İnsan bir kitaptaki tüm karakterleri nasıl sevebilir bilmiyorum...
"Her şeye boşveren bir hıyar olmak istemişimdir ben hep. Ama eğer hıyarın teki değilsen, işte o zaman hıyarın tekiymişsin gibi bir duyguya kapılırsın, öyle ya, gerçek hıyarlar hiçbir şey duymazlar. Öyleyse kendini bir hıyar olarak görmek istemiyorsan hıyarın teki olacaksın, başka yolu yok bu işin."
Of ya, of. Seni öyle çok seviyorum ki Romain Gary. Bilemezsin ne kadar çok. Romain Gary halini ayrı, Emile Ajar halini ayrı seviyorum. Gary ile ilk tanışmamız bundan 20 sene evvel Emile Ajar mahlasıyla yazdığı Onca Yoksulluk Varken kitabıyla olmuştu. O kitabı okurken aldığım hazzı hiç unutamadım - edebiyatın içimde ve hayatımda edineceği yeri ilk kez o zaman sezinlemiştim, büyülenmiştim çünkü. Sonra çok Gary okudum, hepsini de çok sevdim ama uzun zaman sonra Onca Yoksulluk Varken'de aldığıma benzer bir lezzeti Kral Salomon'un Bunalımı'nda aldım. Gary, Ajar mahlasıyla yazdığında farklı yazıyor hakikaten. Bunu becerebilmek ne büyük yetenek.
85 yaşında, hayatının ve servetinin kalan kısmını iyilik etmeye adamış Salomon ile anlatıcımız taksi şoförü Jean'ın tanışmasıyla başlıyor öykü. Salomon'un savaş sırasında tanıdığı Matmazel Cora'nın da konuya dahil olmasıyla dallanıp budaklanıyor.
İnsan bir kitaptaki tüm karakterleri nasıl sevebilir bilmiyorum ama hepsini çok, çok sevdim. Kral Salomon müthiş birisi zaten; hayatla kurduğu bağ, ölüme karşı koyuşu, umudu, neşesi, alaycılığı. Matmazel Cora apayrı naif ve hoş, anlatıcımız Jean zaten. Jean sanki Onca Yoksulluk Varken'deki çocuğun büyümüş hali gibi ki bu verdiği his kendisine bayılmam için yeterli.
Gary hem her zamanki gibi çok komik (son 50 sayfayı baya sesli kahkahalarla okudum), hem dili muazzam lezzetli, hem de bu neşeli anlatısının içine hayata dair muazzam bilgelikler serpiştirmiş hep yaptığı gibi. Sevmeye, yaşlanmaya, iyiliğe dair öyle besleyici bir anlatı ki bu. Gerçekten hayret ediyorum, bu kadar umut dolu metinler yazabilmiş bir adam nasıl intihar eder, ne zaman Gary okusam aynı soru kafamda dönüp duruyor, çözemiyorum.
Neyse. Bayıldım sonuçta. Hem de nasıl bayılmak.
"İnsanların yüreği budala olmaz da nasıl olur, anlayamıyorum. Budala bir yüreğin yoksa, hiç yüreğin yok demektir."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Emile Ajar, asıl adıyla Romain Gary'den okuyacağım ilk kitap olacak. Çok merak ediyorum çünkü okuduğum diğer iki kitabı harikaydı. Eminim bu da öyledir. Tereddüt etmeden alabilirsiniz.