4Yorum
sümeyra
Kitapkurdu
08.08.2017
biyografileri seven biri olarak okunmasını tavsiye ederim, dönemi 1. ağızdan dinleyebileceğimiz bir kitap, anlatımı gayet güzel
Altan Yuksel
Kitapkurdu
24.12.2009
Şah`ın iktidar dönemini ve devrildikten sonraki hayatını, sıkıntılarını akıcı bir dilde anlatıyor. Okunmasını öneririm.
mruozbek
08.10.2009
Devrimin mağdur tarafı olarak kaleme alınan eserde, yazar ağırlıklı olarak bu konuyu işlemiş. Bununla beraber Şah ile anışması ve diğer aile fertleri ile de bilgiler mevcut. Bir hükümdar ailesi devrilince hayatı nasıl devam eder diye merak edenler içinde güzel bir kaynak.
denizmavi
Kaşif
29.10.2008
İran bizi ülke olarak hep çok yakından ilgilendirdi. Hep İran olur muyuz korkusu zihinlere işlendi.
Farah Pehlevi, son İran şahının eşiydi. Anılarında kendilerine haksızlık yapıldığını anlatmaya çalışıyor doğal alarak ama, satır aralarında yatan cümleler iyi analiz edildiğinde, İran'ın nasıl adım adım kaosa süreklendiğini rahatlıkla görebiliriz. Petrol denizi üzerinde yüzen bir ülkenin perişanlığını, yoksulluğunu izleyebiliriz. Şah, İngiliz ve ABD yanlısıydı ama Şahın başbakanı Musaddık milleyetçiydi. Milliyetçi başbakanı, petrolü millileştirdikten kısa süre sonra öldü, ancak faturasını şah ödedi. Çünkü hem İngiltere hem de ABD ona sırt çevirdi ve İranın kaosa süreklenmesini destekledi. Şah ve ailesi ülkesinden kaçınca da ne eski dostu İngiltere ve ABD, ne de diğer ülkeler kendisine kapılarını açtı. Şah ve ailesi ülke ülke dolaşıp kendilerine kalacak bir yer aradılar.
En çok konuşulan konulardan biri de şahın serveti idi. ABD, şahın servetini İran'a iade sözü vermişti. Farah Pehlevi anılarında "iade edilecek bir servet yoktu" diyor. Sürgün sonrası hayatlarını nasıl finanse ettikleri konusunda da bir bilgi vermiyor.
Bence, İran'a ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir kitap.