Merhaba; Ayfer Tunç dostları veya adayları. Bu kitabın şimdilik 3 öyküsünü bitirdim ama dün başlamıştım ve bugün öğleden sonra tadını çıkara çıkara bitireceiğim. Daha kitabı bitirmeden yorum yazmaya başlamktan kendimi alamdım. Sayın tunç'un elime aldığım ilk kitabını okumadım, çünkü adı benimde komşularımıza söylediğim bir cümleydi:"bir maniniz yoksa Annnemler size gelecek" . Gerçeği gizlemeye gerek yok o zaman bana yabancı bilmediğim birşey deyip biraz dudak bükmüştüm doğrusu. Ama şimdi pişmanım. Çok özel bir yazarla karşı karşıyayız eminim. Hayatı hepimiz yaşyoruz ama yazar veya geniş anlamıyla sanatçı yaşanılan hayata başka bakıp içindeki görünmeyenleri ortaya çıkarıp düken insan değilş midir zaten? Ayfer Tunç, çok sıradan basit olayları öyle bir yaklaşım ve duyarlıkla yazıya döküyorki- içimizdeki benim gibi amatör yazarları- adeta kıskandırıyor. Güzünümüzde sinema ve edebiyatta olay tüketmeye alışmış okuru-seyirciyi duruma davet ediyor, orada size bazen bir sigara bazen bir çay yada kahve ikram ediyor. Yada derin bir soluk alıp düşünmeye ve hergün yaşadığımız bazaen 3 sayfa haberlerinde benzerlerini gördüğümüz olayların arkalarında neler olabileceğini gösteriyor. Birde günlük tutmanın bir yazar için bir ressamın desen defterine ne kadar benzediğinin mesajını veriyor. Eğer edebiyat öğretmeni olsaydım öğrencilerime okutur, sınıfta işlerdim ben Ayfer Tunç'u. Yazar karşılaştırmak hoşlandığım birşey değil ama örneğin bu kitabı alanlar şu yazarlarlada ilgilendiler diye bir bölüm olsa idi kitapyurdu sayfalarında, Elif Şafak'ın kitaplarıda orada yer alırdı sanırım, yada almalı. Son söz çok duygusal değil ,tatilde değil ama tekdüzeliğe boğulduğunz zamanlar da okuyun, hayatına getirdiği değişikliğe bakarak hak vereceksiniz. Ama zor kırılgan bir dönemde okursanız sanki daha da hüzne melankoliye gidersiniz gibi geliyor bana.