1933 gerçekten berbat bir yıldı çünkü ekonomik bunalım yıllarının en civcivlisiydi. Gangsterler içki kaçakçılığından parayı kırarken banka soygunları tam gaz sürüyordu. John Dillinger henüz öldürülmemişti, diğer gangsterler istedikleri gibi at koşturuyorlardı. Bir de ergenliğinin altın çağlarında bir genç, meşhur bir beyzbol oyuncusu olmak istiyordu. Ailesinin maddi durumu çok kötüydü, duvar ustası olan babası uzun süredir işsizdi, dindar annenin yapabileceği pek bir şey yoktu. Çocuk büyümenin sancılarıyla parasızlığın muhteşem karışımında bunalıyordu. Fante'nin diğer kitaplarındaki ortam. Uç uca ekleyebilirsiniz.
Bandini yok, Dominic Molise var bu kez. 1.60 boyunda, Kol olarak adlandırdığı koluyla paraya para demeyecek. İyi atıcı, kaç kişiyi oyun dışı bırakmış bir aslan parçası. Bunun dışında sosyal zekası umut vaat etse de pek gelişmemiş. Acayip işler yaparken buluyor kendini. Biyolojik duvarın farkında, babası ölene kadar bir şeyler yapabilir. Bu da ne garip ölçüdür, neyse.
Amerikan Rüyası'nı yerin dibine sokan babaanne pek eğlenceli. Oldschool İtalyan, ABD'ye uyum sağlayamamış bir göçmen. Oğluna, gelinine ve torununa sokuşturuveren bir ninemiz.
"'Nedir okuduğun benim bilge ve zeki torunum? Açlığa ve sokaklarda dolanan işsiz adamlara dair bir kitap mı? Babanın yedi aydır işsiz olduğuna dair bir kitap mı, yoksa altın Amerika'nın zengin vaatleri mi? Amerika, eşitlik ve kardeşlik ülkesi, veba gibi kokan harikulade Amerika.'" (s. 13)
Dsfd.
Ken ve Dorothy var, bizimkinin şapa oturmasına yol açan zengin çocuklar. Ken ve Dominic iyi arkadaşlar. Ken'in babası Dominic'e pek iyi bakmasa da sallamıyor pek, Dominic beyzbolcu olmak için kaçmaya karar verdiğinde babasının harç makinesini çalmaya karar verene dek. Ken kendi payına düşen parayı bulur ama Dominic babasının makinesini çalmakta bulur çözümü, üstelik taşıma için Ken'in babasının şirketine ait olan bir kamyoneti ödünç alana kadar. Babanın haberi yok tabii, öğrendiğinde Dominic'i iyi bir silkeler ve oğluyla görüşmesini yasaklar. Bu bir, ikincisi Dominic eve döndüğünde babasıyla yüzleşir. Adam beyzboldan para kazanılamayacağını söylese de oğlunun tutkusuna daha fazla direnemez, makinesini kendi satar. Kitap burada bitiyor, çocuk gitmekten vazgeçmişti ama babasının fedakarlığına şahit olunca gitmekten başka çaresinin olmadığını düşünür.
Dorothy olayı. Dominic kız için kafayı yer. Ali Desidero olayı, ne eksik ne fazla. Bizimki kızın kalçalarına sarılır, diz çöker bir yerde. Utançtan yerin dibine geçer ama yapacak başka bir şeyi yoktur. Çok duygusal bir genç. Ersin Karabulut'un köşesinde yazdığı aptallıkları hatırlıyorum, özdeşleştiriyorum biraz ikisini.
Fante işte, saf yaşam. Mis.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun süre elimde bulunan bir eser 4-5 sene önce okudum yeni yorumlayabiliyorum. Tek solukta okunabilecek kısa ve akıcı bir kitap.
Kabaca özetlemek gerekirse: Kendine göre ciddi hayalleri olan bir ergenin bu uğurda yaptığı doğrular, yanlışlar ve sonunda 1933 berbat bir yıldı denebilecek kadar olmasa da ciddi bir hüsrana uğraması. Usta bir şekilde anlatılmış güzel bir eser. Ağır, yorucu eserlere kısa bir ara vermek isteyenler için uygun bir kitap.
Son olarak benim açımdan 2021 yılının 1933 yılından daha berbat bir yıl olduğu fikrini değiştirmeyen bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beklentim çok daha fazlasıydı belki de ondan ama çok tatmin etmedi. Ama yorumlarda bahsi geçen naifliği net olarak hissettim. Hayatlarınızla bir paralellik yakaladığınız yerde içinize de dokunacak kesinlikle o ergenin ruh hali acıları sevinçleri.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çoğu sayfada istediğiniz tadı yakalayamadığınızı hissediyor gibi olsanızda, bunun geçici bir yanılsama olduğunu birkaç iyi cümleden sonra istediğiniz ahenkin ortaya çıktığını göreceksinizdir.
1929 yılında başlayıp da 1930' lar boyunca devam eden Büyük Buhran ismiyle anılan Amerikan ekonomik krizi döneminde duvar ustası ve bilardo tutkunu bir babanın oğlunun ağzından anlatılan bir hikaye söz konusu. Oldukça fakir bir aile; evine pek bağlı olmayan bir baba, kitap boyunca pek de yakından tanıma fırsatı bulamadığımız birkaç kardeş, evlendiği günden beri mutlu olmamasına rağmen ailesine sırtını hiç dönmeyen bir anne, huysuz bir babaanne ve bir de çok iyi bir beysbol atıcısı olma hayali kuran kahramanımız...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fante'yi seven çok sever. Sevmeyen ise hiç sevmez. arası yoktur. bense çok sevenlerdenim. Her kitabının yeri ayrıdır bende. Yer altı edebiyatından hoşlananlar Fante'yi de çok seveceklerdir.
Fante'nin yarım kalmış bir eseridir ama ona rağmen bi eksiklik hissettirmiyor sonunda.Gercekten Fante kendini belli ediyor uslubu ve akıcılığıyla... baba figürü hakkında kendinizi sorgulamanızı sağlayıp düşündürüyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yine harika bir Fante klasiği... Hayat Dolu´daki sevimlilik bu kitapta yerini duygusallığa bırakmış... Özellikle final çoğunuzun babasına daha farklı gözle bakmasını sağlayacaktır... Bu kitapla ilgili diyebileceğim son şey, MUTLAKA OKUYUN...