Palmiyelerin Altında Stevenson
Palmiyelerin Altında Stevenson
15Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Çok iyi örülmüş bir küçük öykü...
"Bir gün adam, arzusunun yol açtıklarını, yaptığı kötü şeyleri ve kanlı izleri görüyor, ama inanmayı reddediyor. 'Tutkumun efendisiyim' diyor adam ve kapıyor gözlerini. Bu işler böyle devam ediyor, adam hala görmezden geliyor, ta ki bir sabah arzusunu düşlemediğini, arzusunun onu düşlediğini anlayana kadar." Kurmaca üzerine çok yazan Alberto Manguel'in nadir kurmacalarından biri Palmiyelerin Altında Stevenson, baş kahramanı da Define Adası, Dr. Jekyll ve Mr. Hyde gibi kitaplarıyla tanıdığımız, pek çoğumuzun çocukluğunda yolunun kesiştiği ünlü yazar Robert Louis Stevenson. Manguel bu minik novellada yazarın Batı Samoa Adaları'nda geçirdiği ömrünün son günlerini anlatıyor, daha doğrusu oradan bir kurmaca devşiriyor. Manguel'in daha önce okuduğum iki kurmacasından (Bütün İnsanlar Yalancıdır ve Uzak Bir Ülkeden Haber Geldi) daha farklı buradaki dili, sanki Stevenson'ın ağzından yazmış gibi, ona bir saygı duruşu şüphesiz, zaten Manguel'in Stevenson'ı çok sevdiğini ve çocukluğunda epeyce okuduğunu, denemelerinde bundan bahsettiği için biliyoruz. Kısacık bir roman bu ama tutkuya, bağnazlığa, ırkçılığa, şehvete, dine, inanca, yaratıcılığa ve iktidara dair bir dolu şey var içinde. Çok iyi örülmüş bir küçük öykü, üstelik okuru tasvire boğmadan da atmosferik olmayı başarıyor - tarif ettiği boğucu sıcakları tenimde hissettim resmen. Arzuların pekala başkaları tarafından ele geçirilip bir manipülatif araca dönüşebileceğini, bunun neticesinde de hem kontrol ettiğimizi sandığımız arzu tarafından, hem de o arzuyu yöneten / yönlendiren kişi tarafından her şeyimizle ele geçirilebileceğimizi, tuhaf, sihirli bir biçimde ve bir hayalet metaforuyla anlatıyor Manguel. İnsanlara duyduğu öfkeyi dinle perdelemeye çalışan ve kendi öfkesinin Tanrı'nın gazabı olarak sunmaya çalışan misyoner Baker karakteri özellikle çok tanıdık gelecektir pek çok kişiye. Vallahi sevdim. Manguel ne yazsa seviyorum gibi gerçi, çok da şaşırtıcı değil.
jonghyng
Kısa olan romanları seviyorum. Daha okumadım ama beğeneceğimi düşünüyorum.
üçbaş_karaman
Stevenson'ın son günleri orjinal bir kısa roman...
Hatc.
Kitapkurdu
Kısa ama içeriği zengin bir kitap.
dilek Ermeç
Kitapkurdu
İnce bir kitap çok olumlu yorumları vardı. Bi çırpıda okunur
Gizem Deniz
anlatımı biraz kopuk buldum ama tek oturuşta okunabilecek bir kitap
Zeyneb Şen
Kitapkurdu
Muhteşem eser; akıcı, akılcı ve bu kadar az sayfaya bir roman nasıl monte edilir çok özendim doğrusu. Okunmalı derim.
esperan
Harikulade bir eser, mutlaka okuyun ve okutun.
edebiiduruş
Kitapkurdu
Alberto Manguel edebiyatın ve eserlerin oluşumunu inceler
turan  tekintongaç
Çok yoğun etkileşimi olan bir kitap, anında sizi içine çekiyor.
keçicik
sadece son günleri değil inancı dinleri din adamlarını ve birçok şeyi bir insan bu kadar az sayfada nasıl bu kadar güzel anlatabilir dedirtiyor. Tavsiye edilir.
gzzdea
Kısa bir eser olmasına rağmen içeriği çok yoğun ve güzel bir eser
peri2330
Kitapkurdu
kısa ve öz bir kitap . Stevenson'un son yıllarını kapsayan zaman dilimi ve yaşadığı adada kişiler arası farklar sanattan yoksun az gelişmiş bir topluluk içinde olmanın bir yazarın bakış açısıyla anlatıldığı etkileyici bir eser.
KY-525146
Sanat ve yaşam üzerine düşünen bir roman...
manesov
Kitapkurdu
güne 45 sayfalık bir ara keyifle okunan bir kitap. tavsiye ediyorum.