Ünlü romancı Halide Edip Adıvar'dan bugüne kalan en önemli kitabıdır. Yazarın bizzat katıldığı Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadıklarını anlatan bu kitap her Türk gencinin okuması gereken eserlerden birisidir. Kurtuluş Savaşı başlangıcında İstanbul'dan Anadolu'ya sevkiyatın en önemli merkezlerinden Özbekler tekkesi şeyhi Ataullah Efendi'den nice adsız kahramana kadar birçok şükran duyulası isim bu eser ile tarihe mal olmuştur. Kitabın beni en çok etkileyen kısmı Anadolu'daki Yunan işgalinin son noktası olan Ankara Polatlı yakınlarındaki Duatepe'nin Türkler tarafından alınarak Yunanlıların Türk yurdundan sürülmesinin başlangıç anlarını anlatan satırları oldu. Bir de Eskişehir'de uyduruk bir hastanede bir cerrah doktorun onlarca "yaralı" kol-bacağı kangren olmasınlar diye, bir günde kesmek zorunda kalışını o sırada zorunlu bir hemşire olarak tanık olarak yaşayan Halide Edip Adıvar'ın anlattığı satırlar tüylerimi diken diken etti. Yunanlıların Anadolu'yu terkederken yaptıkalrı mezalim hakkında efsane tarzı şeyler duyan ve bunları reddetmek isteyen aydın(!)rımız Halide Edip'in anılarını da yalanalayamazlar herhalde... Okuyun okutun; hatta mümkünse okullar -hiç değilse Ankara'dakiler- öğrencilerine bir Polatlı - Duatepe gezisi yaptırsınlar da gençlerimiz bu toprakların neler pahasına yeniden Türklük adına tapulandığı hakkında fikir sahibi olsunlar.