Paranın Cinleri
Paranın Cinleri

Kitapyurdu Fiyatı: 153,29TL

Ürüne Git
64Yorum
Mardin'de köy ağalığının verdiği o zenginlikten İstanbul'da işçi ailesi olmanın yokluğuna uzanan bir ailenin çocuğu olarak, çocukluğunun geçtiği Mardin'den kendisiyle, yakın çevresiyle, ailesiyle ilgili kısa kısa anekdotlar okuyoruz kitapta. On tane anı var. Doğu ile batıyı sentezlemeye çalışması, devleti görüş şekli ve gözünde konumlaması, ilk sevgilisi için teptiği yollar, çocukluğunu gösterdiği aşkı üzerinden yaptığı ve beni çarpan nefis aşk tanımlaması, bir erkek çocuk olarak illa ki babası... Gerçekten kaç yaşına gelirlerse gelsinler erkek çocuklarının sürekli babalarına kendilerini ispat etme çabasını ne yapacağız yahu? Günün sonunda Mungan'ı daha yakından tanımak keyifliydi. Kitabın kapağında Mungan'ın çocukluk fotoğrafı olduğu gibi içinde de ailesinin çeşitli fotoğrafları mevcut.
Çok akıcı bir dili var. Yazarın kendisi hakkında , yaşadığı yerler, olaylar hakkında bilgiler edinirken samimi, esprili ifadeleri ile gülümseten, bir çırpıda okunan bir kitap.
Murathan Mungan okumaya yanlış kitaptan başlamış olabilirim. Detayları çok seven biri olarak bile kitabı bitiremedim.
Murathan Mungan'ın okuduğum ilk kitabı oldu. Yazarın dile olan hakimiyeti mükemmel. Kendi çocukluğunu anlatırken o dönemi insanın gözünde canlandırmayı başarıyor kitabında. Keşke daha önce tanışsaymışım dediğim özel bir yazar kesinlikle.
Murathan Mungan’ın bende özel bir yeri var ve Paranın Cinleri ve Harita Metod Defteri yazarın iç dünyasına dair bize perdeler aralıyor. Keyifli ve merakla okudum.
Murathan Mungan çoğu kitabında olduğu gibi bu kitapta da dilini konuşturmuş. Çok iyi otobiyografik öyküler. Mardin, aile, çocukluk var kitabın içinde. Keyifle okuyun.
Murathan Mungan ile adım adım Mardin gezisi.
Murathan Mungan her kitabıyla ilginç gelmiştir bana...
başlarda okumak zor olsa da bittiği zaman içeriğini daha iyi anlıyorsunuz
Çok ilginç. okunması gereken kitap.
herkesin sürekli bahsettigi okumak için sabirsizlaniyorum
Murathan Mungan’ın çocukluğunu okurken anlattığı mecralarda geziyorsunuz. Özellikle Mardin. Yazarın doğup büyüdüğü yer. Yer yer hüzünlü yerler dokunaklıydı benim için.
Murathan Mungan okumaya onun hayatından başlamış oldum. Onu anlamak için iyi bir kaynak.
Murathan Mungan'ın çocukluğunu o büyülü diliyle okumak harikaydı. Pandemi sonrası gideceğim yerlerin başında gelecek Mardin.
“Bu kitaptaki ben, doğrudan benim. Anlattıklarım bütünüyle yaşamımdan alınmadır. Bende iz bırakan kimi anlar ve anılardan yola çıkarak, yaşadıklarımın yazdıklarıma nasıl sızdığı üzerine belgeleyici olması amaçlanmış metinlerdir. Hiçbir yalana, süslemeye, değiştirmeye, kurmaca olaya, hayal gücü olan bir sahneye yer vermedim.” (eserden, s.84) • Kitabın hikayesinin 1988’de yabancı kaynaklı bir dergi tarafından talep edilen yazı ile başladığını anlatıyor Mungan. Ve devamında 1990 yılında yayımlanmaya başlayan farklı başlıklarla birlikte 1996’da son halini alıyor Paranın Cinleri. • Kitapta sıkça söz edeceği ve 2015 yılında yayımlayacağı Harita Metod Defteri için bir önmetin gibi aslında. • Mahmut ile Yezida. Taziye. Geyikler ve Lanetler. • Lal Masalları. Kaf Dağının Önü. Sahtiyan. Kırk Oda. Cenk Hikayeleri ve Son İstanbul. • Mardin. İlk aşk. Mavi Boncuklu Kız. Baba. Ölüm. Cavidan. Anne. Öz, üvey. Mehtaplı Geceler. • Çok şey anlatacak çok.
ya bayıldım çoğu yerde kendimi gördüm harikaydı
Harita Metod Defteri'ni okuduktan sonra, Murathan Mungan'ın tüm kitaplarını okumaya karar verdim ve yazara Paranın Cinleri ile devam etmek istedim. Üslubu çok ama çok farklı, sıra dışı bir yazar!
yıllar önce okumuş ve çok etkilenmiştim. tekrar okudum. yazarın tarzını sevenler bunu da okusun.
Murathan Mungan'ın kalemi beni bir kez daha kendine hayran bıraktı. Mungan'ın otobiyografik hikayelerinden oluşan bu kitap, su gibi akıp gidiyor, nasıl bitirdiğinizi anlayamayacaksınız.
Kitaptan nefis bir alıntı; “O köyleri gezerken "taksimizde" hep birkaç kitap olurdu. Hep bir gün bunları yazacağım, diyordum. Benim hazır olmadığım bir dünyanın manzaralarıydı bunlar. Mutlu etmezdi bu geziler beni. Namus davası, kan davası, toprak davası, kız kaçırma, kan bedeli, intikam yemini gibi insanların uğruna yaşamlarını koydukları, öldükleri, öldürdükleri kavramlarla karşı karşıyaydım. Sinemanın kandırdığı bir çocuk olarak hep başka yerlerde olmayı düşlerken bile, hep oradaydım ve anlamak istemedigim kadar çok şey anlıyordum.“