Gazap Üzümleri
Gazap Üzümleri

Kitapyurdu Fiyatı: 451,75TL

Ürüne Git
166Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
yeryüzünden kovulmuşların serüveni
Steinbeck, toprak işçilerinin arasında bulunmuş, onlarla zaman geçirmiş. Bu yüzden yaşadıkları zorlukları biliyor, onların gözünden görüyor her şeyi. Yüce bir anlatıyla baş başaymış duygusu uyanıyor okurda, bunun sebebini uzun süredir doğayla kaynaşık insanların kolay anlaşılmayacak sezgilerinin başarılı aktarımında, doğadan başka bir şey bilmedikleri için her şeyin yoluna gireceğine dair -kentliye göre cahilce, toprağı tanıyanlar için bilgece- sonsuz umudun kavranışında yatıyor. İncil'i ve Tevrat'ı mutlaka okumak lazım, Edip Cansever de böyle dermiş. İmge zenginliği ve her duygunun arketipi bu metinlerde mevcut, göçler de. Hikâyesini takip edeceğimiz ailenin parça parça dökülüp yine de dağılmaması, yolda olmanın zorunlu birleştiriciliğinden kaynaklanıyor. Kayıpları büyüktür; aileden kopmalar başlar. Ölümler, ayrılıklar araya girse de çekirdek korunur, hedeflerine varırlar ve kendilerine yabancı olan düzenin burayı da ele geçirdiğini görürler. Sıkıntıları biliyoruz, günümüzde de aynen devam ediyor. Üç otuz paraya çalışmak için ölü gibi yaşarlar, yerlerine kolaylıkla adam bulunabileceği için işi bırakıp gidemezler. Her şey tekelin elindedir; besin maddeleri, diğer ihtiyaçlar... Yaşam pahalı, aile bağları güçlü. Gitsin gidebildiği yere kadar. Ailenin hikâyesinin yanında sosyoekonomik bir portre de çizilir. Araba satıcıları, araçlar, mekanik gürültü, makineleşen dünya... Traktör şoförleri makineden çıkmış gibi gözüken sandviçlerden yer, çocukların lapaları yağda kızartılır, dünyayı çürüten mazot kokusu her yere siner. İnsanlar hayatta kalabilmek için diğerlerinin enerjisini çalacak hale gelmiştir, büyük buhranın ülkesinde yaşam mücadelesi, diğer insanların omzuna basarak verilir. Yeryüzünden kovulmuşların serüveni bu, her an bir benzeri yaşanıyor ve anlatılması gerek. Steinbeck, kutsal bir kitap yazarmış gibi yazmış. İlahi bir niteliği var kitabın, hoş.
busraou
Kitapkurdu
23.04.2022
Tarım yaptıkları toprakları kaybeden tarım işçisi köylü ailelerin iş bulma umuduyla büyük şehirlere doğru umutla çıktıkları yolculukta hayallerin ve gerçeklerin birbirinden ne kadar uzak olduğunu gösteriyor bu kitap. Ayrıştırılmanın ve dışlanmanın bu kadar içe ve ayrıntıya girdiğini görmenin üzücülüğüyle karşılaşıyorsunuz. Kapitalizmin insanî değerlerden uzaklaştırdığının, insanları şiddete, hayvanî arzulara, hırslara yönelttiğini net bir şekilde görüyoruz. Betimlemeler o kadar mükemmel ki Steinbeck'in kalemine hayran kaldım. İlgili olarak Karl Marx'tan Komünist Manifesto, Rousseau'dan Toplum Sözleşmesi'nin öncelikli olarak okunması bu kitabı okurken etkileniminizi artıracaktır.
Elif Gikan
Bilge
26.01.2025
Daha önce başlayıp yarıda bıraktığım, okuduktan sonra da etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu Gazap Üzümleri. 1930’larda Amerika’da yaşanan Büyük Buhranı anlamak için Joad ailesinin bu hüzünlü hikayesine şahit olmak yeterli. Sömürü, açlık, yoksulluk, sefalet ve çok daha fazlasını kitaptaki her bir karakterle derinlemesine hissetmek mümkün. Okuyucuyu kendi içine çeken ve karakterlerin arasında yaşamanızı sağlayan çarpıcı bir roman. Kitabın finalinde yaşananlar ise insanlığın ve ümidin hala bitmediğinin en büyük göstergesi.
OkurYazar_YazarOkur
Üstat
18.12.2024
"Niye daha önce okumadım" dedirten kitaplardan biri. Çok etkileyici. Germinal, İnce Memed ve Sefiller gibi, şartların ve düzenin emekleri sömürdüğü, insan onurunu hiçe saydığı, insanlığın ne demek olduğunu sorgulatan kitaplardan. Çiftlik sahibi bir ailenin önce topraklarını, sonra her şeylerini kaybedişimi okuyoruz. Yersiz yurtsuz kaldıkları, iş bulmak umuduyla oradan oraya göç edip durdukları, sefaletin dibini buldukları, sermayedarların göçmenlere "ucuz iş gücü" dışında suçlu muamelesi yaptıklarını ve zulmettiklerini, aile olarak sonuna kadar birbirlerine tutunmalarını .... ve daha nice sahneyi çok etkileyici aktarmış Steinbeck. Biliyoruz ki maalesef insanlık tarihinde farklı zaman ve mekanlarda bunların muadilleri yaşandı/ yaşanmakta. Konuşacak ve düşünecek çok şey var kitapta.
umit erdogan
Kitapkurdu
17.11.2025
"Bir roman okuyayım hem sürükleyici olsun hem bilgilendirici olsun, genel kültür hazneme katkısı olsun" böyle bir kitap arıyorsanız işte bu eser tam size göre. Büyük buhran aslında nasıl bir dönem idi, vahşi kapitalizm nasıl bir şey, sanayileşme ve makineleşmenin etkileri, burjuvazi ve isçi sınıfı ilişkisinin en çıplak hali, temel ihtiyaç seviyesinde insan ilişkileri. Lakin kitap çok acıklı arkadaşlar benden söylemesi. Düşünün ki 'canım kardeşim' i izliyorsunuz, ama 540 sayfa boyunca. Bazen 20 sayfadan fazla okuyamadım, sıkıldığım için değil artık gönlüm almadığı için. Steinbeck'in bu eseri amerikan edebiyatının başucu eseri bana göre, great gatsby yanında marvel comic kalır.
Kbb Kbr
Hezarfen
28.01.2025
Uzun zaman sonra okuduğum romandı fakat roman deyip geçmek yazara haksızlık, kitabın değerine hakaret olur. Günümüzde de yaşanan insanlık dramını "Joad" ailesi üzerinden müthiş bir betimleme ile anlatıyor. Dünün değil tüm zamanların kitabı. Yaşanan acılar insandan ve tarihten uzak değil. İnsanın insaniyetten uzak muamelede yine de insan kalabilmeye çalıştığı, ailelerin yok olduğu, cephede olmayan bir savaş ama ölümlerin ardı arkası kesilmediği, hastalık, açlık, varlığın içinde yokluk, ailelerin kopması, bencillik, yamyamlık, hak arayışı, grev, yığınlar, hırsızlıklar, afetler... Bu dram yani insanlık dramının başat faktörü; bu ayıp insanın bitmek tükenmeyen ihtiyaçları(!), arzuları ve bunları diğerlerini ezerek elde etmesi: kapital düzen.. Zihinde başlayan bu düzen II. Dünya Savaşı ve diğerlerinin müsebbibi. Kitap bitmiyor ama son cümlesi başta analar olmak üzere ve içinde insanlık kalanların vicdanı; belki umut belki de yokluğun sonu..
murat_tprkk
Kitapkurdu
29.12.2025
Steinbeck, dönemin sınıfsal farklarını, ekonomik sorunlarını, göçü ve adaletsizliği Joad ailesi üzerinden dile getiriyor. Toprak için, yaşamak için direnen bu insanların öyküsünü tematik olarak okuyor olsak da, perdenin görünmeyen kısmında asıl olarak yaşama tutunuşlarını ve birlik içinde gösterdikleri dayanma gücünü görüyoruz. Roman boyunca devam eden acılar ve zorluklar —bir nevi gazap— bireysel olmaktan çıkarak toplumsal bir acının temsiline dönüşürken, hayali kurulan üzüm bağlarının, aslında bir ailenin trajedisine işaret ettiğini kitabın adında dahi sezdirdiğini düşünüyorum. Bir insanın, hatta bir topluluğun hayalini kurduğu şey; ona ulaşma arzusu ve sonunda yaşadığı hayal kırıklıklarıyla birlikte okunmalıdır. Kitapta işlenen tema bana Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üstünde romanını hatırlattı nedense. Mekân değişse de kader değişmiyor: Ezilen, hor görülen, toprağından koparılan insan her yerde var olmaya devam ediyor. Ha Çukurova sıcağında, ha Oklahoma ayazında…
Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
30.05.2025
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck'in 1940 yılında Pulitzer Ödülü'ne layık görülen romanı Gazap Üzümleri, Joad ailesi üzerinden 1929 Büyük Dünya Buhranı'nı anlatmaktadır. ABD'den başlayarak o dönemde tüm dünyayı ekonomik anlamda çökerten bu olayı oldukça gerçekçi bir dille yansıtan Gazap Üzümleri için John Steinbeck'in en önemli romanıdır desem sanırım yanlış olmaz. Milyonlarca insanın göç etmek zorunda kaldığı, gıda fiyatlarında büyük bir düşüşün yaşandığı, sanayinin yüksek olduğu şehirlerde yoğun işsizlik görülen bu zaman diliminde Joad ailesinin zorlu göç yolculuğunu anlatmıştır John Steinbeck. İnsanların olması gerektiğinin çok altında bir ücretle karın tokluğuna çalışmak zorunda kaldıkları, verimli topraklarda yetişen portakalların, üzümlerin çürümeye bırakıldığı, domuzların boğazlanarak öldürüldüğü üzücü bir dönemi anlatır roman. Bundandır ki çok özel bir eserdir.
yusego
Kitapkurdu
08.03.2026
“O” nasıl bir sondu öyle! Bütün olaylar hayatın doğal ahengi içinde ağır ağır akarken, 539 sayfa boyunca sakin bir akışla okuduğum romanın son sayfasına geldiğimde karşıma çıkan o vedalaşma satırları beni darmadağın etti. Şimdi o satırlar; geceleri rüyalarımda, gündüzleri ise zihnimin karanlık dehlizlerinde bir yağlı boya tablo gibi duruyor. Sanki silinmeyen bir iz bıraktılar. Neden böylesiniz siz, büyük romancılar? Hangi duyguları yaşadınız, hangi yaraları taşıdınız da bize böyle derin acılar ve güzellikler okutuyorsunuz? Yine de iyi ki varsınız. Çünkü bazı cümleler insanın kalbinde yıllarca yankılanacak kadar güçlü oluyor.
Kerim BALABAN
Üstat
26.03.2026
Kitabın 347 sayfasında güneye gidip bir insanca yaşayacakları bir kamp buluyorlar. Acaba kuzeye gidip orada iş varmış. Oraya gitselerdi hayatları nasıl olurdu demeden edemiyor insan. Rose’nın kampta konuştuğu kadın kısmını okurken ruhum kötülükle doldu kendimi kötü hissettim. Aklıma hemen her yerde olaylara kötü gözle bakan insanlar olduğunu hatırlattı. Kitap çok güzeldi. Kitap boyunca çaresizlik ve olumsuz hava hiç eksik olmadı. İnsan talihsizliklerinin ne zaman döneceğini düşündürttü. “Para kazanacağız da ne olacak?” dedi. “Asıl iş, aileyi dağıtmamakta. Çevrede kurt dolaştığı zaman inekler nasıl birbirlerine sokulurlar. Hepimiz sağ olarak burada bulunduğumuz zaman gönlüm rahat. Ama ailemizin dağılmasına gönlüm razı olmuyor. (208 sayfa) “Ben de biliyorum. Tıraş makinesine de ihtiyacım yok. İnsan gözü önünde böyle dizi dizi mal görünce, ihtiyacı olsun olmasın, canı çekiyor.” (491 sayfa)
YsmnByk87
Üstat
03.05.2026
Gazap Üzümleri, bence sadece bir göç hikâyesi değil; insanın elinden evi, toprağı ve gururu alındığında nasıl ayakta kalmaya çalıştığını anlatan çok sarsıcı bir roman. John Steinbeck, Joad ailesi üzerinden Büyük Buhran ve Dust Bowl döneminin acılarını derin bir gerçeklikle yansıtır. Aile, umutla çıktığı yolculukta açlık, sömürü ve dışlanmayla karşılaşır; böylece mücadele sadece iş bulmak değil, insan yerine konmak hâline gelir. Romanın en güçlü yanı, tek bir ailenin hikâyesiyle binlerce insanın ortak acısını hissettirmesidir. Aynı zamanda “ben”den “biz”e geçişi göstererek dayanışmanın hayati önemini vurgular. Steinbeck’in sade ve sert dili sayesinde okur, yaşananları uzaktan izlemez; adeta hisseder. Bu yüzden eser, sadece bir dönem romanı değil, bugün de geçerliliğini koruyan güçlü bir insanlık anlatısıdır.
Sefa Nur  Erdoğan
Bilge
25.04.2026
1900 lerin başlarında Amerika' da kapitalizm ile ellerinden alınan topraklardan zorla ayrılıp yeni bir hayat kurmaya çalışan büyük bir aile ve her biri ne gibizorlu durumlar ile karşılaşıyor görüyoruz. Konusu hayatta kalma mücadelesi ve John steinbeck tarzı.. mükemmel ben beğendim.
meletsiz
Kitapkurdu
29.03.2026
John Steinbeck'in en tatnınmış eseri. Eserleri mükemmel. Bence en güzel eseri İnci'dir.
Hakan Özekin
Kitapkurdu
20.03.2026
Epik bir eser. Mutlaka okunmalı.
mdülger1502
Kitapkurdu
13.03.2026
Yoksulluğu ve sefaleti çok iyi betimlemiş Steinbeck.. O eski kamyonun içindeki Joad lardan biri oluyorsunuz okurken.. Yoksunluğun, açlığın insana neler yaptığını,yas tutmaya bile müsaade etmediğini görüyoruz..Bu insanların hayal ettikleri şeyin aslında temel ihtiyaçlar olması çok acı.Bu hikaye bir yerlerde yaşanmış, hala bir yerlerde yaşanmaya devam ediyor ve edecek..Kitabı kesinlikle tavsiye ederim..Bittiğinde ise yarım kalan hikayelerin nasıl sonlandığını bilmek istedim.. Sanki bitmemiş hissi uyandırdı..
Sevsels
Kaşif
09.03.2026
Joad ailesi ile birlikte umutlanıyor,heyecanlanıyor,üzülüyor ve acı çekiyorsunuz.Kitap hakkında söyleyeceğim bu kadar.
Metin ORHAN
Kaşif
09.03.2026
Keyif alarak okuduğum ve herkese tavsiye ettiğim güzel bir kitap.
Elbirce
Kitapkurdu
03.03.2026
Bir Steinbeck klasiği, okurken kendinizi Joad ailesinin bir bireyi gibi hissedeceksiniz.
Aslı Hicran Toplu
Kitapkurdu
28.02.2026
Uzun zamandır okumak istiyordum, akıcı ve güzel bir kitap
Rainy_Hardstone72
Kaşif
26.02.2026
STEİNBECK'TEN YİNE HARİKA BİR ROMAN!