İFA serisinin 3. Kitabı; Sınırları Aşmak, okunası ve keyif alınası bir eser.
Sinan Canan yine "daha doğru yaşamanın" ve dahi "kendini bilmenin" tiyolarını kendi uzmanlık alanı, biyoloji ve sinir bilimi üzerinden, kalıpların dışına çıkmak isteyen okuyucuya sunuyor. İnsanın fabrika ayarlarına dönmesi gerektiğini savunan Canan "Mutlu olmak için tasarlanmış canlılar değiliz" (s.165) derken, belki de bu ayarların bu noktadan başlaması gerektiğini de bize anlatmak istiyor. Lakin insanın fabrika ayarlarındaki asıl vurucu anlamını "Biz bu dünyaya sadece iyi hissetmek için gelmedik; aksine iyice hissetmek için geldik" (s.119) demesiyle bulmuştur. Evet, bir konfor alanı düşmanıydı Sinan Canan "Bir insan için en konforlu alanın mezar" (s.36) olduğunu söyleyerek konforun, insanı öldürdüğünü ne güzel anlatmıştır.
Sınırları Aşmak, yani kitabın özünü aslında şu cümlesinde net olarak okuyucuya sunuyor: "İnsan; içinde bulduğu biyolojik, sosyal, kültürel ve teknik sınırları aşmak gibi bir güdüyle dünyaya gelir. Bu güdüyü bir şekilde tatmin edemeyenler mutsuz yahut hasta olurlar. Biyolojik, kültürel, psikolojik ve teknik sınırları zorlama güdüsünün biyolojik temellerini anlamak, bu güdüyü ne yönde kullanmamız gerektiğini de büyük oranda aydınlatmaktadır."
Keyifli okumalar !
İnsanın Fabrika Ayarları (İFA), üç kitaptan oluşan bir bütün. İlk kitap, “Beden”, özellikle hareket etme ve beslenme düzeni konularında kaleme alınmış. İkinci kitapta, ilişkilerimiz ve stres yönetimi, sonuncu kitapta ise bizi bağlayan sınırları aşmak üzerine bilgiler verilmiş.
Sınırları Aşmak’ta, insanın karnı doyduğu halde sorun çıkaran tek canlı olduğundan, “şükürsüz” olduğu için her zaman daha fazlasını istemesinden bahisle söze başlanılıyor: “Elindeki imkânlar ne kadar büyük olursa olsun, yaşayabileceği alternatif deneyimlerin sınırsızlığının farkına vardıkça gönlünü hep daha fazlası, daha ötesi, daha heyecanlısı işgal eder… Bu hayatın ona yetmediğini bilir.” (s. 22) Buradaki rahat edememenin en esaslı nedeni olarak da temel ayarlarımızın rahata göre kurgulanmamış olması gösteriliyor: “Doğamız bizden ‘çözecek bir müşkül’ bulmamızı istiyor. Böyle bir müşkül yoksa bile o müşkülü de kendi kendimize yaratmamızı dayatıyor.”
İlk kitapta değinilen “kaos” güzellemesine burada da yer veriliyor. Orada “sıfırıncı ayar” kaos hakkındaki satırlarda, “ne yaparsak yapalım, rutinden kaçınalım; kaosu hayatımıza davet edip, onu kullanmanın yollarını öğrenelim… Fazla programlı ve yeknesak bir yaşam, beden sistemimizle uzun vadede bozuşmamıza neden olabilir.” deniliyordu. Bu kitapta ise kaos, daha da derinleşiyor (!) “… zira her yenilik, her değişiklik, beklenmeyen her yeni gelişme zihinsel donanımımızı üst düzeyde kullanmamızı gerektiren, aynı zamanda enerji harcatan süreçleri tetikler…” (s. 27) “Beynimiz, ana vatanı olan kaos alanına girdiğinde genellikle farklı bir çalışma durumuna geçer. Daha önce aklımıza gelmeyen çözümler, gözümüzün önünde olup da göremediğimiz imkânlar, fark edemediğimiz bağlantılar bir anda görünür hale gelir. İşte bu hal, kaosun doğurgan ve yaratıcı tarafıdır.” (s. 32)
Kitapta dünyaya anlam verme yöntemleri olarak nitelenen inançların, biz insanlar için neden önemli olduğu, insanın benlik algısının oluşturduğu sınırlar, sınırlarını yıkabilen-aşabilen “sıradan” insanların özellikleri, hangi sınırların ne surette aşılacağı, insanın kendini nasıl dönüştürmesi gerektiği, bu konuda niyet, gayret ve cesaretin anahtar rolü, zorlanmayı bekleyen biyolojik, psikolojik, coğrafi, bilimsel ve başkaca sınırlar, gayet etraflıca okuyucuya sunulmuş durumda.
Sinan hocaya göre “sınırlarımızı zorlamak tabiatımızda var. Ancak bu tabiatı anlamaya çalışmak ve bu tip konularda biraz daha saygılı, biraz daha mütevazı bir bakış açısını benimseyebilmek, esas başarıdır. Fakat buradaki sınırımız, doymak bilmez deneme ve bilme arzumuza, kendi hayrımıza olacak bir gem vurabilme kararlılığı gösterebilme konusunda karşımıza dikiliverir. Bu konuda insan hemen her döneminde sıklıkla inatçı ve şımarık bir tavır sergilemekten geri durmamış gibidir. Dün Babil Kulesi’ni inşa edenlerle bugün ‘doğaya işkence ederek sırlarını çözmeye çalışanlar’ aslında aynı sınırın, aynı döngünün içine sıkışmış zihinleri paylaşırlar.” (s. 143)
Meraklıları için:
Yazarın şahsi web adresi (sinancanan.net) ve ayrıca (acikbeyin.com) adresi önemli.
“Sınırları Aşmak” hakkında yazarın TEDx konuşması için bkz.: bit.ly/3zgBFN9
İyi Okumalar!
Sinan Canan'ın 'İfa' serisi, insanın potansiyelini keşfetme ve sınırları zorlayarak gelişme ihtiyacını vurgulayan derinlikli bir yolculuktur. Bu kitaplar, insan psikolojisiyle biyolojisinin kesiştiği noktada, bireylerin kendini gerçekleştirme isteğini inceler ve Rogers'ın düşünceleriyle paralellik gösteriyor. Serinin son halkası olan 'İfa 3 – Sınırları Aşmak', insanın içinde bulunduğu sınırları tanımlarken, bu sınırlarla başa çıkma stratejileri ve çözümler sunuyor.
Kitap, insanın karşılaştığı çeşitli sınırları belirginleştirerek farklı bir bakış açısı sunuyor. Coğrafi sınırların geçmişte İbn-i Haldun'un "Coğrafya kaderdir" sözünden bugünkü koşullara nasıl evrildiğini tartışırken, insanın doğayla olan etkileşimini ve çevresel faktörlerin birey üzerindeki etkilerini irdelemeye açıyor. Dil sınırları konusunda, teknolojinin getirdiği kolaylıkların dilin önemini azalttığı yönündeki argümanı eleştirerek, farklı dillerin düşünce yapısına katkılarını ve bakış açısını zenginleştiren unsurları vurguluyor.
Alışkanlık sınırları ise kitabın odak noktalarından biridir. Beynin belirsizlik içindeki durumlarda en üretken olduğunu vurgulayarak, tekrar eden alışkanlıkların beynin esnekliğini azaltabileceği ve öğrenme süreçlerini etkileyebileceği fikrini öne sürüyor. Serinin temel amacı, farkında olunan veya olunmayan sınırları irdelemek, bu sınırları aşma stratejileri geliştirmek ve bireylere kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak çözümler sunmak.
Bu eser, insanın içinde bulunduğu sınırların esasen zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişimine olan etkilerini gözler önüne seriyor. İnsanın potansiyelini keşfetmesi, sınırlarını aşması ve kendi gelişimine katkıda bulunması adına rehberlik ediyor. Bireyin içinde bulunduğu koşulları daha geniş bir perspektiften değerlendirerek, sınırları aşmanın özgürleştirici etkilerini vurguluyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ve serinin son kitabı. İfa serisi insanım yaratılışı genetik kodları, yaşamaya çalışmak ile ilgili donanımı gibi harika bilgilerle dolu. okumaktan keyif aldığımı söyleyebilirim. her okura öneriyorum
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sinan Canan, dönemimizin en farklı bakış açısına sahip kıymetli bilim insanlarımızdan bir tanesi. İFA serisi bambaşka bir seviyede insanın kendini tanıyıp anlması ve hayatına uygulaması açısından baş yapıt eserlerden bir tanesi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sinan Hocamız gene beyin yakan bir kitabıyla karşımıza çıktı. Özellikle sınırlarla başa çıkma stratejileri ve çözümleri ile ilginç bakış açısı sunuyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eğer bu kitaba tesadüfen denk geldiyseniz Sinan CANAN 'ın prof.dr. Sinan CANAN olduğunu söylemek isterim. kitap kategorisinde popüler bilimde olan bu kitap en azından bir profesör yazdığı için daha değerli. Seri olan kitap tek olarak da alınıp okunabilir, yeter ki okuyalım.