2Yorum
dergibiyim
12.03.2021
Yalın, dolambaçsız, yüzyılın kaotik dilinden uzak bir üslupla kaleme alınmış yirmi bir güzel öykü… Kurşuni, mürdüm, şeftali, gümüş, yeşil ve şeker pembesi renginde, boza, akide şekeri ve çağla tadındaki bu güzel seçkide insana dair farklı var olma hallerini izledim. Yaşam algımızdaki baskın olumsuzluğa direnerek iyimser finalleri çoğaltmayı tercih etmiş Emine Duman. Belki de bu yüzden daha tercih edilesi bir öykü kitabıydı benim için. İnsanın iyiyi ve güzeli de bilme, deneyimleme ihtiyacına cevap veren türden.
mitatduman
12.02.2021
21 hikaye ile bu toprakların insanı ele alınırken adeta sosyolojik bir topografya çıkarılmış. Yazarın geniş bakış açısı hassasiyete iğne ucu dokunuşlar ,sanki beni anlatıyor hissi veriyor. Öykülerin yaşanmışlıklara ayna tutması derin derin iç çekmelerle eserin çabucak okunmasını sağlıyor bitirmeden insan elinden bırakamıyor.