Yaşam dediğimiz, adeta yokuşu inmek ve çıkmaktır...
Kitap, “Kadın Hikâyeleri” alt başlığıyla sunulmuş ve kadın eli/gönlü değmiş öyküler olarak ilgimi çekti. Çeşitliliği genişletme amacıyla, okuma tercihlerim arasına kattığım kitaplardandı.
Anlatım dili, akıcılığı, anlaşılırlığı ve betimlemeler; yazarın edebi deneyimini hissettiriyor. Yazarın biyolojik yaşının çok üzerindeki; gözlem, tasvir ve aktarımları beni şaşırttı açıkçası. Okuduğu ve dinlediği öykülerle; sanatsal olgunluğunu geliştirmiş olmalı.
Evet, yaşam dediğimiz; ister başarılarla süslensin, ister çile ve ıstıraplarla yıpranmış olsun, bir yokuşu inmek veya çıkmak değil midir? Düz gittiğimiz süreç; toplamda çok az yer kaplayacaktır. Farklı farklı kurgusal kahramanlarla kaleme alınmış öyküler de bize, inişli-çıkışlı olan yaşam sürecimizde ne tür olaylarla karşılaşabileceğimizi aktarıyor.
Portakal yokuşunda; durup nefes alabileceğiniz, yeni dünyalar tanıyacağınız, hayatın ortasından, belki de sizden öykülerle karşılaşacaksınız. Yokuşları düze çevirmek bizim elimizde olmasa da yolu ulaşılabilir kıvama getirmek, bireysel tercihlerimizin katkısıyla mümkündür.
Edebi anlatımlarda; ifade sanatları olarak anı, öykü, roman ve denemeler bize anlama/anlatma yeteneği kazandırdığı gibi, psikolojik olgunluk ve doyum objesi de sunmaktadır.
İyi okumalar.