldığını hissettiğimde biraz mesafeleniyorum elimde olmadan. Evet epey iyi bir kitap bu, bir propaganda metni demek haksızlık olur ama bu "sol/sosyalist gerçekçi edebiyat"la da sıkıntılarım var benim, edebiyat biraz araçsallaştırılmış gibi geliyor böyle olunca, siyasi mesajın bunca ön planda olmasını yadırgıyorum. Bir yandan da yaşanan bunca haksızlığa karşı bir şey yapma, yazma ihtiyacını da anlayabiliyorum.
Ezcümle böyle. Bu kafası karışık yorumumu burada bitireyim. Yine de zevkle okudum, onu da belirteyim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Brezilyalı bir ailenin hayatından yola çıkarak bir toplumu anlatan güzel bir roman... Tavsiye ederim.. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kolay okunuyor. Başta kalabalık başlayan hikaye kısa sürede bir ailenin göç hikayesine dönüşüyor. Her göç yolculuğu gibi gidecekleri yere bel bağlayan ailenin dramını okuyorsunuz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mükemmel!!! Mükemmel!!! Açlıktan ölüp gömülemeyen ve akbabalara yem olan ya da dizanteriden ölüp nehirdeki piranalara atılmak zorunda kalınan çocukların, açlığın, utancın, yokluğun, kavganın, yaşama çabasının, haksızlıkların, eziyetin, zulmün, adaletsizliğin, yozlaşmışlığın ve insanca yaşamaya çalışanların romanı.