4Yorum
SALTY
01.12.2009
Ölürken çok korkunç bir ölüm sahnesiyle başlıyor. Sonrasında öldürülen şahısların hikayeleri anlatılmaya başlıyor. Yeryer güzel yeryer sıkıcı bir anlatımı var hikayenin. Joseph ile Celice 'nin hayatları üzerine kurulmuş bir kurgu. Kısa bir roman.
cokegokhan
Kitapkurdu
17.10.2009
Aşk, tutku ve cinsellik arasında öylece uzanan ölümün derinlerinde, diplerinde, ayrıntılarında dolaşan bir anlatı. Başınızı biraz daha aşağı eğip en bait olaylara bile dikkatle bakmanızı sağlayabilecek bir kitap.
rockNroll
04.07.2008
bir arkadaş tavsiyesi üzerine almıştım bu kitabı ve böylece jim crace'i tanımış oldum, ben kitabı çok beğendim, o zamanlarda okuduğum kitaplardan farklı bir tat vermişti. evli bir çiftin ölüm üzerine olan serüvenini anlatmakta. cümleleri de etkileyiciydi, klasik bi anlatım yok, olayın içine alıyor sizi.
Rıfat Kesriyeli
25.11.2004
Baştan itiraf edeyim, ben bu kitaptaki ömür boyu içimde kalabilecek duyguyu hissedemedim. Belkide başlarken çok şey bekledim yada anlamadım kitabı. Ama yıllardır yaptığım hatayı yaptım , kitabevi raflarına bakarken gözüme ilişti, arkasını okudum, bu kitapla karşılaşmam kaderimdir veya her işte bir hayır vardır dedim ve almaya karar verdim ama sonra biraz pişman oldum. Bence kitapta yazar ölüm öncesini ve sonrasını otopsi raporu gibi biraz daha fazla anlatmış olsaydı, hani Türkçe'deki "B.k yoluna gitmek" deyimi ki kitabın anafikrinin önemli bir kısmı budur, daha iyi çizilerek anlatmış olurdu gibi geldi bana. Ama kimse yoğurdum ekşi demiyor, hiçbir yayınevi de bastığı kitabın arkasına ilginç olmayan metinler yazmıyor. Kapılıp almamak gerek. Keşke bir yayıncılar birliği gibi merci olsa da bağımsız eleştiriler veya yorumlar kitap arkalarına yazılabilse diye düşünmeye başlamadım değil. Sonuç olarak yayıncının bu kitabın ömür boyu içinizde kalır dediği duygu keşke kitabın kahramanı ben olsaydım (tabi ölen değil) denen kitaplara daha özgü gibi geliyor. (Ben artık eleştirilerime bu cümleyi yazmaya karar verdim bu arada.) Kitapları kıyaslamak doğru değil biliyorum ama örneğin Parfümun Dansı (Tom Robbins) bu nitelemeyi daha çok hakediyor kesinlikle. Yani içinizde ölene kadar kalıp unutulmamayı veya keşke bu kitap gerçek olsaydı kahramanı da ben olsaydım dileğini...
Hesapta olmaya bir tatile gittiğinizde eve sahinbinin küçük bir yazlık kitaplığında elinize geçerse okunabilecek bir kitap, diyorum son olarak.